Kötülük
25/01/2012
Bülent Dizdarlı
Greenn tree’imiş… Memlekette kimin umurunda… Kıbrıs sorunuymuş, kimin derdi Allah aşkına. Hele de elektrisizlik parasızlık daha da ötesi , kötülük varken…
Asgari Kötülük:
Benzin her gün zamlanır. Yanında Mazot ta ,lamba suyu da tabii.
Dolar yükselir. Avro ve Sterlin’in de ondan kalır yanı yok.
Araba ruhsatlarına, elektriğe, harçlara pullara hükümetçe oturtulan zamlarda işin ekstrası…
Para ve enerji kaynaklarının maliyet artışı ,doğal olarak genel tüketim maddelerine de yansıyor.
Yani işin Türkçesi, yaşam daha da pahalı oluyor.Olay o kadar aleni ki, bunu tespit etmek için hesap uzmanı olmak da gerekmiyor. Gel gör ki, ilk okul çocuklarının bile fark ettiği olayı, başta hükümet olmak üzere hiçbir yetkili göremiyor. Görmek istemiyor.
Asgari ücret artırılmıyor. Emekçinin emeğinin değeri tüm bu saydığım zamlara karşın artırılmıyor.
Asgari ücret tespit komisyonu diye bir komisyon var. Suç da bunlara kalıyor. Oysa komisyon masum. Adı geçen komisyon , hükümet işçi ve işveren temsilcilerinden oluşuyor. Doğal olarak tartışmalar sırasında işveren artış olmamasını savunuyor. İşçi ise alabileceğinin azamisini istiyor. Kısacası Hükümet denge unsuru ve karar verici pozisyonda oluyor.
Petrola, gaza , harca zammı kim yapıyor ? Asgari Ücret Tespit Komisyonu mu? Tabii ki hayır. Zamlar hükümet kararı ile uygulanıyor. Peki ama aynı hükümet komisyonda neden bu zamları yaptığını asgari ücreti belirlerken göz ardı ediyor? İşverenin oyuna katılıp “sıfır artış” nasıl diyebiliyor ?
Buna hak hukuk deniyor. Kusura bakmasınlar ama ben diyemiyorum. İsim bulmaya çalışıyorum bu işe… Ve sonunda aklıma tek şey geliyor… Bunun tek adı var maalesef : Kötülük…
Enerjisel Kötülük:
Perşembe elektrik kesildi.Hastaneden çıktım muayeneme gittim. .Orada da elektrik yoktu. Elektrik olmadı mı orada durmamın anlamı yoktu. Kapattım,çektim eve gittim.
Akşam donduk ailece. Güya son teknoloji ısıtma ile döşemiştik evimizi ama elektrik olmayınca kaç para ? Şansa bak ki yılın da en soğuk gününe rast geldi. İşin iyi tarafından baktım. Vesile oldu erkenden yattık. Dinlendik.
Ertesi gün işe gitmek için arabaya bindim. Her zamanki gibi radyoyu açıp basın özetlerini dinlemeye başladım. Vay dinlemez olaydım. Vatandaş sendikaya tepkiliymiş. Esnaf “benim ne günahım var” diyormuş. Öğrenciler “tam da sınav zamanı bu yapılır mı?” diye serzenişte bulunuyormuş.
Bazı Medya kuruluşları bu söylemleri uydurmadıysa “ Bardon” yani. Koyun can derdinde ,kasap yağ derdinde diye ben buna derim.
Yahu adamlar üç ay içinde işsiz kalacaklar. Evlerine para çocuklarına aş götüremeyecekler. Onlar bu duruma geldiğinde bugün sendikayı suçlayan vatandaşlar ne yapacak? Büyük bir ihtimalle özelleştirilmiş elektriğin çalıştırdığı televizyondan “Fatmagül’ün suçu ne?” dizisini izler olacaklar.
EL-SEN doğru yaptı. Hele hele yakın zamanda yaşanmış KTHY örneği varken sinip kalması aymazlık olurdu. Grev yapılacaksa tabi ki toplum rahatsızlık duyacaktır. Ancak bunun sorumluluğu çalışana yıkılamaz. Hele de bu çalışan bunu daha fazla hak ve daha fazla para için yapmamışsa. Adamlar bas bas bağırırken, “bu grev aç kalmamak işsiz kalmamak içindir, toplumsal değerleri korumak içindir” derken , eğer vatandaş kulaklarını tıkıyorsa , hala daha sendikayı sendikacıyı suçluyorsa memleket zaten bitmiştir. Halkın bu eyleme gereken desteği vermemesinin tek adı vardır: Enerjisel kötülük.
Bu arada diğer sendikalar 30 Ocak’tan itibaren genel grev ve eylemler koyarak destek vereceklerini açıkladılar. Bunu da ihtiyatla karşılıyor ve “İnşallah bu destek geç kalmış bir destek olmaz” diyorum .
ANLAYAMADIKLARIM
Bir Kıbrıslırum ile bir Kıbrıslıtürk bir güzel anlaşıp, maskelerini takmışlar silahlarını kuşanmışlar, silahlı soygun gerçekleştirmişler . Hiç anlayamıyorum. Biz Kıbrıs’lılar neden iyiliğimize olacak konularda değil de sadece kötülükte anlaşıyoruz. Gerçekten anlamıyorum.
HAFTANIN FIKRASI:
Çiftliğin ambarı, bir elektrik kontağı sonunda yanıp kül olmuştu. Çiftçinin eşi, hemen ertesi gün sigorta şirketini aradı. "Ambarım tamamen yandı. 50 bin dolara sigortalıydı. Bu parayı banka hesabıma yatırın, lütfen.."
"O iş öyle olmaz hanımefendi" dedi, sigortacı.. "Bir uzman çiftliğinize gelir. Yanan ambarınızın değerini belirler, bize bildirir. Biz de size o değerde yeni bir ambar yapar, veririz.."
Uzun bir sessizlikten sonra kadın cevap verdi..
"Eğer sistem böyle işliyorsa, o zaman kocamın hayat sigortasını iptal edin lütfen.."















































































































































