HABER KIBRIS

ad

Bülent Dizdarlı Hindistan Yolculuğuna Devam Ediyor: AGRA

"Taj Mahal’in hikâyesi de kendisi kadar güzeldir"

ads
11/06/2019
HK

ads
Bülent Dizdarlı Hindistan Yolculuğuna Devam Ediyor: AGRA

Delhi de 2 gece kalıp gündüzleri şehiri gezdikten sonra otobüsle Agra’ya hareket ettik. Yol boyunca çok ilginç şeyler gördük. Bir kere otoyolda gitmemize rağmen karşınıza her an karşı şeritten bir başka araç çıkabiliyordu. Bu belki bizim için son derece korku verici bir durumdu ama şoförümüz için çok normaldi.  Bu durumda çok da sesimizi çıkaramıyorduk. Demek ki Hindistanlılar için Otoyol kavramı farklıydı. İşin ilginç yanı bütün bu keşmekeşe rağmen biz yol boyu tek kaza görmedik. Oysa aynı yolu Türkiye’de alsak mutlaka bir ya da iki kaza görürdük diye düşünmekten kendimizi alamıyorduk. Macera dolu 3 saatlik yolculuktan sonra Hindistan’ın Kültür başkenti sayılan Agra’ya ulaştık. Agra , eski Delhi’nin küçültülmüş şeklini andıran bir  kentti. Sokaklarına yine keşmekeş bir dünya hâkimdi.

Bu gün Uttar Pradesh eyaletinin başkenti olan Agra, ilk olarak Delhi sultanlığı tarafından 1504 yılında kurulmuş , daha sonra  1526 yılında gerçekleşen Panibat Savaşı ile Babür imparatorluğunun başkenti olmuş. U.N.E.S.C.O kültür mirası listesinde en başta yer alan , devrin hükümdarı  Şah Cihan’ın eşi Mümtaz Mahal’e  duyduğu sevdanın  nişanesi olarak yaptırılan TAJ MAHAL de bulunduğu bu şehire adeta hayat vermektedir. Her yıl milyonlarca insan tarafından ziyaret edilen bu anıt mezar bir yerde Dünya üzerinde, Agra’nın aşkın da başkenti olarak tescillenmesine neden olmuştur.

Taj Mahal’in hikâyesi de kendisi kadar güzeldir. Şah Cihan eşi Mümtaz Mahal vefat edince derin bir yeis içine girer ve ona verdiği sözü hatırlar. Sözü gereği ona öyle bir türbe yapacaktır ki, hem muhteşem bir eser olacak hem de sarayından baktığında onun yattığı yeri görebilecektir. Nitekim tam yirmi yıllık bir süreç başlar. Bu sürede inşaatta en pahalı mermerler malzemeler kullanılır. Bu yetmez işlemeleri için tonlarca altın ve elmas kullanılır. Şah Cihan bu işe ve aşkına verdiği söze o kadar çok kafayı takmıştır ki devlet işleri ile ilgilenmemeye başlar, sadece ve sadece Taj Mahal’in yapımıyla uğraşır. Tek derdi kıymetli eşine muhteşem bir mabet cami yapmaktır. Ne var ki bu muhteşem eserin ortaya çıkması için yapılan harcamalar devlet bütçesini sarsmaya başlar. Ancak bu durum Şah Cihan tarafından hiç dikkate alınmaz. Devletin diğer yetkilileri arasında huzursuzluk başlar. Ordu da kaynamalar olur. Sonuç olarak Şah Cihan, oğlu tarafından devrilmiş ve bir odaya hapsedilmiştir. (Agra Kalesindeki bu odanın pencerelerinden bakıldığında Taj Mahal bütün ihtişamı ile görülmektedir) İki yıl sonra vefat eden Şah Cihan çok sevgili karısının yanına defnedilmiş böylelikle tarihin en önemli aşk abidesinin tamamlanması  gerçekleşmiştir.

Agra Sarayı da Taj Mahal ile bir birlerini gören konumda kurulmuştur. Ben gezerken Taj Mahal’in Agra kalesi ile bir bütün olduğu gerçeğini fark ettim. Gerçekten gerek hikâyesi gerek konumları ile birinden birinin olmaması büyük eksiklik olacaktı. Agra Sarayı mimarisi ve haşmeti ile bir başka güzellik sergilemekte ve Taj Mahal kadar o da ziyaretçi kabul etmektedir. Babür imparatorluğu başkentini Delhi’ye taşıyana kadar bu kale veya saraydan idare edilmiştir. 
Müslümanların çoğunlukta olduğu bir şehirdir. Bu şehirde halıcılık ve mücevher işlemeciliği de gelişmiştir.
Agra’nın bir başka özelliği ise Hindistan’da İngilizlere karşı en ciddi direnişin burada yapılmış olmasıdır.
Agra gecelerinde ise “ Taj Mahal Show’u” izlemek olmazsa olmazdır.

 

JAIPUR YOLUNDA TERK EDİLMİŞ BİR BABÜR ŞEHİRİ : FATEHPUR SİKRİ

Agra’nın 40 km batısına gittiğimizde muhteşem bir yapıyla karşılaşıyoruz. Diğer yerlerde olduğu gibi yine kırmızı taştan yapılmış surları le Fatehpur Sikri bizi karşılıyor. Babür imparatorlarından Ekber Şah tarafından 1570 yılında inşası başlamış ve 12 yıl sürmüş. Şehrin yapımı tamamlanınca imparatorluk merkezi buraya taşınmış.  

Rivayete göre bir türlü oğlu olmayan ve bu duruma çok canı sıkılan  Ekber Şah, bir oğul sahibi olacağı öngörüsünü Sikri bölgesi topraklarında yaşayan bir ermişten aldığı   için başkentini buraya kurmuş. Ve yine rivayete göre oğlu Cihan Şah burada doğmuş.

Ancak önceden hesaplanmayan bir durum olmuş ve başkent ilan edilen bu şehirde yaşanan ve kronikleşen su sorunu , yaklaşık 4 yıl sonra şehrin terk edilmesine sebep olmuştur. Ne var ki şehir, 1586 da yaşamın terk etmesine rağmen günümüze kadar muhteşem şekilde korunmuş ve günümüzde “Hayalet Şehir  “ olarak anılmasına da vesile olmuştur.

Fatehpur Sikri, Ekber Şah’ın üç eşine ayrı ayrı yaptırdığı sarayları kadar ilahi dini ilan ettiği kent olmasıyla da tarihte önemli yeri olmuştur. “İlahi Din” , Hinduizm, İslam ve Hristiyanlığın sentezlenip karıştırılmasıyla bizzat Ekber Şah’ın alimlerine yazdırttığı bir dindir. Üç farklı dine ait üç karısının dinlerinden etkilenip ortak bir din yaratmaya kalkmışsa da kendinden sonra gelen oğlu Cihan Şah’dan destek görmediğinden devamlılığı gelmemiştir. Ne var ki etkileri devam etmiş ve rivayete göre bu üç din bu günkü Hindistan Bayrağı üzerinde dahi üç farklı renk olarak temsil ediliyormuş…

Doğrusu  dünya üzerinde, insanoğlunun sadece 4 yıl yaşam sürdürdüğü ama bu yıllara da bu kadar çok olayı sığdırabilen başka bir şehir var mı bilemem ama Fatehpur Sikri sırf bu sebepten bile görülmeye değer bir yer olduğunu rahatlıkla söyleye bilirim…

BİRİNCİ BÖLÜMÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN: HİNDİSTAN

Yarın : Jaipur, Varanasi

11/06/2019 11:39

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Bülent Dizdarlı, hindistan, taj mahal, agra
MANŞETLER

HK TATİL

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.