Mutfak Güncesi-21
27/08/2011
Fatma Zeytincioğlu
Merhaba Sevgili Mutfak Güncesi Dostlarım,
Ramazan ayının bu son günlerinde yine birlikteyiz. Ramazan ayının sonunda hepimizin bildiği gibi üç günlük bayram var. Ramazan ayının sonunda oruçlu insanlar bu ayın bitimiyle oruçlarının son bulmasının kutlaması olarak bayram yaparlar. Gerçi birçok olayın olduğu gibi bayram olayının da saptırıldığını gözlemliyorum. Şimdilerde ne bir heves ne bir heyecan kaldı bayramlara dair. Birçok insan bayramları tatil olarak görürken bazıları da gereksiz buluyorlar ve kaldırılmasını istiyorlar. Benim görüşüm ise ananelerimizi unutmamak ve göz ardı etmemek yönündedir.
Bizim çocukluğumuzun bayramları çok heyecanlı olurdu. Bayram öncesi insanlar yoğun bir hazırlık içerisine girerlerdi, bunun sonunda da çok yorulurlardı ve bu yorgunluğun sonunda bayramlardan zevk alırlardı. Büyüklerimiz alışveriş yapardı; bu alışverişler bayramlık giyimden tutun da şeker, çikolataya çöreğinden unundan tutun da baharatına, susamına tatlı yapmak için kadayıf ve benzeri birçok şey alınırdı. Fırınlar temizlenirdi, çalı çırpı toplanır hazırlanırdı, evlere bayram temizliği denilen kök temizliği yapılırdı. Arife günleri çörekler yapılır, arife suyunda bütün aile yıkanır paklanırdı. Geceleri kınalar yoğrulup kınalanırlardı. Çoklar birbirlerine kınalarını yarıştırırdı, benim kınam daha güzel oldu yok benim kınam daha güzel oldu diye…
Sonra bayram kıyafetleri sabah giyilmek üzere ütülenir ve yatakların başucuna konulurdu. Yine değinmeden edemeyeceğim bunlar hep yardımlaşarak olurdu. Bayram sabahı erkenden kalkılıp aile reisleri camiye giderler ve bayram namazında hazır bulunurlardı, evin diğer fertleri de giyinip kuşanıp caminin dağılmasını beklerlerdi. Evin reisi camiden gelince herkes birbiriyle bayramlaşır ve daha sonrada evden çıkıp yine aile büyükleri ile bayramlaşmaya giderlerdi çocuklar genellikle büyüklerinden bağımsız gezerlerdi, bayram harçlığı ya da şeker çikolata toplarlardı. Büyükler de gelen misafirlerine bir gün önceden bir hevesle hazırladıkları tatlılardan ikram ederlerdi. Tatlı talı bayramlar geçirirlerdi. Ben de şimdi sizlere bir tatlı tarifi yapmak isterim güne uygun olsun istedim. Bu tatlıyı ben hep yaparım. Ailecek severek tüketiriz.
Bu tatlımız ekmek kadayıfıdır. Yapılması çok kolay bir tatlıdır.
Malzemeler şöyle:
1 adet fırınlanmış kadayıf ekmeği (marketlerde bulunur)
Yarım kilo tuzsuz nor
1 bardak dövülmüş badem veya ceviz içi
1 fincan şeker
Bir çay kaşığı tarçın
1 bardak süt
Şerbet için:
5 bardak şeker
6 bardak su
Yapılışı:
Önce şeker ve su ölçülüp bir tencerede kaynatılır. İçine biraz çiçek suyu konulur. Daha sonra çukur bir kabın içine tuzsuz nor konulup bir çatalla biraz süt ilave edilerek ezilir. Bir fincan şekeri de koyup krema haline gelene kadar karıştırılır.
Kadayıf ekmeklerinden önce alta gelecek olan suyla ıslatılıp bir tepsiye düzgün bir biçimde konulur. Sonra karıştırılan nor üzerine düzgün bir biçimde yayılır, biraz tarçın serpiştirilip üzerine dövülmüş badem veya ceviz içi eklenir. İkinci parça ekmek kadayıfı yine ıslatılıp üzerine kapatılır. Önceden pişirilen ve hazırlanan şerbet bir kepçe yardımıyla yavaş yavaş tatlı üzerine gezdirilir.
Şerbetin tümünü kadayıfın üzerine gezdirdikten sonra bu şerbeti çekmesi ve biraz da soğuması beklenir. Buzdolabında muhafaza edilir. Bayramda gelen misafirlerinize afiyetle ikram edebilirsiniz. İyi bayramlar!














































































































































