KÖTÜ, İYİ VE GÜZEL
02/12/2015
Bülent Dizdarlı
Bu hafta başlıktan da anlayacağınız üzere sizlere son zamanlarda hayatımızda gelişen, kötü, iyi ve güzel olarak sıfatladığım üç olaydan bahsedeceğim:
KÖTÜ : TERÖR ARTIK YAŞAMIN İÇİNDE…
Dünya’da artık hiçbir yer güvenli değil. Orta- Doğu’nun en karışık şehrinde de olsanız, Avrupa’nın en popüler başkentlerinde de yaşasanız artık güvende değilsiniz.
Artık ne Londra’nın Trafalgar Meydanında, ne Paris’in Şanzelize’sinde ne de Roma’nın İspanyol Merdivenlerinde huzur vardır. Her yer tedirgin her yer korku içindedir.
Terör denilen hastalık amacına ulaşmış, sosyal hayatı doğrudan etkilemeye başlamıştır. İnsanlar bir otobüste trende uçakta toplu seyahat ederken, bir pazarda alış veriş yaparken, bir konserde eğlenmeye çalışırken, hemen yanındaki kişiye şüphe ile bakmaya başlamıştır.
Batılı devletlerin insanları, kendi hükümetleri tarafından yaratılan ancak yıllarca kendilerinden uzak coğrafyalarda yaşanan terörist eylemleri daha yakından yaşamanın verdiği hezeyanı tatmışlardır.
Kısacası dünya globalleşmenin kapsamına “terör korkusunu” da almıştır.
Bir kısım insanlar bu yazılanların teröristlerin olmasını istediği şey olduğunu söyleyecektir. Doğrudur. Ne yazık ki teröristler amaçlarına ulaşmışlardır. Zaten bunu onaylayacak yaşanmışlıklar da ortadadır. Başlamasına dakikalar kala iptal edilen futbol maçları, bomba ihbarı üzerine rotası değiştirilip en yakın hava alanına indirilen uçaklar, bu tezi destekleyen en yakın örneklerdir.
Mutsuz bir yola girilmiş, yeni bir dünya düzenine geçilmiştir. Geri dönüş mümkün müdür? Bunu şimdi bilmek olası değildir. Her şeyi planlayıp sonrada ipin ucunu kaçıranların yetisine bağlıdır olay. Bekleyip göreceğiz.
İYİ : TANTİ’NİN HAMAMI KURTULACAK MI?
Benim sosyal medya üzerinden kurduğum “Tanti'nin Hamamı Kurtaralım” Grubu'nun başlattığı ve Tango Siempre Dans ve Sosyal Aktivite Derneği'nin farkındalık projesiyle kamuoyunun gündemine giren tarihi hamam yıllar sonra temizlendi. Temizliğin yapılmasını üstlenen Turizm Bakanlığı Hamamın çevresinin tellenmesi yönünde de çalışma başlatacağını da duyurdu. Gelen turistlerin tarihin dokusunu daha iyi hissedebilmesi için oturma birimlerinin yerleştirilmesi de planlanıyormuş.
Açıkçası orayı restore edilmiş, belki hamam olarak değil ama halk yararına bir merkez olarak kullanılır hâlde görmeden ben rahat etmeyeceğim..
Bu bağlamda Turizm Bakanına ve Tangosiempre Dans ve Sosyal Aktivite Derneği'ne buradan teşekkürlerimi iletmeyi borç sayıyorum. Ve bir özel teşekkürde bu projenin baş mimarı Oya Kutsal’a. O olmasa bu gün elde ettiğimiz sonuçlara hâlâ çok uzak kalacaktık. Bu nedenle yazımın bu kısmını onun deyişiyle kapatmak istiyorum: “Bir sembol olarak başlayan Tanti'nin Hamamı çalışmasının tüm tarihi eserlerimizi karanlık kaderlerinden kurtarmasını diliyoruz.”
GÜZEL : YENİ KİTAPLAR
Bu hafta sizlere iki yeni kitabı tavsiye edeceğim. Kıbrıs Türk yazım literatürüne yeni eklemen bu kitaplardan birincisi Sevgili Bedia Balses’in “Sızıntı” adlı şiir kitabıdır. Khora yayını olarak çıkan kitap, Bedia Balses’in de ilk kitabı olarak dikkati çekmektedir. Kapak tasarımını Ümit İnatçı’nın yaptığı kitap, duygu ve düşünce belleğini harekete geçiren, ülkemizin ve dünyanın sosyo-politik gündeminden çağrışımlar yapan şiirler içermekte. Şairin “Ön Sorular” adını verdiği önsöz “İnsanlığın sancılarını, sızılarını duyumsayarak şiire tutunmayı seçerek; şiire sızmak. Şiirden sızmak. Yaşama varlığını sızdırmak… Sızıntı ile merhaba…” sözleri ile başlıyor.
Mağusalı şiir severlere hatırlatmakta ayrıca fayda var, kitabın tanıtımı 9 Aralık gecesi saat 19.00’da Khora’nın Mağusa surlar içinde “Buğday Cami’de” gerçekleşecektir.
İkinci kitabımız ise Dr. Erdoğan Mirata’nın “ Şaka gibi… hatıralar, hatırlatmalar” adlı kitabıdır. Sayın Mirata, Uzun yıllar diş hekimliği yapmış bir kişi olarak., 1930’lu yıllardan itibaren tanıklık ettiği toplumsal yaşam içindeki olayları, özel yaşamı ve mesleğine ilişkin anılarını, rol üstlendiği birçok sivil toplum örgütünün etkinliklerini anlatıyor. Benim kanaatim ise, Dr. Erdoğan Mirata kendi yayını olarak çıkardığı kitabının aslında bir dönem kitabı olarak birçok yapıta kaynak olabileceği yönündedir.
Bu kitabın tanıtımının da 4 Aralık Cuma günü saat 16.00 da Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği “MED CLUB” da yapılacağını duyurayım. Burada düzenlenecek olan etkinliğe İsmail Bozkurt, Harid Fedai ve Ahmet Tolgay konuşmacı olarak katılacağını da ek bilgi olarak vereyim.
Kitap ve edebiyat meraklılarının ilgisinin her iki etkinliğe de yoğun olmasını diliyorum…
TANTİ'NİN HAMAMI
VE ŞİİR…
Bu Hafta köşemizde Duayen Ozanımız Rahmetli Fikret Demirağ’ı anıyoruz :
Aşk İrisi Gözlerinin Posteri
Her sabah acemi başlarım, yeniden
acıya ve Aşk'a, Hayat'a ve şiire
her sabah yeni baştan, acemi;
daha bu dünyada söylenecek şarkım çok,
daha acemidir yüreğim, ölüm, dur geri.
Ben ne zaman bir şarkıya başlasam
süsler yüreğimi sevgilimin gözleri.
Süsler acımın bulutdelen duvarlarını
sevgilimin Aşk irisi gözlerinin posteri,
ki beni de bekler savunulacak Hayat'ın
ve kavganın 'ateş altındaki' siperleri;
daha istemem assınlar ölümün duvarına
yüzünden yeryüzü selleri geçen resmimi,
Hayat'ı severken asmasınlar kimseninkini.
Sevgilim, önümüze ardımıza düşürmeye başladı
'karanlık', mermilerini.
Ne zaman bir güzellik sayfası yazmaya dursam,
umutlu bir Aşk'ı, Hayat'ın şiirini,
bir çıkarın 'mitralyöz'ü durdu ateşe,
ama silemedi bendeki Hayat'ın iyi sesini,
bendeki Aşk irisi gözlerinin posterini.
ANLAYAMADIKLARIM
Bilmem kaçıncı kez “Göç Yasası’na” karşı uyarı grevi yapma hazırlığı içinde olan sendikaları anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Yahu ne uyarısı? Ya adam gibi genel grevi oturtun ya da bu söylemden vazgeçin.
















































































































































