Sayın Arıklı ve ekibi; ölenleri ve kayıpları unutmuş; sadece kendini savunan bir ruh haline bürünmüş…
01/09/2026
Hüseyin Ekmekci
ŞİRKET MASUM. KAPTAN MASUM. MÜRETTEBAT MASUM. SORUMLU BAKAN VE EKİBİ MASUM… HERKES GÖREVİNİ EKSİKSİZ YAPMIŞ. O HÂLDE GERİYE BİR TEK SUÇLU KALIYOR: ÖLENLER… KAYIPLAR
SAYIN ARIKLI VE EKİBİ; ÖLENLERİ VE KAYIPLARI UNUTMUŞ; SADECE KENDİNİ SAVUNAN BİR RUH HALİNE BÜRÜNMÜŞ…
SİYASİ SORUMLULUK VAR. İDARİ SORUMLULUK VAR. HUKUKİ SORUMLULUK VAR. VİCDANİ SORUMLULUK VAR. AMA SUÇLU YOK… GEMİDEKİ ÇAYCIYI DA TUTUKLADIYSAK, TAMAMDIR!
Sekiz kişi hayatını kaybetti. Yirmi kişi kayıp. Aileler kıyıda bir haber bekliyor. İnsanlar sevdiklerinden gelecek küçücük bir umut kırıntısına tutunuyor. Ama yaşananlara ve yapılan açıklamalara baktığınızda tuhaf bir tablo ortaya çıkıyor. Herkes görevini yapmış! Herkes kurallara uymuş!
Herkes sorumluluğunu yerine getirmiş! Ama ortada sekiz cenaze ve yirmi kayıp var. Peki bu insanlar neden öldü? Bu gemi neden battı? Bu sefere kim izin verdi? Geminin denize elverişli olduğuna kim karar verdi? Hava ve deniz koşullarını kim değerlendirdi? Denetimler nasıl yapıldı?
Bu soruların hiçbirine henüz doyurucu ve ikna edici bir yanıt verilmedi. Limanlar Dairesi’nin bütününe bakıyoruz. Yıllarca uluslararası deniz hukuku, gemicilik ve liman yönetimi konusunda deneyimli isimlerin yönettiği kurumun başına artık bu alanlarda eğitim almamış bir isim atanıyor.
Gemiye yol verilmiş. Demek ki burada da sorun yok! Kaptan, elindeki belgelere güvenerek sefere çıkmış. Onun açısından da sorun yok! Gemicilik şirketi, gerekli denetimleri yaptığını ve geminin sefere uygun olduğunu söylüyor. Şirket açısından da sorun yok!
Mürettebat, yolcuların gemiden çıkabilmesi için gerekli yardımı yaptığını anlatıyor. Onların da suçu yok! Siyasete bakıyoruz. Siyaset zaten hiçbir sorumluluk üstlenmek istemiyor. Maalesef yine o “canım kazadır, her ülkede olur” kolaycılığı bir söyleme dönüşmüş yine…
Yeniden Doğuş Partisi, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’yı korumaya alan bir refleksle “Sonuna kadar bakanımızın arkasındayız” açıklaması yaptı. Bakanlığa yöneltilen eleştiriler de “maksatlı” ve “siyasi” ilan edildi. Sekiz insan hayatını kaybetmiş. Yirmi insan kayıp.
Ama bakan çoktan koruma altına alındı! Kimse soruşturma tamamlanmadan insanları suçlu ilan etmek zorunda değil. Kimse yargının yerine geçmemeli. Ancak soru sormak zorundayız. Sorumluluk yalnızca ceza mahkemesinde sanık sandalyesine oturmak anlamına gelmez.
Siyasi sorumluluk var. İdari sorumluluk var. Hukuki sorumluluk var. Vicdani sorumluluk var. Bir kurumun başındaysanız, o kurumun aldığı kararlardan da sorumlusunuz. Bir bakanlığı yönetiyorsanız, yalnızca ihalelerde değil, felaket yaşandığında da o makamda oturuyorsunuz.
Geminin geçmişi ayrıntılarıyla araştırılmalı. Daha önce hasar alıp almadığı ortaya çıkarılmalı. Teknik kontrollerin kimler tarafından yapıldığı açıklanmalı. Sefer iznini verenlerin hangi raporlara dayanarak karar aldığı kamuoyuyla paylaşılmalı. Hava ve deniz koşullarına ilişkin bütün kayıtlar incelenmeli.
Limanlar Dairesi’nin denetim görevini eksiksiz yerine getirip getirmediği araştırılmalı. Şirketin, kaptanın, mürettebatın ve ilgili kamu görevlilerinin sorumlulukları ayrı ayrı belirlenmeli. Sorumluluğu bulunan herkes, bunun gerektirdiği hukuki, idari ve vicdani bedeli taşımak zorunda.
Ama bugünkü açıklamalara bakarsak herkes masum! Limanlar Dairesi masum. Bakanlık masum. Siyaset masum. Şirket masum. Kaptan masum. Mürettebat masum. Herkes görevini eksiksiz yapmış. O hâlde geriye bir tek suçlu kalıyor: Ölenler… Kayıplar…
Denizin ortasında can pazarı yaşayanlar… Kimi canını, kimi yakınını, kimi de psikolojisinin yarısını denizde bıraktı. Ama bu anlayışa göre hepsinin ortak bir suçu var: O gemiye binmek! Ne mutlu bize… Sekiz kişi hayatını kaybetti. Yirmi kişi kayıp. Ama herkes görevini yapmış!
- Partiler, başarılı insanları yalnızca seçim zamanı vitrine koyacak isimler gibi görmemeli
- Biz maaş ödemeyi başarı sayarken, gençlerimizi kaybediyoruz
- Siyaseti yine maaş ödemeye indirgedik
- Siyaset yapacak diye hem Türkiye Hem KKTC halkını incitti
- KKTC suçluların saklanacağı bir arka bahçe olamaz
- 67 aydır her ay enflasyon artıyor bu ülkede…
- Arsız, liyakatsız adaylardan uzak durun
- Kuzey’de asker ve silahtan rahatsız olan Güney’e sessiz…
- Özel sektörde 41 bin 800 lira için dört kişi tutuklandı…
- Güneyde Erhürman'ı şeytanlaştırma çabaları, Kuzeyde Hristodulidis'i melek yapmaz
- TÜM YAZILARI için tıklayınız

















































































































































