Mutfak Güncesi- 12
27/05/2011
Fatma Zeytincioğlu
Merhaba Sevgili Mutfak Güncesi Dostlarım
Bugün işime ara verip bir kahve içeyim dedim ve kahvemi yudumlarken, aklımdan şunlar geçti. Çok eskilere dayanan bu kahve kültürünün hangi evrelerden geçtiğini düşündüm. En azından bizim Kıbrıs halkı olarak kahve alışkanlıklarımızı nasıl edindiğimizi. Önceleri gaz ocakları yokken insanlar kahve içmek için ya yanan odun ocaklarını kullanırlardı ya da islim yakmak zorunda kalırlardı. Kömürde çok yavaş pişen kahvenin tadına doyulmazdı.
Çok çeşit kahve de yoktu. Herkes mevcut olandan içerdi. Daha sonraları kahve pişirmek biraz kolaylaştı, mahalleli toplanıp boş vakitlerinde kahve içip fal bakarlardı ve bunu gün haline getirmişlerdi. Mahallede kaç kişi varsa sırayla her gün birinin evinde kahveler içilir, fallar bakılırdı.Tabii bunu gerçekleştirmek için insanlar erkenden kalkıp ev işlerini ve yemeklerini yapıp öyle otururlardı rahat edebilmek için.
Daha sonra kahve insanlarda tiryakilik yaptığı gibi çeşitlere de ayrıldı. Değişik isimler altında kahveler piyasaya çıktı. Her bölgeye hitap eden kahveler var. Örneğin Girne'nin Con Kahvesi, Lefkoşa'nın
Emektar Kahvesi, Mağusa'nın Oza Kahvesi. Ayrıca Özerlat ve Mehmet Efendi gibi ithal kahveler ve Güney Kıbrıs'ta çalışanların alıp getirdikleri rum kahvesi var. Herkes alıştığı kahveyi içer.Buraya kadar her şey normal ama çağın değişmesiyle bazı geleneklerimiz de değişiyor. Teknolojiden tutun da alışkanlıklarımıza kadar. Benim asıl değinmek istediğim konu bir misafirliğe gittiğinizde veya herhangi bir yerde kahve içmek istediğinizde kendi kahvenizi içmek istersiniz. Kahvecilikle uğraşan esnaf mecburen bütün çeşit kahvelerden bulundurmak zorundadır.
Gelen müşterinin kahve alışkanlığının ve ağız tadının alışık olduğu kahve çeşidini içmesini sağlamak için ama son zamanlarda evlerimizde de her çeşit kahve bulundurmak durumunda kalıyoruz.Gelen misafirlerimiz hangi kahveye alışıksa ondan ikram edebilmek için. Sanıyorum çok değil beş sene sonra insanlar çantasında kendi içtiği kahveyi değiştirmemek için gittiği yere misafirliğe götürmek gibi bir eğilime gidecek.Çünkü herkes aynı duyarlılığı gösterip tüm çeşitleri evinde bulunduramaz. Bulundursa bile o çeşidi içecek insan gelmezse o çeşit kahve bayatlayıp çöpe gider. Belki de Nescafe'yi yaptıkları gibi küçük poşetlerde bir fincanlık kahveler hazırlayıp piyasaya yaymaları gerekecek ki insanlar bu israftan kurtulsun. Neyse bu kadar kahve muhabbeti yeter. Zaten yazı bitene kadar benim canım yine kahve çekti.
Ben sizlere bugün yine Kıbrıs'a özgü bir tatlının tarifini vermek isterim. Yemek nerede diye sorarsanız, gelecek yazımda sizlere daha zahmetli bir yemek anlatacağım..
Bugünkü tatlımın adı, Paluze.
Paluze haruptan yapılan bir tatlıdır, ancak üzümden de yapılabiliyor.
Harubun diğer adı da(keçiboynuzudur). Harubun yetişme süresi çok uzundur.Önce çiçek açar ve çiçek döneminde çok yoğun bir koku yayar etrafa. Sonra haruplar görülür, küçük küçük yeşil renkte. Yeşil dönemi biraz uzun sürer büyüyüp olgunlaşana kadar.
Olgunlaşınca rengi siyaha dönüşür, içinde çekirdekler ve ballı kısımları olur. Hasat zamanı ağustos ayıdır. Ağustosta haruplar toplanır ve bir çekiçle kırılır.(Ezilir)
Ne kadar çok ezilirse o kadar iyi olur. Ezilen haruplar suya konulup iyice oğuşturulup balını bırakması sağlanır.
Bir gece suda bekletilir, ertesi gün sıkılarak sudan çıkarılır. Ezik haruplar atık olarak hayvan yemlerine katmak üzere yem sanayiine verilir, tabii çok olursa. Çıkarılan suyu süzülür ve bir bardakla ölçülür.
Ölçüler şöyle:
1 Bardak harup suyu
1 Çorba kaşığı un
1 Çorba kaşığı şeker
Yapılışı:
Bu ölçüler üzere bir tepsi yapılacaksa, bir tencereye altı bardak harup suyu, altı kaşık un, altı kaşık silme şekeri konup iyice karıştırılır. İyice karıştığından emin olunca ocağa koyup muhallebi kıvamına gelene kadar pişirilir. Sonra bir tepsiye veya küçük jelly tabaklarına döküp soğuması beklenir. Soğuduktan sonra buzdolabına koyup donması sağlanır. İster ev halkı yer, ister misafire ikram edersiniz.
Afiyet olsun.















































































































































