Advertisement

Advertisement

Isıtıp Isıtıp aynı şeyler önümüze konuyor

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
23/06/2026


Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


KIBRIS’TA YENİ FORMÜL ARAYIŞI MI, ESKİ DOSYALARIN YENİ AMBALAJI MI? ISITIP ISITIP AYNI ŞEYLER ÖNÜMÜZE KONUYOR… NE ÇÖZÜM MOTİVASYONU VAR; NE DE İRADE

Kıbrıs konusunda uzun süredir görülmeyen bir diplomatik hareketlilik yaşanıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguín, Ankara, Atina, Lefkoşa ve Londra arasında mekik diplomasisini sürdürüyor. Avrupa Birliği de süreci yakından izliyor.

Annan Planı dönemindeki kadar görünür olmasa da perde gerisinde yoğun temasların yürüdüğü açık. Rum basını bu aralar baya hareketli. Konu müzakereler ve Kıbrıs Konusu ise, Rum basını Rum liderliğinin emrindedir. Az sayda Rum gazeteci gerçekçi kalır, gerisi resmi dile sarılır

Cumhurbaşkanlığı’nın söylemek istediğini gazeteler yazar, kamuoyu hazırlanır, mesaj karşı tarafa ulaştırılır. Söz be eylem birliği içerisine girilir. “Yine Rum basınından öğrendik” dediğimiz pek çok şey, aslında Rum liderliğinin yönlendirmesi ile ortaya çıkar

Kıbrıs Türk tarafında ise benzer bir yapı hiçbir zaman oluşmadı. Bu nedenle müzakere süreçlerinde çoğu zaman Rum basınını okuyarak gelişmeleri anlamaya çalışıyoruz. Nitekim, hafta sonu Rum medyasında yer alan haberler oldukça dikkat çekiciydi.

İddialara göre Holguín, taraflara sunulabilecek yeni bir öneriler paketi üzerinde çalışıyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresi tamamlanmadan önce Kıbrıs konusunda yeni bir siyasi zemin oluşturma çabası içerisinde olduğu konuşuluyor.

Yaz aylarında yapılması beklenen yeni bir 5+1 zirvesi de gündemde. Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin katılımıyla gerçekleştirilecek bu toplantıda Türk ve Rum liderlerin yeniden aynı masa etrafında buluşması hedefleniyor. Peki masaya ne gelecek?

Rum basınındaki haberlere göre; gevşek federasyon, merkezi yetkileri azaltılmış federal yapı ya da konfederasyona yakın bazı modeller tartışılıyor. Bunun yanında Maraş’ın bir bölümünün Rum yönetimine bırakılması, Güzelyurt ve Mesarya’da toprak düzenlemeleri gümdemde

Dikkat edin… Bunların hiçbiri yeni değil. Annan Planı döneminde konuşuldu. Crans Montana’da konuşuldu. Akıncı-Anastasiadis görüşmelerinde konuşuldu. Bir kısmı yakınlaşma başlığı olarak kayıtlara da geçti. Kısacası, bir çaba var ama gündeme taşınan yeni bir adım yok…

BM’nin elinde Denktaş’tan Kiprianu’ya, Talat’tan Hristofyas’a, Akıncı’dan Anastasiadis’e kadar uzanan onlarca yıllık müzakere arşivi var. Bugün yeniden ısıtılan önerilerin önemli bölümü aslında bu arşivlerden çıkıyor Ancak bu kez önemli bir fark var.

Türkiye, Crans Montana’da ortaya çıkan yakınlaşmaları artık müzakerenin başlangıç noktası olarak kabul etmiyor. Ankara’nın yaklaşımı net: “O dönemde çözüm için gereken esneklik gösterildi. Rum tarafı reddetti. Aynı noktaya yeniden dönülmez.”

Bu nedenle Türkiye, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliği ve egemen eşit statüsü garanti altına alınmadan yeni bir müzakere sürecine onay vermeyeceğini ortaya koyuyor. Crans Montana’ya “son şans” diyen Türkiye, Ersin Tatar ile son beş yılda “ayrı devlet” politikasını sürdürmüştü…

Son 50 yılda federasyon konuşuldu. Konfederasyon konuşuldu. İki devlet konuşuldu. Gevşek federasyon konuşuldu. Ama hiçbir model sonuç üretmedi. Çünkü tarafları sonuca zorlayacak bir mekanizma kurulmadı. Referandum yapıldı değil mi? Bizim için ne değişti?

Takvim yoksa. Hakemlik yoksa. Bağlayıcı sonuç yoksa. Masayı deviren bir bedel ödemeyecekse.

Annan Planı’na “evet” diyen Kıbrıs Türk halkı sonunda yine aynı statükoya geri döndü… Bu nedenle Türkiye ve Kıbrıs Türk liderliği dört maddelik metodolojide buluştu…

.

Bugün masaya yeniden Maraş, Güzelyurt, Mağusa ve Mesarya gibi hassas başlıklar getirilecekse, bunun karşılığında Kıbrıs Türk halkının ne kazanacağı da açık şekilde ortaya konulmalıdır. Olası bir müzakere başarısızlığında Kıbrıslı Türkler aynı statükoya dönmemeli…

Siyasi eşitlik mi? Doğrudan ticaret mi? Doğrudan uçuş mu? Uluslararası temas mı? Yoksa yine yıllarca sürecek yeni bir müzakere maratonu mu? Ne yaşayacağımızı bilmek hakkımız. Dolayısı ile Rum basınında yazanlara değil, hayatın gerçeklerine odaklanmamız gerekiyor

Nitekim, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da Rum basınında yazılanları yalanladı. ortada üzerinde konuşulacak olgunlaşmış öneriler bulunmadığını söyledi. Ama biliyoruz ki, BM çalışıyor. İrade ve çaba Kıbrıs Türkü’nü uluslararası hukuk içerisine sokmak olmalı… Bizim mücadelemiz budur…

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.