Advertisement

Advertisement

Sadece sistemden kimin ne kadar para kazanacağını tartışıyoruz...

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
06/05/2026


Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


ULAŞIMDA KRİZ DEĞİL, YENİDEN KURULUM ZAMANI… SADECE SİSTEMDEN KİMİN NE KADAR PARA KAZANACAĞINI TARTIŞIYORUZ AMA ÇAĞDAŞ BİR SİSTEM DE KURULAMADI

ÖĞRENCİ TAŞIMACILIĞI İÇİN BU SENE AYRILAN KAYNAK BİR MİLYAR 500 MİLYON TL.. 24 MİLYON STERLİN… 33 MİLYON DOLAR… 28 MİLYON EURO… STANDART? SİSTEM? DİJİTALLEŞME?

Öğrenci taşımacılığı artık günü kurtararak yönetilecek bir alan değil. Maliyetler artıyor, beklentiler büyüyor, ama sistem hep eski. Oysa bu alan doğru planlandığında hem güvenli hem sürdürülebilir hem de ekonomik hale getirilebilir. Oysa biz sadece krizleri konuşuyoruz.

Açıkçası, bu sistemsizlik de bazı kesimlerin işine geliyor. Statüko oluşmuş. Sadece devletin otobüs işletmelerine ödeyeceği para üzerinden bir kavga var. Her kavgada da “öğrenci ve eğitim” rehin alınıyor. Sonra devlet sektöre istediğini veriyor. “Gargaşanın sonu refah” formülü devreye giriyor

2025-2026 öğretim yılı için öğrenci taşımacılığına ayrılan kaynak 1 milyar 500 milyon TL. Bu parayı döviz bazında da yazalım da, ne dediğimiz daha iyi anlaşılsın… 1.5 milyar TL, dünkü döviz kurları baz alındığında yaklaşık 33 milyon dolar, 28 milyon euro ve 24.5 milyon sterlin

Yahu, Allah aşkıma, bir senede 24.5 milyon sterlin ödeme yapılacak bir alanda bu dağınıklık normal mi? Dünyadaki uygulamalar bize bu konuda net bir yol haritası sunuyor. Dünyadaki örneklerine baktığımızda KKTC’de hiçbir standardın olmadığını anlıyoruz

Tamam, akaryakıt fiyatları arttı. Asgari ücret arttı, araç bakım masrafları arttı. Elbette mantık olarak otobüs işletmeleri de artış istemekte haklı. Ancak, devletin de böylesi yüksek ödeme yaptığı bir alanda, öğrenciyi merkeze koyarak belli standartları gündeme getirmesi kaçınılmaz…

Öncelikle araç standartları… Gelişmiş ülkelerde öğrenci taşıyan araçların yaşı sınırlıdır, düzenli teknik kontrolden geçmesi zorunludur ve her araç belirli güvenlik donanımlarını taşımak zorunda. En fazla 12 yaş… Emniyet kemeri, kamera sistemi, GPS, acil çıkışlar artık bir tercih değil, zorunluluk.

Bir başka önemli başlık insan faktörü… Şoförlük sadece direksiyon başına geçmek değil. Bu iş çocuk taşımak. Bu nedenle özel lisans, psikolojik yeterlilik, düzenli eğitim ve sıkı denetim şart. Çağdaş ülkelerde Şoförlerin çalışma saatleri düzenleniyor, yorgunluk riski ortadan kalkıyor.

Devlet dünya para ödediği bu alanda denetim de yapabilmeli… Teknoloji artık bu işin merkezinde. Araçların GPS ile izlenmesi, velilerin çocuklarının nerede olduğunu görebilmesi, ihlallerin anında tespit edilmesi mümkün. Düzenli ve bağımsız denetim mekanizması kurulmadan hiçbir sistem sürdürülebilir değil.

Peki otobüs sayısı ne? Az mı, fazla mı? Güzergâhlar bilimsel verilerle belirlenmeli, kapasite aşımı kesinlikle önlenmeli. Her öğrenci için oturma yeri garanti edilmeli, durak noktaları güvenli alanlardan seçilmeli. Bu iş tahminle değil, veriyle yönetilmeli. Dünya böyle yapıyor…

Ayrıca araç içi donanım ve düzen de bir standart alanı… Küçük yaş gruplarında rehber personel bulundurulması, emniyet kemeri kullanımı, kamera sistemi gibi uygulamalar standart hale getirilmeli. Aracın yaşı, teknik donanımı ve muayene sıklığı net olmalı…

Çağdaş taşımacılık sistemlerinde her öğrencinin sigortalı olduğu gerçeği bizim ülkemizde tartışma konusu bile değil. Taşınan her öğrenci tam güvence altında olmalı. Olası bir kazada sorumluluk zinciri net olmalı, taşımacı firmalar yüksek teminatlı sigorta ile çalışmalı. Bu hem ailelerin güvenini artırır hem sistemi disipline eder.

Öğrenci taşımada ihale ve sözleşme düzeni yok. Partizanlık ve yandaş düzeni ön planda. Her dönem bu böyle… Şeffaf, rekabetçi ve performansa dayalı bir sistem kurulmadı. Rekabet, kaliteyi beraberinde getirir, ana kuraldır. Bizde, adamcılık ön planda… Oy kaygısıyla standartlar göz ardı ediliyor

Dijitalleşmeye önem verilmiyor. Normal bir sistemde, velilere anlık bilgi veren mobil sistemler, öğrenci giriş-çıkış takibi, gecikme bildirimleri gibi uygulamalar artık lüks değil, gereklilik. Bu sistemler hem güvenliği artırır hem hizmet kalitesini yükseltir.

Özetle; mesele daha fazla para harcamak değil, doğru sistemi kurmak… Bu kaynakla bu ülke kendi standardını yaratabilir. Yeter ki karar verilsin, plan yapılsın ve uygulansın. O zaman ne öğrenciler yolda kalır ne de taşımacılık sektörü her yıl aynı krizi yaşar. Bu sığ kavgalaran bıkmadık mı?

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.