Kıbrıslı Türk çocukları dünyadan koprarak güven yaratamayız
11/09/2026
Hüseyin Ekmekci
KIBRISLI TÜRKLERİ GÖRÜNMEZ YAPARAK KIBRIS’I BİRLEŞTİREMEYİZ. KIBRISLI TÜRK ÇOCUKLARI DÜNYADAN KOPARARAK GÜVEN YARATAMAYIZ. SİZ MASADA YAKINLAŞSANIZ DA TOPLUMLAR UZAKLAŞIYOR
BİR TEK KIBRISLI TÜRK’E GELİNCE HAYAT DURUYOR. BİZİM ÇOCUK BARCELONA FORMASI GİYİP FUTBOL OYNAYACAKSA SİYASET DEVREYE GİRİYOR
Rum lider Nikos Hristodulidis, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'a sesleniyor: “Birlikte tarih yazabiliriz.” Güzel söz. Kim istemez? Bu adada iki toplumun barış içerisinde yaşamasını, çocuklarımızın geçmişin acıları yerine ortak bir gelecek konuşmasını kim istemez?
Sözler güzel olsa da aslolan eylemler… Özlediğimiz uzlaşma… Ama önce bugüne bakalım. Daha birkaç hafta içerisinde neler yaşadık? Girne Kalesi'nde yapılması planlanan NEXUS/EXIT müzik organizasyonuna müdahale edildi. Girişimler yapıldı. Organizatör çekildi.
Spor kitleleri birleştiren en önemli araç, hele de çocuklar… Barcelona bağlantılı futbol akademisinin Kıbrıslı Türk çocuklar için düzenleyeceği kamp engellendi. Çocuklar futbol oynayacaktı. Siyaset oraya kadar girdi. Şimdi Zamna müzik organizasyonunun yapılmaması için girişimler var.
Bitmedi ama… Kıbrıslı Türkler her platformda kendini anlatacak, hatta dinleyecek… oysa… En basit diplomatik temaslar dahi engelleniyor… Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dana'nın yabancı diplomatlarla yapacağı toplantıya katılımın engellenmesi için bile çaba harcandı.
Kısa zamanda… Müzik… Futbol… Sanat… Diplomasi… Nereye dokunsak aynı duvar. Üstelik Rum lider Hristodulidis, Barcelona kampı ve festival gibi organizasyonların iptalini, mevcut statü devam ettiği sürece yaşanması “çok normal” gelişmeler olarak nitelendirdi.
İşte tam burada duralım. Bir tarafta Türkiye. Diğer tarafta Kıbrıs Cumhuriyeti. Uluslararası organizasyonlarda karşı karşıya geliyorlar. Bayrakları göndere çekiliyor. Sporcuları yarışıyor. Gençleri dünyanın başka ülkelerinden gençlerle tanışıyor.
Uluslararası festivallerde yan yana oturuyorlar. Hayat devam ediyor. Biz hariç, herkes için hayat devam ediyor… Yunan için devam ediyor. Rum için devam ediyor. Türk için devam ediyor. İspanyol için devam ediyor. İtalyan için devam ediyor. Sırp için devam ediyor.
Bir tek Kıbrıslı Türk'e gelince hayat duruyor. Bizim çocuk Barcelona forması giyip futbol oynayacaksa siyaset devreye giriyor. Bizim gencimiz uluslararası bir müzik organizasyonuna katılacaksa diplomasi devreye giriyor. Bizim üniversitemiz dünyaya açılacaksa itiraz geliyor.
Bizim Cumhurbaşkanlığı Müsteşarımız yabancı diplomatlarla buluşacaksa telefonlar çalışmaya başlıyor. Sonra Sayın Hristodulidis çıkıyor: “Birlikte tarih yazabiliriz.” Söylemler son derece güzel, dinleyince öyle hoş geliyor ki? Peki… Nasıl? Tarih yalnızca müzakere masasında yazılmaz.
Tarih bazen bir futbol sahasında yazılır. Bir konserde yazılır. Bir üniversitede yazılır. İki toplumun çocuklarının birbirini tanımasıyla yazılır. Birbirimizin dünyayla ilişkisini keserek ortak gelecek kuramayız. Son dönemlerde önde ELAM; arkada Hristodulidis, gerçekten tarih yazıyorlar
Kıbrıslı Türkleri görünmez yaparak Kıbrıs'ı birleştiremeyiz. Kıbrıslı Türk çocukları dünyadan kopararak güven yaratamayız. Siz masada yakınlaşsanız da toplumlar uzaklaşıyor… Sayın Erhürman'ın da söylediği gibi, bu koşullarda “birlikte tarih yazmak” hiç kolay değil.
Sayın Hristodulidis gerçekten tarih yazmak istiyorsa önünde çok basit bir başlangıç noktası var. Barcelona'daki çocuğa dokunmayın. Müzik festivaline dokunmayın. Sanata dokunmayın. Üniversiteye dokunmayın. İnsanların dünyayla temasına dokunmayın.
Kıbrıslı Türkleri hayatın dışına itmeye çalışmayın. Çünkü hayat biz hariç herkes için devam ediyor. Önce hayatın bizim için de devam etmesine izin verin. Niyet varsa, tarih elbette yazılır… Ama tarih, insancıl olmayan bu baskıcı girişimleri de elbet yazar…
- Bizden kaynaklanmayan bir sorunun adeta kölesi olduk
- Çöpü yönetemezseniz, bir süre sonra çöp sizi yönetmeye başlar
- Astım hastaları, yaşlılar çocuklar senede en az 4 kez ölüm soluyor
- Standartları olmayan otobüslerde öğrenci taşımak resmen skandal…
- Adaleti böyle mi sağlayacağız?
- Doğru olan bu noktaya gelmeden bakanın kendi istifasıydı
- Herkes görevini eksiksiz yerine getiriyorsa; bunca felaketi neden yaşıyoruz…
- Sayın Arıklı ve ekibi; ölenleri ve kayıpları unutmuş; sadece kendini savunan bir ruh haline bürünmüş…
- Büyük bir felaket yaşadık, hepimizin başı sağ olsun
- ÇOCUKLARIN TOPUNA AMBARGO KOYARAK BARIŞ KURULMAZ
- TÜM YAZILARI için tıklayınız

















































































































































