Advertisement

Advertisement

Para kavgası başlamasaydı sistem devam edecekti

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
21/09/2026


Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


DİPLOMA SORUŞTURMASI HEP EKSİK… OLAYI TEK BİR KİŞİ ÜZERİNDEN TARTIŞIYORUZ AMA… AHTAPOT GİBİ KAMUYU SARMIŞ BİR OLAY. BİR TEK OKUL SAHİPLERİ TARTIŞILMIYOR… PARA KAVGASI BAŞLAMASAYDI SİSTEM DEVAM EDECEKTİ

DİPLOMA, VATANDAŞLIK; KAMU ARAZİSİ; MAKAM; TERFİ; MAAŞ… O DÖNEM O OKULDA VERİLEN DİPLOMALARIN TAMAMI İSİM İSİM İNCELENMELi…

Başından beri bu dosyaya yalnızca “sahte diploma davası” diye bakmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Daha büyük bir yanlış daha yapıyoruz. Dosyanın tamamını bir kişinin üzerinden tartışıyoruz. Bir kişiyi merkeze koyuyoruz.

Oysa karşımızdaki yapı bir kişiden çok daha büyük. Mahkemede konuşulanlar; dehşet… savcının iddiaları ibretlik… Kazıdıkça yalnızca diploma çıkmıyor. Vatandaşlık çıkıyor. Makam çıkıyor. Terfi çıkıyor. Barem artışı çıkıyor. Devlet arazisi çıkıyor. Siyaset çıkıyor. Bürokrasi çıkıyor.

Siyasetten iş dünyasına, polisten kamuya, ordudan sağlığa kadar uzanan çok geniş bir alanda usulsüz diploma verildiğini biliyoruz. Bazı diplomaların kamuda kullanıldığı, bazı kişilere maddi veya idari avantaj sağladığı yönünde ciddi bulgular ve iddialar var.

Bu kadar geniş bir alana yayılan bir yapıyı tek bir kişinin suçu olarak anlatamayız. Karşımızda organize bir kötülük var. Bir ahtapot düşünün. Bir kolu üniversitede. Bir kolu siyasette. Bir kolu kamuda. Bir kolu iş dünyasında. Bir kolu vatandaşlık işlemlerinde.

Yetmedi; Bir kolu güvenlik kurumlarında. Bir başka kolu sağlıkta, orduda ve devlet arazilerinde. Bu kolların hepsi aynı gövdeye bağlıysa birkaç kişiyi yargılamak yetmez. Gövdeyi bulmak gerekiyor. Savcılığın mahkemede özellikle vurguladığı nokta da bu.

Bu yapının merkezinde siyaset olduğu, ilişkilerin buradan diğer alanlara yayıldığı üzerinde duruluyor. Bu çok ağır bir tespit. Çünkü siyasetin merkezde olduğu bir yapıda diploma sadece diploma olarak kalmaz. Siyasi güç, bürokrasiye sirayet eder. Al- ver başlar…

Savcılık mahkemede açıkça anlatıyor. Telefon görüşmelerine kadar… Bürokrasi vatandaşlık işlemini hızlandırır. Kamu makamı terfi sağlar. Üniversite diploma verir. Devlet arazisi tahsis edilir. İş dünyası bu ilişkilerden faydalanır. Böylece herkes bir başkasının işini görür.

Biri diploma verir. Biri vatandaşlık sağlar. Biri makam kapısını açar. Biri arazi tahsis eder. Biri dosyayı hazırlar. Biri imzalar. Biri görmezden gelir. Biri de bütün bunların üzerini örter. Bu nedenle meseleyi yalnızca sahte diploma alanlar üzerinden tartışmak eksik kalır.

Ortada onlarca sahte diploma var. Ben halen bağımsız bir kurulun o dönemi didik didik etmesi gerektiğini savunuyorum. Diplomayı kim verdi? Kim istedi? Kim aracılık yaptı? Kim resmî işleme koydu? Kim karşılığında ne sağladı? Kime siyasi koruma oluşturdu?

Peki ya diploma alanlar… Diploma kamuda barem artışı sağladı mı? Terfi için kullanıldı mı? Makam kapısı açtı mı? Maaşı yükseltti mi? Bir atamanın önünü açtı mı? Devletin başka bir imkânıyla takas edildi mi? Bunların tamamı ortaya çıkarılmalı.

Çünkü ortada bir alışveriş düzeni kurulmuşsa bunun adı basit bir sahte diploma skandalı olamaz. Sen bana diploma. Ben sana vatandaşlık. Sen bana diploma. Ben sana makam. Sen bana diploma. Ben sana devlet arazisi. Sen bana siyasi destek. Ben sana kamu gücü.

Dosyayı bir kişinin üzerine yıkmak bu yapıyı küçültür. Birkaç ismi mahkûm etmek ise sistemin geride kalan bölümünü kurtarır. Bizim tartışmamız gereken tek bir kişi değil. Tek bir diploma değil. Tek bir vatandaşlık işlemi değil. Tek bir arazi tahsisi hiç değil.

Olayların tamamına bakmak zorundayız. Aynı isimler neden farklı işlemlerde karşımıza çıkıyor?Aynı aracılar nasıl oluyor da üniversiteden siyasete, siyasetten bürokrasiye, bürokrasiden iş dünyasına kadar uzanabiliyor? Bir kişi, sahip olmadığı yetkileri hangi siyasi güçle kullanabiliyor?

Savcılığın işaret ettiği siyasi merkez araştırılmadan bu soruların hiçbirine cevap verilemez. Sadece ağın uçlarında duran kişilerle uğraşırsak merkeze hiçbir zaman ulaşamayız. Bu nedenle özel bir araştırma ekibi kurulmalı. Son beş-on yıl taranmalı.

Verilen bütün diplomalar incelenmeli. Bu diplomaların kimler tarafından, nerede ve hangi amaçla kullanıldığı bulunmalı. Kamu personelinin diplomaları taranmalı. Barem artışları kontrol edilmeli. Terfiler incelenmeli. Atamalar açılmalı. Vatandaşlık kararları gözden geçirilmeli.

Her şey konuşuluyor ama; üniversite sahipleri ortada yok. Paraları çalınmasaydı, sahte diploma üzerinden bürokraside güçlenme devam edecekti. Paralarının Serdal Gündüz ve ekibi tarafından çalındığını fark ettiler; gökkubbeyi aşağı indirdiler. Adına da adalet savaşı dediler. Yok deve yani… yersen…

Bir kişiyi bile siyasi korumaya almadan… Adım adım ilerlenmeli… Mesele artık tek bir kişi değil. Tek bir üniversite de değil. Devletin içinde organize bir alışveriş düzeni kurulmuşsa bunu birkaç kişiyi hapse göndererek temizleyemeyiz. Ahtapotun birkaç kolunu keseriz. Gövdesi yerinde kalır.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.