Halkın Hakkına sahip çıkılmalı
27/01/2012
Orhan Aydeniz
Hükümet ile ilgili sendikanın anlaşması üzerine, vatandaşların elektrik bunalımından kurtulması memnuniyet vericidir.
Ancak, demokratik hukuk devletinde, kimse başkasına zarar verme hakkına sahip değildir.Hiç bir kişi, kuruluş ve siyasetçi de, yasa dışı eylemleri teşvik edemez ve destekleyemez. Aksi halde onlar da suça iştirak etmiş sayılır ve haklarında yasal işlem yapılır.Ayrıca hükümetler, yasaları uygulamak, kamu yararını korumak için de, gerekli düzenlemeleri yapmak ve önlemleri almakla yükümlüdür.
Grev yapmayı yasal hak kabul edenler, Bakanlar Kurulunun grevi yasaklama hakkını da tanımak zorundadır. Yoksa kimse ‘ben grev yapma hakkıma sahip çıkarım.Fakat hükümete grev yasaklama hakkı veren mevzuatı tanımam’ diyemez.
Bu nedenle,ülkemizde artık halkın rahat ve huzur içinde yaşayabilmesi için, öncelikle herkes yasalara saygılı olmalı.Keyfilik, ahbap çavuşluk, kabadayılık zihniyeti terk edilmeli.
Ülkemizi karanlığa boğan ve dış dünyadan koparan, yaşamı felç eden eylemler geride kalmıştır.Ancak, olay burada kapanmamıştır ve kapatılması da mümkün değildir.Manen ve maddeten zarara uğratılanların, hakkı mutlaka aranmalı ve tazmin edilmeli.
Hükümet, mağdur olanların haklarına sahip çıkmak ve yasalara aykırı hareket edenler ile yasaların çiğnenmesine, fiilen arka çıkanlar hakkında, yasal işlem yapmakla yükümlüdür.
Yaşanan son üzücü olaylar, iyi değerlendirilmeli, yasalara aykırı tutum ve davranışlar, geçiştirilip unutturulmamalı. Yoksa herkesin yaptığının yanına kar kalması durumunda, olumsuz davranışlar cesaretlendirilecek, ülkemiz sıkıntılardan kurtulamayacak ve felakete sürüklenecek.
Her şeyden önce hükümet kamu yararının korunması ve ülkenin sık sık grevlerle bunaltılmaması için, acilen sivil toplum örgütlerinin kuruluş, çalışma ve faaliyetlerini düzenleyen yeni bir yasa çıkarmalı.Yeni yasal düzenlemede özellikle, STÖ’ yöneticilerinin kuruluş tüzüklerinde belirtilen faaliyetler dışında hareket etmemesi ve grev kararının, özel genel kurulda üye sayısının bir fazlası ile alınabilmesi hükme bağlanmalı.
Öte yandan, grevin bakanlar Kurulu kararı ile kaldırılması ve bu kararın ilgili sendikaya bildirilmesinden sonra, eylemin sürdürülmesi, yasaların çiğnenmesi demektir.Bu nedenle eyleme katılmasını sağlayan ilgili sendika yöneticileri, eyleme katılan elektrik kurumu çalışanları,eylemi fiilen destekleyen siyasi parti başkanları ve diğer örgütler de yasanın çiğnenmesine iştirak etmiş sayılmalı. Haklarında yasal işlem yapılmalı.
Dünyanın hiçbir ülkesinde ‘çalışmama hakkımı kullanıyorum’ diyerek görevinden ayrılanlar, bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi eski işlerine dönemez.İzin almadan görevinden ayrılan, üstelik uyarılara rağmen görevi başına dönmeyenler hakkında da, mutlaka disiplin soruşturması başlatılır ve mevzuata göre işlem yapılır.
Demokratik hukuk devletinde,yasalara uymak ve yasaları uygulamak zorunludur.Bu nedenle, hükümetin, yasaları çiğneyenler hakkında, işlem yapılmasını önleme hakkı yoktur.
Elektrik ve iletişim kesintileri ile halka işkence eden tüm ilgili taraflara, halkımızın sahipsiz olmadığı, kimsenin yaptığının yanına kar kalmayacağı ve yasaları çiğneyen herkesin işlediği suçun cezasını vermek zorunda olduğu gösterilmeli.
Bu konuda ülkemizde bir ilke imza atan, tüm ilgililere yol gösteren ve herkesin artık hakkına sahip çıkması gerektiğini ortaya koyan, öncülük eden Av. Kürşat bey’in sendika aleyhine dava açması, takdir edilmesi gereken örnek bir davranıştır.
Fakat STÖ’i de halkımızın haklarına sahip çıkmalı. Özellikle Barolar Birliği, tüketiciler Birliği, Hasta haklarını koruma derneği, Esnaf ve sanatkarlar örgütü,otelciler gibi halkın belirli kesimlerini temsil eden örgütlerin de harekete geçmesi, vatandaşlara sahip çıkması ve mağduriyetlerinin manen ve maddeten giderilmesi için dava dosyalaması gerekir.
Bunun yanında, savaş halinde bile sağlık kuruluşlarına zarar verilmemesine karşın, hastanenin elektrik ve iletişim bağlantısını kesen ve kestirenlerden de hesap sorulmalı.
Hele elektrik dağıtım şebekesini sabote edenlerin, yaptığı yanına kalmamalı, mutlaka herkese örnek olacak şekilde cezalandırılmalı.
Kimseden hesap sorulmaması ve hiçbir şey olmamış gibi hareket edilmesi durumunda, hükümet ve devletin saygınlığı yaralanacak, bundan sonra da daha yıkıcı eylemlerin sergilenmesi cesaretlendirilmiş olacak.Ülkemiz felakete sürüklenecek.
- Adım adım Girit senaryosunun uygulanmasına çalışılıyor
- ‘Şimdi birleşelim’
- Kalkınabilmek için yabancı yatırımlara muhtacız
- Gurbetteki Türklere acilen sahip çıkmalıyız
- Umursamaz yönetim anlayışından vazgeçilmeli
- Kıbrıs sorununun çözümünde anahtar Türkiye’dir
- Orman yangını felaketi ile karşılaşmadan önlem alınmalı
- Yan yana yaşamak, her iki halkın yararınadır
- Barış istismar edilmemesi gereken ulvi bir değerdir
- Hak arama eylemlerinde vatandaşlar mağdur edilmemeli
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































