TRAFİK KAOSUNDA BİR SORUN: KİRALIK ARABALARIN MUAYENE VE RUHSATLARI
16/03/2016
Bülent Dizdarlı
Trafik, kendini unutmamıza fırsat vermeden ezeli sorunlarımızdan biri olmayı sürdürüyor. Özellikle trafik kazaları ve bu şekilde kaybettiğimiz insan sayısının giderek artması hepimizi derinden üzüyor. Bunca zamandır söz konusu kazaların sebeplerine ve önlenmesine dair uzmanlarca birçok rapor hazırlanmış ve paylaşılmıştır. Maalesef tıpkı diğer sorunlarımızda olduğu gibi trafik konusunda da ilgililer, gerek hareketlenmelerini kısıtlayan hantal bürokrasiye takılmalarından, gerekse iradelerini tam anlamıyla ortaya koyamamalarından çözüm sağlayamamaktadırlar.

En basit trafik kuralı olan araçların ruhsatlandırılması ve sigortalanması konusunda dahi sıkıntı yaşandığını, araçların yüzde elliye yakın oranda bu işlemi yapmadan trafikte dolaştığını, yakın zamanda ilgililerin açıklamış olması olayın vahamet boyutunu ortaya koymaktadır.
Hele hele bu ara en çok mercek altına alınan Kiralık araçlarda bu oranın çok daha yüksek olduğunu bilmek iyice rahatsızlık vericidir. İsmi lazım değil, geçenlerde araba kiralama şirketi olan bir arkadaşımla bu konuyu konuştum. Konuşma sırasında bu dost bana, otuz tane kiralık arabası olduğunu hiçbirinin muayene ve yol ruhsat belgesinin olmadığını söyledi. Kendisini tanırım. sorumluluktan kaçacak, aymazlık yapacak bir tip değildir. Bu nedenle itirafını garipsedim. Garipseyince de sorgulamayı derinleştirme ihtiyacı duydum.
Kendisine “Sen bu vergi işlerinden kaçacak adam değilsin. Neden yükümlülüklerini yerine getirmedin?” diye sordum. Acı acı gülümsedi. “ Getirmedim değil. Getiremedim. Getirmem de mümkün değil” dedi. Ben bir o kadar daha şaşırdım. “Neden?” diye sormama gerek kalmadan o anlatmaya başladı:
“Bak doktorum, etraf coğrafyada savaş, tüm dünya da ekonomik kriz derken, bize de bir yansıması oldu. Memlekete gelen kaliteli, araba kiralayıp gezen turist sayısı azaldı. Eski işler yok artık. Hâl böyle olunca sayısı çok olan benzer işletmeler, fiyatı düşürdüler. Kârdan vazgeçtiler günü kurtarmaya çalıştılar. Şimdi sen bana bununla ruhsatın ne alakası var diyeceksin? Kazanmıyoruz ki ödeyelim. Devlette hiç yardımcı olmuyor” diye yakınmaya başladı.
Kiralık araba işletmecisi arkadaşım kendisinden ayrıca, otuz araba için yılda otuz bin liraya yakın parayı bir defada ödemesinin istendiğini, oysa bu parayı bir defada ödemesinin mümkün olmadığını söyledi. Çok az araba kiralama işletmesinin böyle miktarlarda parayı tek bir defada ödemesinin mümkün olacağını da ekledi.
Benim huyumdur. Şikâyet edene çareyi de sorarım…
Ona da sordum. Cevabı kısa ve netti. “Taksitlendirme” dedi. “ Benim bir yıl içinde otuz bin lira mı ödemem gerek? Bunu yıl içinde aylara bölerek ödemem yönünde kolaylığını sağlasalar, hem devlet parasını almış olur hem de ben vergi mükellefiyetimi yerine getirmiş olurdum”
Aklıma yattı aslında. Hele hele bu uygulamanın geçmiş dönemlerde yapıldığını söyleyince, şimdiki yetkililerin kulağına kar suyu kaçıralım dedim. Bu işletmecinin sorun karşısındaki önerisi dikkate alınacak gibiyse, en azından trafik kaosunu yaratan problemlerden biri ortadan kaldırılabilir diye düşündüm.
Büyük problemlerin içine dalıp çıkamamanın verdiği moral motivasyon bozukluğu, küçük sorunların pratik çözümleri ile giderilebilir. Unutmamak lazım ki ayrıntılar önemlidir…
Bizden iletmesi…
ANLAYAMADIKLARIM
Kaymakam Hanım, ikaz etmiş. Beş resmi yazı yazmış. Her yazısında adeta yalvarmış. “Burada tehlike var, gelin düzeltin” demiş. Ama kimse aldırmamış. Sonra da olanlar olmuş. Yok. Ben bunu mümkünü yok anlayamam…
















































































































































