SEÇİM GEREK
24/02/2016
Bülent Dizdarlı
Yaşanan bunca tatsızlıktan sonra bizi artık gerçekten bir seçim paklar. Kimse kusura bakmasın ama sokağın bu günkü meclise güveni sıfır. Meclisteki vekillerin en az yirmi beş tanesi bir daha seçilmeyecek durumda. İşin ilginç yanı şu ki, parti başkanlarının durumu dahi çok riskli. Onların da İrsen Bey benzeri bir akıbeti yaşama olasılığı yüksek. Bu durumda “Mevcut meclis seçim kararını neden alsın?” diye düşünebilirsiniz. Bu sorunun cevabı net olduğu kadar şu andaki vekillerimiz için de bir o kadar ürkütücüdür. “Sokak, öylesine bunalmıştır ki seçimi geciktirmek, hem bu riski hem de meclise giremeyecek mevcut vekil sayısını artıracaktır.”
Bir de “Seçim olacak da ne olacak, ne değişecek ?” dediğinizi duyar gibiyim. Bu soruya “Valla en azından bir iki yıllık kredisi olan bir meclis olacak bizde umutla bekleyeceğiz” diye cevap verebilirim. Ancak koşullar her ne kadar belli ise de bizim seçim yaparken ki tercihimizin de önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü yıllardır bu tercihi yanlış yaptığımız sonucu aşikârdır.
Yanlış kişileri seçme deneyimini edinmiş toplumun, artık bu tecrübesini kullanıp başarıya döndürme zamanı gelmiştir.
Doğru tercihler ile doğru adamları vekil yapmalıyız. Unutmamalıyız ki, toplumsal çıkarlardan çok bireysel menfaatler için oy verilen vekil adayının, seçildikten sonra bireysel çıkarları, toplum çıkarlarından üstün tutma gayreti içinde olmasına kızma hakkımız yoktur.
İşte bu nedenledir ki:
Siz siz olun önümüzdeki dönemde yapılacak genel seçimde sırf çoluğunuza çocuğunuza iyi baktı diye bir hekime oy verip, onu vekil yapmayın.
Öyle kızınıza arsa oğlunuza iş bulsun diye de bir adayın arkasına takılıp gitmeyin.
Zinhar, kalkınma bankasından size kredi çıkaracak diye bir adayı desteklemeye kalkmayın.
Sadece cenazenize geldi, düğününüze çiçek yolladı diye parlementoya yollamaya kalkmayın.
Sizden su temizlik vs parası almayan belediye başkanı istedi diye de zinhar onun istediği adamı desteklemeyin.
Bir sevdiğiniz kişi size liste getirdiğinde de itibar etmeyin. Aklınızdan üstün aklı olduğunu sananları geri çevirin.
Peki ne yapın ? Oy vereceğiniz partiye, insana inanın önce. Memleketin hayrına iş yapacağına inanın.
Oy vereceğiniz partinin programını okuyun. Seçim bildirgesini değerlendirin. Daha önceden ne söz verip de ne yaptığına, ya da ne yapmadığına bakın. Sizi aynı teranerle kandırmaya yönelik yazılım yapanlara “Ahmak” olmadığınızı gösterin.
Umutsuzluğunuzu fark edip size ahlaksızca oyunuza karşılık para vermeyi teklif edecek olanları kovalayın hatta ifşa edin.
Oyunuzu gerçekten ülke yararına faydası olacağına inandığınız partiye verin, aday tercihinizi de bu yönde kullanın.
Vekil olmayı meslek sahibi olmak sanıp, hakkını vermeyenleri emekli edin.
Seçim erken veya geç olacak. Ey vatandaş bu defa doğruyu seç. Doğru Senin Doğrundur.
Sadece kendi aklını inan.
İnanmazsan … O zaman gitmeyin canım sandığa. O basit hevesleriniz yüzünden yanlış partiyi, yanlış insanı seçip, toplumun geleceğini karartmaktan daha hayırlı bir davranış olur bu…
.jpg)
***
.jpg)
***
ANLAYAMADIKLARIM
Bazı arkadaşlarımızın bana “Sende CTP düşmanı oldun” demesini anlayamıyorum. CTP li olmadan CTP düşmanı olunamayacağını da onlar anlayamamış ben ne yapayım?
VE ŞİİR…
Bülent Feyzioğlu bir kez daha sayfamı onurlandırıyor:
ÖMRÜME…
ben sustukça kanan
mor duman yanan
ta içimden akan
yalnızlığımsın…
kâğıtlarda yazım
her harfte sızım
perdesiz sazım
yalnızlığımsın…
yetmeyen sözüm
yorulmuş gözüm
kaç yıllık ömrüm;
yalnızlığımsın…
çekip astın sen beni köprücük kemiğimden
yap yapacağın daha
ne gelirse elinden…
















































































































































