Advertisement

Advertisement

Kıbrıs’ta sadece diplomasi değil, dengeler de değişiyor…

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
03/07/2026


Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


KIBRIS’TA SADECE DİPLOMASİ DEĞİL, DENGELER DE DEĞİŞİYOR… SADECE KIBRIS’TA DEĞİL, BÖLGEDE DE ÇOK ŞEY DEĞİŞİYOR… AYNI ANDA YAŞANAN ÇOK SAYIDA GELİŞME RASTLANTI OLABİLİR Mİ?

ALIŞTIĞIMIZ DİPLOMATİK DİL VE TAVIRLAR DEĞİŞİYOR. ÖNCE GÜVENLİK; SONRA REFAH… TÜRKİYE VE AB’NİN BM SÜRECİNE GÜÇLÜ DESTEĞİ, ÖZEL TEMSİLCİNİN GÜVENLİK VE REFAH VURGUSU… ORTADA BIR ÇÖZÜM SÜRECI YOK, ANCAK YARATICI FİKİRLER GÜNDEMDE

Kıbrıs meselesi yıllardır aynı cümlelerle konuşuluyor. Aynı tartışmalar yapılıyor. Aynı ezberler tekrar ediliyor. Aynı umutlar veriliyor, aynı korkular ısıtılıp ısıtılıp devreye konuluyor. Oysa son birkaç haftada yaşanan gelişmeler, alıştığımız diplomatik rutinin çok ötesinde.

Birbirinden bağımsız gibi görünen üç gelişme var.

ABD’nin Doğu Akdeniz hamlesi… Türkiye ile AB’nin ortak açıklaması… BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguín’in verdiği mesajlar… Bana göre bunlar ayrı ayrı okunacak gelişmeler değil. Aynı fotoğrafın farklı kareleri.

Haziran ayı başında ABD Senatosu komitesinde, Güney Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail ile birlikte Doğu Akdeniz Enerji Merkezi’nin kurulmasına verilen desteğe ek olarak bir cümle dikkat çekici. “ABD- Yunanistan- Güney Kıbrıs- İsrail’e ek olarak, işbirliği genişleyebilir…” deniyor

Merkez Houston’da kurulacak. İlk bakışta teknik bir enerji iş birliği gibi görünebilir. Ama metni dikkatle okuyunca işin enerjiyle sınırlı olmadığı görülüyor. Doğal gaz.. Sıvılaştırılmış gaz… Enerji nakil hatları… Kritik altyapılar… Bölgesel güvenlik… Yeni teknolojiler… Ortak yatırımlar…

Yani mesele sadece enerji üretmek değil. Doğu Akdeniz’in gelecek on yıllarını planlamak.

Üstelik bu yapının ilerleyen dönemde yeni ülkelerin katılımına da açık olacağı ifade ediliyor.

Bu, bölgede yeni bir stratejik mimari kurulmaya çalışıldığını gösteriyor.

Aradan çok geçmeden Ankara’dan dikkat çekici bir ortak açıklama geldi. Türkiye ile Avrupa Birliği, ilişkileri değerlendirirken yayımladıkları ortak metinde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’ta yürüttüğü çabalara destek verdiklerini ilan etti.

Bu cümleyi hafife almamak gerekiyor. Çünkü bugün Kıbrıs’ta devam eden tek uluslararası diplomatik süreç, Antonio Guterres’in yürüttüğü girişimdir. Demek ki Ankara da, Brüksel de bu kapının açık kalmasını istiyor. İç siyasette kullanılan sert söylemler başka bir şeydir.

Tam bu açıklamanın ardından Holguín konuştu.

Bence son dönemin en önemli açıklamalarından birini yaptı. Geçmişte yürütülen bütün çözüm girişimlerine saygı duyduğunu söyledi. Ama ardından kritik bir tespitte bulundu. “Son on yılda adadaki gerçekler önemli ölçüde değişti.”

İşte bu cümle aslında yeni dönem denemesinin başlangıç noktası. Çünkü artık kimse 2004’ün, 2017’nin ya da daha eski ezberlerin üzerinden siyaset kuramayacağını kabul ediyor. Doğu Akdeniz değişti. Enerji dengeleri değişti.

Bölgesel ittifaklar değişti. Dünya değişti.

Kıbrıs da bu değişimin dışında kalamaz. Holguín’in konuşmasında en çok dikkatimi çeken ise iki kelime oldu. Güvenlik ve refah. Üstelik bunu bir kez değil, birkaç kez aynı sırayla kullandı. Önce güvenlik… Sonra refah… Bu sıralama tesadüf değildir.

Çünkü Kıbrıs Türk halkının en temel hassasiyeti güvenlik. Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi, toplumun büyük çoğunluğu açısından tartışmaya açık değil. Holguín bunu görüyor. Bu nedenle yeni diyaloğun ilk taşını güvenlik üzerine koyuyor.

Arkasından refah geliyor. Önce güvenlik… Sonra refah…

Bugün bazı çevreler hâlâ her diplomatik gelişmeyi eski kalıplarla yorumlamaya çalışıyor. Oysa dünya başka bir yere gidiyor. Gazze’de savaş sürüyor. İran ile İsrail arasında gerilim tırmanıyor. Karadeniz’de dengeler değişiyor. Enerji yolları yeniden çiziliyor

Kimse yanlış anlamasın. Buradan “yarın çözüm olacak” sonucu çıkmaz. Ama “hiçbir şey olmuyor” demek de gerçeği görmemektir. Çünkü diplomasi bazen sessiz ilerler. Çıkarlar uyumlaşır… Herkesin kazandığı bir zemin yaratılır…

En önemli süreçler, en yüksek sesle değil; satır aralarına gizlenmiş birkaç cümleyle şekillenir. Bugün elimizde üç önemli işaret var. Washington enerji denkleminden söz ediyor. Ankara ile Brüksel BM sürecine birlikte destek veriyor. Holguín ise taraflara yeni bir yol gösteriyor.

Belki de uzun yıllardır ilk kez aynı dönemde enerji, güvenlik ve diplomasi aynı cümlede buluşuyor.

Kıbrıs Türk halkının bu süreci korkularla değil, elbette Türkiye ile birlikte, akılla okuması gerekiyor. Çünkü güvenlik bizim kırmızı çizgimiz, refah ise çocuklarımızın hakkıdır.

Kısacası, Doğu Akdeniz yeniden şekilleniyor. Enerji hatları yeniden çiziliyor. Güvenlik dengeleri yeniden kuruluyor. Kıbrıs ise bu büyük satranç tahtasının tam ortasında duruyor. Böyle dönemlerde sloganlar değil, akıl kazanır.

Korkular değil, gerçekler yol gösterir. Ve Kıbrıs Türk halkının hem güvenliğini hem de refahını birlikte koruyacak bir gelecek kurulabiliyorsa, işte o fırsatı görmezden gelmek de en az statükoya teslim olmak kadar büyük bir hata olur…

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.