Mutfak Güncesi- 38
28/04/2012
Fatma Zeytincioğlu
Sevgili Mutfak Güncesi Dostlarım,
Yoğun geçecek bir cumartesi sabahı yine birlikteyiz. "Bugün tatil! Ne yoğunluğu?" demeyin.
Öyle güzel bir tatili, yani cumartesini tatil olarak geçirmeyi öyle özledim ki.
Sabahleyin uyanıp da yataktan kalkmadan şöyle yarım saat filan yatak keyfi yapmayı. Sonra kalkıp güzel bir kahvaltı hazırlayıp, yemeyi. Çok çeşide gerek yok, Allah ne verdiyse. Mesela yumurta haşlanmış rafadan olacak, mesela margarin sürülmüş gabira, dilimlenmiş bir domates, bir salatalık, birkaç tane zeytin siyah ya da yeşil (çakıstes), birkaç dilim hellim ya da peynir, taze nor da olabilir, biraz arı balı ya da reçel de olur. Yanında da bitki çayı olacak; nane, adaçayı ya da tarçın.
Ailenin bütün fertleriyle birlikte yapılacak bu kahvaltı, aceleye getirilmeyecek. Üzerine de balkonda bir keyif kahvesi içilecek.
Cumartesini; "özlediğim aktiviteleri gerçekleştirmek" yönünde sohbetler yapıp tamamen özgür değerlendirmek isterdim. "Öğlen ve akşam ne pişireceğim?" diye düşünmeden. Öğlen mesela yine evde ne varsa, kolay hazırlanan aperatiflerle geçiştirmek. Mesela güzel bir mevsim salatası. Akşama da yine bir çorba, bir makarna; hem hazırlaması kolay hem hazmı kolay bir yemek seçmek. Bundan da keyif alarak yemeli ki; "Bir cumartesini keyifli geçirdim, tatil yaptım!" diyeyim.
Ben bunları unutalı çok oldu. Sabah uyandığımda, sabah keyfi yapayım desem birikmiş işler aklıma geliyor, kalkmak zorunda hissediyorum. Kahvaltıda saydıklarım, Allah'a şükür evde hepsi bulunur, hazırlamak da bir şey değil ama kahvaltıya aile fertleriyle birlikte oturmayalı çok oldu. Biri aceleci davranıyor öteki lakayıt, bir diğeri uyumak istiyor gene her günkünden farksız ve de tatsız bir kahvaltı oluyor. Daha sabah olmadan öğlen ve akşam ne yemek yapılacak düşünülüyor. Planladığım hiçbir şeyi yapamıyorum sanki gizli bir el beni yönetmek, istediğimden farklı yönlere çekmek istiyor. Bazen kendi adıma planlar yapıyorum ama bir bakıyorum ki o planladığım hiçbir şeyi yapamıyorum, onun yerine aklımda olmayan ne varsa onları yapmışım. Bu da benim özlediğim tatil gününün yakınından bile geçmiyor.
Sevgili Mutfak Güncesi Dostlarım, bugün en azından yazdıklarımın ilk bölümünü sizin sayenizde gerçekleştirdim. Yazımı yazarken yatak keyfi de yapmış oldum. Bundan sonrasının nasıl bir gün olacağı hakkında hiç bir fikrim yok. Hayırlısı Allah'tan deyip bugün ne pişireceğim bölümüne geçelim. Bugün bol domatesli bulgur pilavına ne dersiniz? Bence güzel olur.
Malzemeler şöyle:
2 bardak kalın öğütülmüş bulgur
4 bardak su
4 orta boy domates
1 büyük baş kuru soğan
1/2 çorba kaşığı tuz
1/2 fincan sıvı yağ
isteğe bağlı 1 çay kaşığı karabiber
Yapılışı:
Orta boy bir tencerede yağ ısıtılır. İnce doğranmış soğanlar soldurulur. Üzerine küp küp doğranmış domatesler eklenir onlar da soldurulur. Sonra bulgur da eklenir birkaç kez karıştırdıktan sonra 4 bardak su ilave edilerek pişmeye bırakılır pişerken tuz ve karabiber de eklenir. Suyunu çeken pilav servis edilmeye hazırdır.
AFİYET OLSUN.














































































































































