Advertisement

Advertisement

En hakiki Kıbrıslı Türkler

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
29/06/2012


Cem Kar Cem Kar


Bazı çevrelerin sonradan “Kıbrıslı Türk” dediği aslen “Türkiyeli” olarak nitelendirdiği biriyim...
Bazı çevreler tarafından istenmeyen “Türkiyeli” biriyim...
Bazı çevrelerinse “sen artık Kıbrıslı Türk oldun” dediği biriyim...
Memleketim İzmit’te ise “Kıbrıslı” olarak çağırılıyorum...
Bazen “gazeteci”, bazen “Türkiyeli gazeteci” olarak hakkımda haber yazılıyor...
Yurt dışı ziyaretlerimdeyse “Kıbrıslı gazeteci” olarak hakkımda haber yazılıyor...
(Burada hakkımda ki haber ve yazılarda geldiğim ülkeyi mesleğimin önüne koyulması bana ne kadar onur veriyorsa, yurt dışında hakkımda “Kıbrıslı gazeteci” denmesi aynı onuru bana yaşatıyor...)

Benim açımdan sorun yok... Zaten gurbette yaşayan kişilerin kaderidir bu... Ayrıca bu durum bu ülkeye özgün bir durum değildir... Örneğin amcam Almanya’da yaşadığı zamanlarda ona mahallemizde “Alman Yakup” derlerdi... Yani gurbette yaşayan kişiler her yerde yabancıdır. Kendi memleketinizde artık yabancı olmuşsunuzdur, yaşadığınız yerde zaten yabancısınızdır... Zor bir durum olsa da bu muameleyi gören kişiler için kurtarıcı nokta kendilerine yaptıkları “karnının doyduğu yer memlekettir” telkinidir... Benim içinde öyle, yıllardır bu ülkede yaşıyor ve çalışıyorum, bu ülkede doğan bir evladım var ve benim için söylenenler ne olursa olsun bana göre burası da doğduğum yer de artık benim ve oğlumun memleketi...

Benim için durum böyle ve fakat Brüksel’de eyleme katılanlar için durum nasıl şimdi onu merak ediyorum...

Neden mi?

Bildiğiniz gibi bir grup Kıbrıslı Türk önceki gün Brüksel’e giderek “hayalet” eylemi yaptılar. Eylemin şekli ve söylemleri oldukça etkili ve zekiceydi diye düşünüyorum. Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportlarıyla katılımın olması her ne kadar, çelişkili ve garip gibi gözükse de eylemin hedefine ulaştığını ve ses getirdiğini söyleyebiliriz.

Ancak asıl garip olan, dün bazı sendikaların yaptığı açıklamalardı sanırım. Zira dün KTÖS, KTOEÖS, BES, KTAMS, Tıp-İş, Basın-Sen, Çağ-Sen, DAÜ-BİRSEN, KOOP-SEN ve Güç Sen temsilcileri 11.00’de Meclis önüne gelerek açıklamalarda bulundular. KTOEÖS Başkanı Gökçebel katılım şeklini gerekçe göstererek, Brüksel’de eylem yapanların Kıbrıslı Türkleri temsil etmediklerini söyledi... Çok ilginç...

Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportunu almak için “gerçek Kıbrıslı Türk” olma şartını ortaya koyan Rumlara göre, “gerçek Kıbrıslı Türk” olan ve pasaport alanlar, görünen o ki kendilerini “en hakiki Kıbrıslı Türk” olarak gören bazı sendikalara göre “gerçek Kıbrıslı Türk” değil ve temsil hakkı yok... Yani Rumlara göre Kıbrıslı Türk olanlar, sendikalara göre Kıbrıslı Türk değiller...

Bu durumda, sendikalara göre artık “yabancı” olan eylemcilere tavsiyem benim gibi yapsınlar ve “karnının doyduğu yer memleketindir” diyerek yollarına devam etsinler...

Bu arada sendikaların dikkat çektiği, protesto yapan öğrencilere karşı polis tarafından uygulanan şiddete karşı olduğumu belirtmeliyim... Polislerimiz Brüksel polisini örnek almalı...

Ve fakat sormadan da edemiyorum, devlet eliyle Brüksel’de yapılan protestoyu eleştiren sendikalar, yıllarca devlet eliyle dava açan, devlet eliyle dünyanın her yerinde eylem yapan Rumlar için bugüne kadar hiç eylem yaptılar mı? Pankart açtılar mı?

Ve/veya devlet eliyle eylem yapan Kıbrıslı Rumlar için, Rum sendikalar bugüne kadar onların Kıbrıs Rumları temsil etmediğine yönelik, Rum meclisi önünde pankart açtılar mı?

Söz konusu olan olayların içinde gariplik ve çelişki aramaksa, arayanın kendi eyleminde gariplik ve çelişkiyi dikkate alması gerekir...

Görünen o ki Brüksel’e gidenler ve gidenleri eleştirenler gariplik ve çelişkiyi göz ardı etmişler...


YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Cem Kar

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.