Liyakat öldü, torpil düzeni yerleşti…
29/01/2026
Hüseyin Ekmekci
BİR TOPLUMDA LİYAKAT YOKSA SADECE ADİL İSTİHDAM DEĞİL, ADALET DE OLMAZ. İŞİNİ LAYIKIYLA YAPAN İNSANLAR YERİNDE SAYAR, TORPİLLE YÜKSELEN VASIFSIZLAR SİSTEMİ ELE GEÇİRİR. YETENEK KÖRELİR, ÇALIŞMA AZMİ YOK OLUR
“SEVİN BE BU MEMLEKETİ” DİYORUM YA; BEN ONU BU ÜLKE İNSANINA DEĞİL, BU ÜLKEYİ YÖNETENLERE SÖYLÜYORUM… NE İSTEDİLER DE ALAMADILAR BU MEMLEKETTEN? NEDEN HALA KURDUKLARI KÖTÜ DÜZENİ SÜRDÜRMEKTE BU ISRAR? DOYMADINIZ MI?
Liyakat öldü, torpil düzeni yerleşti… Devlet adamı bürokratlar dönemi bitti; şimdi bürokratın da torpillisi makbul. Bilgi yok, birikim yok, nezaket yok… Siyasetin çıkarlarına biat eden, boyun eğen, emir bekleyen bürokratlar tercih ediliyor.
Kurumlar, odacıdan müdüre kadar herkesin kişisel çıkar çatışmasıyla dolup taşıyor. Ayaklar baş, başlar ayak oldu. Bakanlık koridorları işe yaramayan personel, neden kamuda olduğunu bilmeyen yandaşlar, sabahtan akşama kadar sosyal medyada herkese saldıran boş gençlerle doldu
Hak edenler sistematik biçimde dışlanırken, yeteneksizler kamuda tepeye taşındı. Bu düzenin sonucu ortada. Ayaklar baş olursa kamu da ancak bu hale gelir. Torpil düzeni acilen bitmeli, liyakat yeniden esas alınmalı. Makam uğruna şekil değiştirenler, dün sövdüğüne bugün selam duranlar insanın midesini bulandırıyor.
Torpil, bir ülkenin en büyük düşmanıdır. Sadece liyakati öldürmez, torpil yapanı da küçültür. Torpil demek, “Ben yeteneksizim, hak ederek bir yere gelemem” demektir. Torpili kabul eden, hem kendisini hem de hakkını yediği herkesi küçültür.
Bugün bu ülkede gençler, sınavla, emekle, çalışarak bir yere gelebileceğine inanmıyor. Ülkenin en vasıflı insanları bile umutlarını kaybetmiş durumda. Hakkıyla yükselmenin mümkün olmadığına dair inanç, bir topluma yapılabilecek en büyük kötülüktür. Birçoğunun valizi hazır, umudu yok.
Kamuda yükselmek için liyakatın yetmemesi ne demek? Ya bir parti örgütüne bağlı olacaksın ya da bir milletvekili seni destekleyecek. Hakkı yenen gençler artık isyan bile etmiyor. “Böyle gelmiş, böyle gider” düşüncesi herkesi esir almış durumda.
Ailelerin nasihatleri bile değişti. Eskiden “Kimsenin hakkını yeme” denirdi. Şimdi “Bir dayın olacak” deniyor. Torpil, siyasetin en etkili silahı haline geldi. Kamuda hak edenin değil, boyun eğenin kazandığı bir düzen var.
Liyakat sahibi olmayan bürokratlar kendilerine bile saygı duymuyor. Fikirlerini, değerlerini, gerektiğinde partilerini değiştirerek ayakta kalmaya çalışıyorlar. Kamu hizmeti, kişisel çıkarlar uğruna bir savaş alanına dönmüş durumda. Vasıfsızlığın nobranlığı her yerde.
Atamalarda liyakat yerine siyasi torpil arandığında kurumların kalitesi düşüyor. Altında çalışan memurdan daha az bilgili kişiler yönetici yapılıyor. Bunu gören liyakatli personel ya susuyor ya da vazgeçiyor. En iyiler en dipte, vasıfsızlar en üstte.
Gençler bu tabloyu görürken kamuda çalışmak ister mi? Henüz 18 yaşında haksızlığa uğrayan bir gence ne anlatabilirsiniz? Eğitim ve yetenek önemini yitirdi. Bu düzende aidiyet duygusu nasıl gelişsin?
- Bu ülkede en büyük eksiklik yasa değil, denetimdir
- Bu ülkenin yeniden ayağa kalkabilmesi için önce karakterini toparlaması gerekiyor
- Lefkoşa'nın nefes alacağı güzelim park pisliğe teslim edildi...
- Siyaset kendi sorunlarını çözmekten aciz...
- Siyaset kurumu hiç bu kadar kötü olmamıştı
- UBP'de krizler bitmedi, vatandaşın da iki yakası bir araya gelmedi
- Vatandaş kaderine terk edildi
- Döviz aldı başını gidiyor...
- Vicdanlı, kendini düşünmeyen siyaset insanlarına ihtiyacımız var
- Hiç kimse, hukukun üstünde olmamalı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































