Bu ülkeye iyi bakalım, ama ülke de bize iyi baksın
12/05/2026
Hüseyin Ekmekci
BİZ BU ÜLKENİN ÇOCUKLARIYIZ… HUZUR BULACAĞIMIZ, UĞRUNDA KAVGA EDECEĞİMİZ BAŞKA BİR YURDUMUZ YOK
BU ÜLKEYE İYİ BAKALIM. AMA ÜLKE DE BİZE İYİ BAKSIN. GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE SADECE BİZİM DEĞİL, ÇOCUKLARIMIZIN DA GELECEĞİ YOK OLUP GİDİYOR. BİLDİĞİMİZ TÜM DEĞERLER ÇÜRÜYOR
Burnumuza kadar battık. Sanırım bu ülkeyi yönetenlerin anlamadığı sadece ekonomik olarak değil, psikolojik olarak da ülke insanının dibe vurmuş olması. Ulusal Birlik Partisi, Demokrat Parti, Yeniden Doğuş Partisi siyasette hiçbir şey yaşanmamış gibi davranmaya devam ediyor
Yeni bir seçim dönemine girdik. Belli ki kısa geçmiş unutuldu, yaşadıklarımız yok sayılıyor. Özellikle UBP’nin kısa geçmişinde yaşananlar unutulmamalı. En çok da UBP yaşananlardan ders çıkarmalıydı. Dün hiçbir şey yokmuş gibi davranıldı, bugün ise dünün hesabı soruluyor. Çok geç
Eğer mevcut hükumetin nasıl kurulduğunu unutursak, işte o zaman demokrasi denilen kavrama zarar vermeye devam ederiz. Bu hükümet kurulsun diye, Faiz Sucuoğlu adeta linç edildi. Sivil bir darbeyle sandık ve kurultay başarısı görmezden gelindi
Dolayısıyla demokratik ve refah içerisinde bir ülke inşa etmek istiyorsak, bugün yaşadıklarımızın sebebini bilmek ve doğru teşhis koymak durumundayız. Şu ana kadar yazdıklarımın tamamı siyasetin içime düştüğü durumun özetidir. Yanlış başladı, çok da yanlış yapıldı
Bu ülkede yaşadığımız tek sorun ekonomi temelli değildir. Kamu yapısı sosyal devlete uygun değildir. Yaşadığımız sıkıntıların temelinde sosyal devlet değil parti devleti yaklaşımının büyük payı var. Her olaya partizanca yaklaşılıyor. Her olayda öncelik parti menfaatleri.
Dedim ya, tek sorun ekonomik değil. Bir kere bu ülkenin düzeleceğini dair gençlerin umudu olması gerekiyor. Sadece bu hükümet değil siyaset kurum olarak geleceğe dair umudu öldürdü. Gençler inancını yitirdi. Bu ülkede bir gelecek görmüyorlar, fırsatını bulan kaçıyor
Gençler, Başka ülkelerin doğup büyüdükleri bu kara parçasından daha huzurlu, daha refah, daha adil, daha eşit, daha güzel olduğunu düşünüyor. Kaç genç, “iyi ki KKTC’de doğdum, KKTC’de büyüdüm, buradan bir adım uzağa gitmeyeceğim” diyor
Bu topraklarda umut öldürüldü, yaşadığımız en önemli çıkmaz budur. Bu topraklar uğurunda mücadele edecek, kavga edecek, gerektiğinde canı pahasına savunacak gençlerini kaybetti. Esas sorun budur. Çözmemiz gereken esas problem aidiyet problemidir
Seçim dönemine girdik. Hükümet istediği kadar icraat anlatsın. Bana göre önemli adımlar da atılmıştır, yalanı yok. Kangren olan sorunlar vardı, çözüldü. Ciddi ekonomik krize rağmen, kamu maliyesi katlanarak maaş ödemeye devam etti, o alanda da kendi adına hükümet başarılıdır
Muhalefetten de beklentim sağlam bir yol haritası. Ne yaşayacaksak, hepsinin baştan anlatılması. Acı reçeteyse acı reçete… Herkes oy verirken, kime, neden oy verdiğini bilsin. Bugün eleştirilen her konuda yerine ne konacağını bilelim. Hangi yasalardan vazgeçilecek, yeni uygulamalar ne olacak?
Benim için esas başarı, sosyal devlettir. Sosyal adalettir. Bu ülkede herkesin kucaklanması, liyakat ve eşitliğin sağlanmasıdır. Sadece maaş ödeyen bir devlet değil, vergi veren herkesin kamu hizmetlerinden adil bir şekilde yararlanmasını sağlayan devlet. Başarı budur
Vatandaş olarak sorumluluğumuzu bildiğimiz gibi, devletten ne talep edebileceğimizi de bilmemiz gerekir. Vergi ödüyorsak, hizmet de bekleyeceğiz, liyakat da talep edeceğiz, partizanlara da karşı çıkacağız. Bu ülke bizim, çok seveceğiz, ama ülke de hepimizi sevecek…
- Seçmenin öfkesinin arkasına saklanmak kimseye bir şey kazandırmaz
- 20 Temmuz'u doğru okumak zorundayız
- Çocukları koruyan bir sistem maalesef kurulamadı
- Çocuk İzlem Merkezi Yasası on dört yıldır rafta bekliyor
- Polise Giden Birçok Yabancı Hakkını Arayamıyor
- Suda yaptığımız hataları yapmayalım yeter
- Bu ülkede suç işlemek neden bu kadar kolay
- Küçük esnaf batarken sektörler de tehdit altında...
- Gençler adalet istiyor, fırsat eşitliği istiyorKONTROLSÜZ NÜFUS ARTIŞI… PLANSIZ VERİLEN VATANDAŞLIKLAR… ARTAN SUÇ ORANLARI… BOZULAN SOSYAL YAPI… GENÇLERİN AİDİYET DUYGUSU HER GEÇEN GÜN BİRAZ DAHA YARA ALIYOR. GENÇLER ADALET İSTİYOR. FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYOR. GELECEK İSTİYOR. ŞU AN EN BÜYÜK KAYIP, GENÇLERİN BU ÜLKEDE KALIP DA ARTIK O ÜLKEYE İNANMAMASI. ÇÜNKÜ BİR ÜLKEYİ CANIN KADAR SEVMEK DE TEK BAŞINA YETMİYOR Kıbrıslı Türk genç olmak zor… Hem de çok zor. Bugünün gençleri, kendilerinin yaratmadığı sorunların bedelini ödüyor. Yılların biriktirdiği çözümsüzlük… Dünyanın uyguladığı izolasyon… Ekonomik çıkmazlar… Plansızlık… Ve en kötüsü de umutsuzluk… Hepsi bugünün gençlerinin omuzlarında. Bir tarafta enflasyon… Diğer tarafta dövizin altında ezilen hayatlar… Kira sterlin… Ev fiyatı sterlin… Eğitim pahalı… Yaşam pahalı… Gelir ise bu yarışın çok gerisinde. Ailesinden destek alamayan bir gencin bugün kendi ayakları üzerinde durması neredeyse imkânsız hale geldi. Bir ev sahibi olmak artık hayal… Kendi işini kurmak büyük cesaret… Ertelenen hayaller… “Gelmeyin bu memlekete” tavsiyeleri arasında karışan kafalar… Gelecek planı yapmak ne mümkün… Kendi ülkesinde adeta yabancı gibi yaşayan Onbinler… Üstelik mesele sadece ekonomi değil. Kıbrıslı Türk gençleri dünyadaki yaşıtları gibi özgür hareket edemiyor. Doğrudan uçuş hakkı yok. Uluslararası alanda önü kapalı. Kimi fırsatlara ulaşmak için hep daha fazla mücadele etmek zorunda. Bu sorunları bugünün gençleri yaratmadı. Ama bedelini en ağır onlar ödüyor. Kendi ülkesinde de tablo kolay değil. Kontrolsüz nüfus artışı… Plansız verilen vatandaşlıklar… Artan suç oranları Bozulan sosyal yapı… Gençlerin aidiyet duygusu her geçen gün biraz daha yara alıyor. Bir de liyakat meselesi var… Çalışmanın, üretmenin, başarının önüne parti ilişkileri geçerse; gençler bu ülkeye nasıl inanacak? “Okuyun, çalışın, kendinizi geliştirin” dediğimiz gençler, karşılarında adil bir sistem bulamazsa ne yapacak? Bugünün gençleri devraldıkları sorunları çözmeyi bırakın, o sorunların ağırlığı altında eziliyor. Devletin ise gençlere yönelik gerçekçi ve sürdürülebilir bir politikası yok. Genç istihdamını artıracak… İlk evini almasını kolaylaştıracak… Kendi köyünde tarım yapmasını, hayvancılık yapmasını, üretime katılmasını sağlayacak modeller yaratılmalıydı. Tarım Lisesi gibi, daha bilinçli, toprağıma, köyüne sahip çıkacak gençleri yetiştirmek, devamında yatırım yapmalarını teşvik edecek bir sistem için hiç kafa yorulmadı Bu ülkenin gençleri sadece iş istemiyor. Partizanlığın ve adam kayırmanın, partili olmanın en büyük istihdam kapısı olduğu bu ülkede… Adalet istiyor. Fırsat eşitliği istiyor. Gelecek istiyor. Şu an en büyük kayıp, gençlerinin kalıp da artık o ülkeye inanmamasıdır
- Konut piyasası büyüyor ama ülkenin gençleri ev alamıyor
- TÜM YAZILARI için tıklayınız












































































































































