Siyaset kendi sorunlarını çözmekten aciz...
22/05/2026
Hüseyin Ekmekci
DÜZEN İSTERİZ... DİRLİK İSTERİZ... TEMİZLİK İSTERİZ... ÖDEDİĞİMİZ HASBA GADAR VERGİLERİN KARŞILIĞINDA ADİL HİZMET İSTERİZ. ÇOK MU?
SİYASET KENDİ SORUNLARINI DAHİ ÇÖZMEKTEN ACİZ. MECLİS BİLDİĞİNİZ GİBİ; ADRESE TESLİM YASALAR PEŞİNDE... TIPKI ÇEVRE GİBİ, KAMU VE SİYASET DE PİS, OTLAR ALTINDA, TEMİZLİK İSTİYOR...
Mağusa’dan gelip, Girne’ye gidiyoruz, Sağımdan solumdan araçlar geçiyor. 100 KM sınır var, adam 120 iile geçecek, arkamdan ışık yakarak beni deli ediyor. Bir diğeri 55 km hızla soldan değil sağdan ilerliyor. Yolun içimde otostop çeken kız öğrenciler… Bir otobüsü geçiyoruz, içi öğrenci dolu, otobüs 50 yaşında “yan yan” gidiyor.
Etraf ottan geçilmiyor. Her tarafta çöpler, yol kenarına atılmış. Tam o sırada önümüzde bir kamyona denk geliyoruz. İçerisi arpa ya da buğday dolu, ama yola saça saça, kirlete kirlete, herkesi tehlikeye ata ata gidiyor. Arkadaş bana bakıyor, “Ülke sanki Pakistan” diyor
Gülüyoruz haliyle. Ama sorguluyoruz da. Kuralsızlık her alanda kural oldu ya… Herkes istediğini istediği gibi yaşıyor ya. Ada yarımız, sınırsız özgürlükler tanıyor ya herkese… Nedenini de hepimiz biliyoruz değil mi? Bu ada yarısında sınırsız suç işleme özgürlüğü de var çünkü…
Unuttuk değil mi? Yıllarca Palm Beach üzerinden ülkemizi “kira kira” soyanları? Kaç okul parası birilerinin cebine gitti acaba? Unuttuk değil mi, Kıb- Tek üzerinden ülkemizi yakıt yakıt soyanları? Aynı Kıb- Tek üzerinden hepimizin parasını “ihale ihale” cebe indirenleri?
Unuttuk değil mi, Merkezi İhale Komisyonu üzerinden Güngör Katı Atık alanının nasıl da vahşi çöp depolama alanına çevrildiğini? Orada çöp ayrıştırma, enerji üretme gibi çağdaş bir alt yapıyı nasıl yok ettiğimizi? Şu anda orasının eski haline gelmesi için gerekli kaynak en az 11 milyon Euro…
Dolaylı vergilerle dönüyor kamu maliyesi. Yani garibanın mecburen ödediği vergilerle. Kurumlar vergisi, gelir vergisi alabilen bir devlet yok. Vergi Dairesi siyasi partilerin iş takip merkezine döndürülmüş. Devletin milyonlarca vergi almasını emreden dosyaların üstü örtülüyor
Örnekleri artırabilirim de, sadece soyulan devlet değil. Devleti soyanlar, vatandaş ve ülkeye akan nüfus için de rol model. Vatandaş da bakıyor ki, yapanın yanına kar kalıyor, çaldıkça çalıyor. Bir bakın ülkedeki mahkemelere her gün hırsızlık, soygun, tecavüz, taciz, uyuşturucu davaları
Ülkede her alanda ciddi bir kuralsızlık var. Gocunmadan, utanmadan, yüksünmeden kuralsızlığa sahip çıkanlar var. Tabloya baksanıza? Polis, “önleyici” olmaktan çıktı. Sabahtan akşama suçluların peşinden koşmakla meşgul
Orda uyuşturucu, burada hırsızlık, beride darp, ötede kamu kaynakları soyuluyor… Hızla üçüncü dünya ülkesi oluyoruz. O çağdaş, laik, demokratik, nezaketli, yardımsever toplum ortadan kalktı, bir tarafta soygun- vurgun, her tarafta kuralsızlık yaşamımıza hakim oldu
Kalite her alanda hızla düşüyor. Bir kere kamu maliyesinin ülke alt yapısına verecek tek kuruşu yok. Yollar dökülüyor, kamu binaları dökülüyor, her taraf çöplüğe döndü, teknolojik alt yapıyı kullanacak kimse yok… Kamunun hizmet kalitesi ise yerlerde sürünüyor
Velhasıl, yönetilmiyoruz. Seçim yaklaştıkça, haksızlıklar da artıyor. Partizanlık beklentisi giderek yükseliyor. Vatandaş da bu hukuksuz ve adil olmayan düzende savrulup gidiyor. Parası olan her hizmeti özelden sağlıyor, gariban kuyruklarda çürüyor
- Çocukları koruyan bir sistem maalesef kurulamadı
- Çocuk İzlem Merkezi Yasası on dört yıldır rafta bekliyor
- Polise Giden Birçok Yabancı Hakkını Arayamıyor
- Suda yaptığımız hataları yapmayalım yeter
- Bu ülkede suç işlemek neden bu kadar kolay
- Küçük esnaf batarken sektörler de tehdit altında...
- Gençler adalet istiyor, fırsat eşitliği istiyorKONTROLSÜZ NÜFUS ARTIŞI… PLANSIZ VERİLEN VATANDAŞLIKLAR… ARTAN SUÇ ORANLARI… BOZULAN SOSYAL YAPI… GENÇLERİN AİDİYET DUYGUSU HER GEÇEN GÜN BİRAZ DAHA YARA ALIYOR. GENÇLER ADALET İSTİYOR. FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYOR. GELECEK İSTİYOR. ŞU AN EN BÜYÜK KAYIP, GENÇLERİN BU ÜLKEDE KALIP DA ARTIK O ÜLKEYE İNANMAMASI. ÇÜNKÜ BİR ÜLKEYİ CANIN KADAR SEVMEK DE TEK BAŞINA YETMİYOR Kıbrıslı Türk genç olmak zor… Hem de çok zor. Bugünün gençleri, kendilerinin yaratmadığı sorunların bedelini ödüyor. Yılların biriktirdiği çözümsüzlük… Dünyanın uyguladığı izolasyon… Ekonomik çıkmazlar… Plansızlık… Ve en kötüsü de umutsuzluk… Hepsi bugünün gençlerinin omuzlarında. Bir tarafta enflasyon… Diğer tarafta dövizin altında ezilen hayatlar… Kira sterlin… Ev fiyatı sterlin… Eğitim pahalı… Yaşam pahalı… Gelir ise bu yarışın çok gerisinde. Ailesinden destek alamayan bir gencin bugün kendi ayakları üzerinde durması neredeyse imkânsız hale geldi. Bir ev sahibi olmak artık hayal… Kendi işini kurmak büyük cesaret… Ertelenen hayaller… “Gelmeyin bu memlekete” tavsiyeleri arasında karışan kafalar… Gelecek planı yapmak ne mümkün… Kendi ülkesinde adeta yabancı gibi yaşayan Onbinler… Üstelik mesele sadece ekonomi değil. Kıbrıslı Türk gençleri dünyadaki yaşıtları gibi özgür hareket edemiyor. Doğrudan uçuş hakkı yok. Uluslararası alanda önü kapalı. Kimi fırsatlara ulaşmak için hep daha fazla mücadele etmek zorunda. Bu sorunları bugünün gençleri yaratmadı. Ama bedelini en ağır onlar ödüyor. Kendi ülkesinde de tablo kolay değil. Kontrolsüz nüfus artışı… Plansız verilen vatandaşlıklar… Artan suç oranları Bozulan sosyal yapı… Gençlerin aidiyet duygusu her geçen gün biraz daha yara alıyor. Bir de liyakat meselesi var… Çalışmanın, üretmenin, başarının önüne parti ilişkileri geçerse; gençler bu ülkeye nasıl inanacak? “Okuyun, çalışın, kendinizi geliştirin” dediğimiz gençler, karşılarında adil bir sistem bulamazsa ne yapacak? Bugünün gençleri devraldıkları sorunları çözmeyi bırakın, o sorunların ağırlığı altında eziliyor. Devletin ise gençlere yönelik gerçekçi ve sürdürülebilir bir politikası yok. Genç istihdamını artıracak… İlk evini almasını kolaylaştıracak… Kendi köyünde tarım yapmasını, hayvancılık yapmasını, üretime katılmasını sağlayacak modeller yaratılmalıydı. Tarım Lisesi gibi, daha bilinçli, toprağıma, köyüne sahip çıkacak gençleri yetiştirmek, devamında yatırım yapmalarını teşvik edecek bir sistem için hiç kafa yorulmadı Bu ülkenin gençleri sadece iş istemiyor. Partizanlığın ve adam kayırmanın, partili olmanın en büyük istihdam kapısı olduğu bu ülkede… Adalet istiyor. Fırsat eşitliği istiyor. Gelecek istiyor. Şu an en büyük kayıp, gençlerinin kalıp da artık o ülkeye inanmamasıdır
- Konut piyasası büyüyor ama ülkenin gençleri ev alamıyor
- Siyasetin çözmesi gereken tarihi bir meseleyi bireylerin üzerine yıkarak adalet sağlanamaz
- Kıbrıs’ta sadece diplomasi değil, dengeler de değişiyor…
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































