Let’s do it ‘again, again, again…’
27/09/2014
Cem Kar
Ne kadar güzeldi şu ‘Let’s do it” etkinliği…
Siyasetçilerimiz birbiriyle yarışıyor, ülkenin dört bir tarafında temizlik yapılıyordu.
Sivil toplum örgütlerimiz, gönüllülerimiz, siyasetçilerimiz topyekün temizliğe girişmiştik.
Hatta ‘ben daha çok temizledim’ yarışı almış başını gitmiş, ellerde eldivenler ve büyük poşetlerle memleketi temizleyen sorumlu siyasetçilerimiz boy boy poz veriyordu medyamıza.
Her kare ‘bakın biz temizlik de yapabiliyoruz” demekteydi.
Etkinliğin sonucunda tonlarca çöp toplanmış ve aslında ne kadar pis olduğumuz da ortaya çıkmıştı. Ama işin bu kısmına pek kafa yormamıştık.
“Evet, pisiz ama temizleyebiliyoruz” diyor, kendimizle, nedense övünüyorduk.
Orhan Veli’nin dediği gibi “içimizde bir iş yapmanın saadeti” ile mutlu olmuştuk.
Artık memleketimiz temizdi ve onu biz temizlemiştik.
‘Let’s do it’ etkinliği belki de yıllardır yapmadığımız bir şeyi bize yaptırmış, bireysellikten çıkıp toplumsal olarak bir ‘şey’ yapmıştık.
Belki de bu nedenledir yerel seçimlerdeki bağımsız adayların başarısı…
Bunun yorumunu siyaset bilimcilere ve sosyologlara bırakıyorum.
Biz pisliğimize dönelim…
Evet, ‘Let’s do it’ etkinliğini başarıyla yaptık ve ortaya koyduk ki temizlik yapabiliyoruz ama kabul etmeliyiz ki biz çevremizi kirletme konusunda da oldukça başarılıyız.
‘Let’s do it’ etkinliğinin üzerinden üç ay geçti…
Memlekette ise pislik aldı başını gitti.
Dolayısıyla bize maalesef bir ‘Let’s do it’ yetmez.
- ''Baba bizde McDonald’s neden yok?''
- En güzel bahane kimin?
- En güzel bahane kimin?
- Şu göç meselesi
- Aranızda lider/kahraman olmak isteyen var mı?
- Aranızda lider/kahraman olmak isteyen var mı?
- Ülkeni sevmek demek...
- “1964’ün ilk güneşi doğuyor. 1964’ün ilk sabahı…”
- ‘1964’ün ilk güneşi doğuyor. 1964’ün ilk sabahı…’
- ''Türkiyeliler geldi böyle oldu''
- TÜM YAZILARI için tıklayınız

















































































































































