Mutfak Güncesi-5
23/03/2011
Fatma Zeytincioğlu
Merhabalar.
Bir başka yemek tarifimde daha birlikteyiz.
Keyifli birlikteliğimizde bu hafta sizlere önce sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.
Bugünkü konum olarak da bunu seçtim. Sevgi ve saygının önemini bilmeyen var mı?
Maalesef üzülerek söylüyorum ki günümüzde sevgi ve saygının önemini bilmeyenler bilenlerden daha çok. Benim gözlemlediğim kadarıyla sevgi ve saygı giderek yok oluyor.
Sevgi ve saygının yerini maddiyat, çıkar hesapları ve riyakârlıklar alıyor.
Bunlar ön plana çıktıkça sevgi ve saygı arka plana itiliyor.
Yaşantımızın her alanında örnekleri mevcuttur.
Öğretmen öğrenci, aile akraba, çocuk ebeveyn, işçi işveren, esnaf müşteri ilişkileri ve diğerleri.
Hâlbuki sevgi ve saygı olan her yerde huzur ve mutluluk, üretim ve kazanç, neşe ve eğlence, dostluk ve arkadaşlık hat safhalardadır.
Ben gene bir kıyaslama yapmak istiyorum.
Örneğin;
Eskiden insanlar her işlerini yardımlaşarak yaparlardı. Bunlar sevgi ve saygının göstergesiydi.
İmece usulü denilen usul de buydu. Kimin ne işi varsa, herkes kendi işi gibi bir ucundan tutardı, erkenden bitirilirdi ve neşe eğlence ortamı olurdu.
Düğünlerimiz de aynı şekilde olurdu. Köyümüzde bir düğün kurulduğunda düğün sahibi gelen misafirlerini yemekli, yatılı ağırlarlardı. Çünkü düğünler 8 gün sürerdi.
Gelen misafirler de özel arabaları olmadığından ya köy otobüsleri ya da yük hayvanlarıyla gelirlerdi. Buna rağmen gelirken de elleri kolları dolu gelirlerdi. Kimi koyun, kuzu; kimi buğday, bulgur; kimi patates, soğan; kimi de meyve bahçelerinden topladıkları meyveleri hediye getirirlerdi.
Düğün sahipleri de yemek yapıp yedirirlerdi gelen misafirlerine.
Ama yemekler de yine komşuların bir araya geldiği, şarkılar türküler hikâyeler eşliğinde eğlenceli bir ortamda yardımlaşarak yapılırdı.
Geleneksel düğün yemekleri vardı bunları şöyle sıralayabilirim
Fırında patates ile et kebabı, fırında kremalı makarna, kıymalı patates köftesi, asma yaprağıyla ince sarılmış kıymalı dolma, etle buğdaydan yapılan herse, mevsim salatası
Bunlar değişmeyen düğün menüsüydü.
Kazanlar, tepsiler, tencereler dolusu yapılırdı. Bu kadar kap kacak bir evde olmadığı için önceden köy halkından bu kap kacaklar toplanırdı, masa ve sandalyeler de ayni şekilde köy halkından toplanırdı. Köy meydanında kurulan bu sofralarda tek bir kişi unutulmadan herkesi yedirirlerdi. Ertesi gün de aynı yardımsever grup toplanıp kaplar yıkanırdı ve sahiplerine dağıtılırdı. Tabi ki masa ve sandalyeler de.
Düğünlerin tadına doyum olmazdı. Düğünler geleneklere uygun olarak tamamlanırdı. Takı takma ise yeni evlenen çiftler düzenlerini kurana kadar onlara destek olsun diye yapılan bir yardımdı. Herkes gücü kadar takı takardı, kimse kimseyi az taktı çok taktı diye eleştirmezdi, aileler de bu takılardan talep etmezlerdi tamamı yeni evlenen çiftlerindi..
Neyse biz çiftleri rahat bırakıp bugünkü yemek tarifimize geçelim. Bugünkü yemeğimiz geleneksel düğün yemeklerimizden biri olan patates ve kıymayla yapılan patates köftesi.
Her yaşta insanın severek yediği ancak kızartma olduğu için çok sık tercih edilmeyen bir lezzettir kıymalı patates köftesi. Ancak kararında tüketerek bu lezzetten mahrum kalmamış olursunuz.
Yemeğimizin tarifi şöyle
Önce malzeme:
4 büyük patates
200 gr kıyma
1 büyük kuru soğan
2 yumurta
1 tutam maydanoz
1 limon
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı k.biber
1 çeyrek ekmek içi(bayat)
Yapılışı: Önce patatesler soyulup yıkanır ve rendelenir
Patateslerin suyu sıkılır, büyükçe bir kabın içine alınır. Suyu bekletilir tortusu dibe oturunca suyu yüzeyinden süzülür. Dipte kalan tortusu da patates rendesine ilave edilir. Kıyma karışıma eklenir. Daha sonra soğan ve maydanoz ince doğranıp katılır. Tuz, k.biber ve yumurta katılır. Limonun suyu sıkılıp eklenir. Ekmek içi de katıldıktan sonra iyice karıştırılır ve bir tavada ısıtılan yağda avuç içinde şekillendirdiğimiz köfteler kavrulur. Yanına mevsim salatası yapılır tercihen yoğurt da olabilir
Afiyet olsun















































































































































