Advertisement

Advertisement

Başkentte yaşamanın ayrıcalığı ve bedeli

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
27/07/2016


Bülent Dizdarlı Bülent Dizdarlı


Nasıl bir şehirde yaşamak isterdiniz?

Güvenli, yolları çukursuz asfalt, trafiği akışkan, çocukların oyunlarını rahatlıkla oynayacağı, erişkinlerin güzel vakit geçirebilecekleri park alanları olan, çeşmelerinden akan suyun içilebildiği, sokaklarda lokantalarda satıla bilen her şeyin yenilebildiği bir şehirde mi?

Yoksa…

Yolları yapılmamış çukur dolu, yeşil alansız, suyunun duş yaptığınızda başınızı yaracak kadar sert olduğu, lokantalarında yemek yedikten sonra hastaneye taşındığınız bir kentte mi yaşamak isterdiniz?

Zeka seviyesi standart hatta standartın biraz altında olan bir kişi dahi bu sorular karşısında anında ilk sırada sunulan tercihi seçer. Seçer seçmesine de iş bedel ödemeye geldi mi nedense yan çizer.

Oysa artık tüm dünyada özellikle bazı şehirlerde yaşamak bir ayrıcalık olmaktadır. Bu şehirlerin yöneticileri, yukarıda bahsettiğim ilk seçenekteki olguları temel olarak çoktan sağlamış, üstüne tiyatro konser salonları, spor alanları, alış veriş merkezleri yaparak, gerçekten de o kentleri içinde yaşamanın o kişiye ayrıcalık duygusu verdiği yerlere dönüştürmeyi başarmışlardır. Emin olun bu dönüşüm o kentleri idare edenler kadar, oralarda yaşayanların bu ayrıcalığı hissetmesi ile de doğru orantılıdır. Ve aynı orantı o yerlerde yaşayan insanların yaşadıkları ayrıcalığın bedelini ödemeleri ile artar.

Bu kentlerde yaşamın pahalı olması da bundandır. Artık dünya da verilen hizmetin bedeli hizmeti alandan karşılanmaktadır. Ve ne kadar iyi hizmet alıyorsanız o kadar yüksek bedel ödemek durumundasınız. Ha siz buna karşı mısınız? Gider başka bir yerde yaşarsınız ve ödemeyi orada daha az yaparsınız.

Tüm bunları dün LefkoşA’yı gezerken yazdım. Yollar kötü. Ortalık yer yer pis. Belediye çalışanlarının gayretine rağmen kirlilik önlenememiş.

İflasın eşiğinden döndüğü söylenen belediyenin gelirleri yeni yatırımlar yapmaya engel. Ancak maaş ve bir miktar borç ödeyebiliyor.

Gelirler yetersiz olunca başkent hizmet sunamıyor. Sunamayınca ayrıcalıklı kent olma şansını kaçırıyor. Bu sıcaklarda akmayan trafik içinde insanlar çıldırıyor. Elde olan birkaç bakımsız parka kimse çocuklarını bırakamıyor. Kısacası bu şehir şehir olmaktan çıkıyor.

Oysa gidin bakın Yiğitler Burcundaki tellerden bir adım öteye…

Tellerin iki tarafı arasındaki asır farkı sizi irkiltmeden nedenini düşünün. Bir tarafta ayrıcalığın bedelini ödeyen insanların yaşadığını fark edin. Diğer tarafta ise tam tersi bedel ödemeden öylesine yaşayanlar bizler.

Baktıkça hayıflanıyor insan…

Aynı konforda yaşamak istiyorsak, bunun bir bedeli ödemeliyiz. Şimdi suyun ödemeliyiz. Yarın yolun, parkın. Bu şehri bir tiyatro salonu dahi olmama utancından acil kurtarmalıyız.

Evet Ödemeliyiz . Ödemeliyiz ama ödediğimizin nasıl kullanıldığının da hesabını sormalıyız. Bizi yönetenlerden o şehirde yaşarken ayrıcalıklı kentlerde yaşadığımızı hissettirilmesini istemeliyiz.

Yollar düz asfaltlanmış, çukurlardan arındırılmalı.

Trafik akıcı olmalı

Araç park yerleri düzenlenmiş olmalı

Gece şehir bol ışıklandırılmalı

Bol içilebilir kalitede suyu olmalı

Tezgahlarında satılan her yiyeceğin temiz ve zehirsiz olduğunun garantisi olmalı.

Şehir her yönden güvenli olmalı

Çocukların oynayacağı büyüklerin vakit geçirecekleri parkları olmalı

Ve en önemlisi başkent pırıl pırıl tertemiz olmalı.

Bir kültür sanat sarayı en azından tiyatro salonu olmalı.

Bütün bunlara karşın tabii ki başkentte yaşam daha pahalı olacaktır. Edinilen bu ayrıcalıkların bedelinin diğer kentlere göre (bu koşulları yerine getiremeyen) daha fazla olması doğaldır. Ne var ki şehir bedelini ödeyenin ayrıcalıklı yaşamasına olanak tanımalıdır.

Bedel nasıl ödenecektir? Doğal olarak Beledi hızmetler karşılığında alınan ücret ve vergiler artırılarak sağlanacaktır.

Şimdi bazı dostlar bana “Ne yani parasız insanlar yaşamasınlar mı?” diye gereksiz itirazda bulunacaklardır.

Ben diyeceğimi dedim. Anlayan da anladı umarım

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: bülent dizdarlı
MANŞETLER

HK Bülent Dizdarlı

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.