Mutfak Güncesi-26
04/11/2011
Fatma Zeytincioğlu
Merhaba Sevgili Mutfak Güncesi Dostlarım,
Yeni bir güne başlamak çok güzel. Dilerim gününüz aydın, işleriniz yolunda, mutluluğunuz ve sağlığınız yerinde olur. Günaydın söylemesi ne güzel bir sözdür. Yeri gelmişken bir ata sözünü de araya koymalıyım. Bu ata sözü şöyledir; Sen kimseye günaydın deme herkes sana günaydın desin. Bunun anlamı şudur. Sen herkesten önce kalk işinin başında ol ki herkes gelip sana günaydın desin. Atalarımız bizlere ne kadar da yol gösterici olmuşlar ama bizler bunların ne kadarını almışız tartışılır tabii. Dün arkadaşlarla güzel bir konu üzerinde konuşuyorduk ve birden yazımda bu konuyu işlemeye karar verdim. Bu konu, görgü dediğimiz bir kuraldır. Buna günümüzde pek uyan kalmamıştır bunu fark ettim. Bunda aile terbiyesinin çok önemi olduğunu savundum ben.
Örneğin, sizin olmayan bir şeyi sizinmiş gibi sormadan almak ya da kullanmak. Bu görgü kuralları biraz da insanın insana olan saygısını ön plana çıkarır. Eğer bir insanın bir insana saygısı varsa bu görgü kuralları kendiliğinden uygulanır. Eğer yoksa bu kurallar ihlal edilir ve hiç hoş bir tablo çıkmaz karşımıza. Bu görgü kurallarından birkaç örnek vermek isterim.
1-Sabahleyin herkes birbirine günaydın demeli
2-Ev halkı mümkün olduğunca sofraya birlikte oturmalı.
3-Evde misafir varsa öncelik her konuda misafire verilmeli.
4-Eve gelen yiyecek ve içeceklerden herkes eşit şekilde yararlanmalı
Örneğin bazen evde gördüğümüz herhangi birşey emanet de olabilir. Sorulmadan bunlar alınır, yenir, içilir veya kullanılırsa bu mal sahibine karşı bir mahcubiyettir. Emanete de ihanettir.
6-Evde veya toplumda herkes söz sahibi olduğu gibi herkes sorumluluk sahibi de olmalı.
Sorumluluk dedim de birden aklıma bir ata sözü daha geldi, bunu da yazmadan geçemeyeceğim. "Herkes kapısının önünü süpürse sokak temiz olur."
Bunun üzerine bir de konumuzla alakalı olduğunu düşündüğüm bir hikaye paylaşayım sizlerle. Hani başlangıçta aile terbiyesi dedim ya bu hikayede çok iyi anlatılıyor.
Bir kadın çocuğu çok küçükken bir gün eve elinde bir yumurtayla gelmiş. Annesi bu yumurtayı nereden buldun demeden, alıp pişirip çocuğuna yedirmiş. Çocuk biraz büyümüş, başka bir gün elinde bir tavukla gelmiş. Anne yine nereden bulduğunu sormamış alıp tavuğu da kesip pişirmiş yemişler. Çocuk biraz daha büyümüş koyun getirmiş. Anne gene sormamış bunu nereden buldun diye. Çocuk biraz daha büyümüş inek getirmiş. Anne yine sormamış nereden buldun diye. Sonunda birgün çocuk banka soymuş ve yakalanmış. Çocuğa idam cezası verilmiş, çocuğun son isteği sorulmuş. Çocuk da annemi görmek isterim demiş. Annesini alıp getirmişler. Annesi ağlayıp döğünürmüş tabii. Beni istemişsin oğlum demiş. Oğlu da evet anne demiş, çıkar o güzel dilini öpeyim demiş. Annesi de dilini çıkartıp uzanmış. Oğlu annesinin dilini ısırıp kopartmış. Bunu neden yaptığını sormuşlar. Oğlu da benim bu gün darağacında olmamın sebebi anamın dilidir demiş. Eğer ben yumurtayla geldiğim gün bana bunu nereden bulduğumu sorsaydı ben de komşunun kümesinden aldığımı söyleseydim ve bana bunun hırsızlık olduğunu, bir suç olduğunu söyleyip beni doğru yola koysaydı ben bu gün idam sehpasında olmazdım demiş ve hakim bunun üzerine kadını suçlu bulmuş onu asmış. Çocuğu da dersini aldığı için affetmiş.
"Kıssadan hisse" deyip bugünkü yemek tarifine geçelim.
Bugün ben nohut yemeği yapacağım için sizlere de bu yemeğin tarifini yazmayı uygun buldum. Nohutu bilmeyen yoktur sanırım; ama nohut yörelere göre farklı kullanılıyor mesela bizde nohutun salçalı yemeği olur bir de humusu yapılır. Ayrıca baf kasabasının (yani benim doğduğum yerin) bayramlarda yapılan bir çöreği vardır; nohut mayasında yoğurdukları hamurun baharatlarla zenginleştirilerek ve isteğe bağlı olarak şekerde katılarak pişirilen çeşididir. Ben bu çöreğe doyamıyorum hele şimdi pek yapan da kalmadı unutuluyor desem yeridir.
Dört kişilik bir tencere nohut yemeği için;
4 bardak nohut
1 fincan sıvı yağ
1 orta boy kuru soğan
1 orta boy patates
1 çorba kaşığı domates/biber salçası
1 çorba kaşığı tuz
maydanoz
kararı kadar su eklenir
Yapılışı
Nohutlar geceden ıslatılır ve ertesi gün ayıklanarak pişirmeye hazır hale getirilir. Herkes ayıklanmış pişirmeyebilir, kabuklu yapıp öyle yemeyi seviyor olabilir, tercihe bağlıdır.
Ayıklanmış nohutlar bir sudan geçirilir. Bir tencereye bir fincan sıvı yağ konur ve bir orta boy soğan ince ince doğranarak tencerede soldurulur. Sonra ayıklanan ve yıkanan nohutlar tencereye eklenir. Nohutlat kavrulurken bir orta boy patates ince ince kıyılır ve tencereye eklenir. Daha sonra bir çorba kaşığı biber ya da domates salçası konur. Biraz daha böyle karıştırdıktan sonra tuz eklenir. Kararınca su eklenerek kaynamaya bırakılır. Nohut kaynayıp iyice piştikten sonra bir tutam maydanoz ince ince kıyılarak nohuta eklenir. Biraz daha pişirildikten sonra ocaktan indirilir. Yanına biraz pilav yaparak servis edebilirsiniz. Afiyet olsun














































































































































