AB Kıbrıslı Türkleri bir kez daha yok saydı…
10/03/2026
Hüseyin Ekmekci
KIBRISLI RUMLARIN CAN GÜVENLİĞİ İÇİN YUNANİSTAN VE AB TARAFINDAN ALINAN TEDBİRLER NE KADAR DOĞRUYSA; KIBRISLI TÜRKLERİN CAN GÜVENLİĞİ İÇİN TÜRKİYE’NİN ATTIĞI ADIMLAR DA O KADAR DOĞRUDUR
AB KIBRISLI TÜRKLERİ BİR KEZ DAHA YOK SAYDI… HELE HRİSTODULİDİS’İN TAVRI NE İNSANİ NE DE VİCDANLARA SIĞAR… HRİSTODULİDİS’İN HER ADIMINI MEŞRU GÖSTERMEK İÇİN KUZEYDE 10 TAKLA ATANLAR VAR… UMARIM SAVAŞ BİR AN ÖNCE BİTER VE KENDİ NORMALİMİZE DÖNERİZ… AKSİ ADA SİLAH DEPOSU OLMAYA DEVAM EDECEK…
Kıbrıs Rum kesimi, Ortadoğu’ya en yakın AB toprağı. Avrupa Birliği üyesi Kıbrıslı Rumlar uzun süredir kendilerini yalnız bırakılmış hissediyordu. AB’nin kendilerini yalnız bıraktığını düşündüler. Hatta bu konuda teşekkür ettikleri tek ülke Yunanistan oldu.
Yunanistan, hava savunma sistemini güçlendirmek ve olası füze saldırılarını havada imha edebilecek kabiliyete sahip F-16 savaş uçaklarını Güney Kıbrıs’a gönderdi. Güney Kıbrıs’ta konuşlanan Yunan savaş uçakları, böylesi bir dönemde tarihi bağların önemini de bir kez daha gösterdi.
Her ne kadar Kıbrıs Cumhuriyeti ayrı bir ülke olsa da, tarihi bağlar böylesi dönemlerde — hele konu savaş olunca — her zaman öne çıkar. Mesaj aslında net: Yunanistan, Kıbrıs’ın yanında kararlı ve sarsılmaz bir şekilde durduğunu pratikte göstermektedir.
Rum Temsilciler Meclisi Başkanı Annita Demetriou, Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis ile salı sabahı yaptığı telefon görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Yunanistan, Kıbrıs’ın yanında kararlı ve sarsılmaz bir şekilde durduğunu fiilen kanıtlıyor” dedi.
Israrla kendimi milliyetçi bir çizgiye çekmemek için çaba harcıyorum. Hemen yanı başımızda, Ortadoğu’da yaşananlar gerçek… Bir film sahnesi değil. Küçücük bir ülke olan İsrail, ABD ile birlikte hareket ederek yanı başımızda büyük bir gerilim yaratıyor.
Gazze’de yaşananları unuttuk mu? Gazze’de kadın, çocuk demeden on binlerce insan hayatını kaybetti. HAMAS saldırısı gerekçe yapıldı. Ve gördük ki resmi sorumluluğu olmayan birçok silahlı yapı, büyük güçlerin çatışmalarında birer araç hâline gelebiliyor.
İsrail, ABD’nin güçlü desteğini arkasında bulunduruyor. ABD’nin Ortadoğu’nun birçok noktasında askeri üsleri var. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Katar… Bu ülkelerde ABD askeri varlığı yoğun. Bu durum İran açısından açık bir tehdit olarak görülüyor. Nitekim İran da bu hedeflere saldırılar düzenledi.
İran’ın bu ülkelere yönelik saldırıları, kendi bakış açısından ABD’ye ve dolayısıyla İsrail’e üslerini açan yapılara karşı bir askeri tepki olarak gösteriliyor. İran haklı demiyorum. Bir savaş var. İnsanlar ölüyor. Ülkeler haritadan siliniyor. Her ülke kendi güvenliğini ve varlığını koruma refleksiyle hareket ediyor.
Dünyadan, bölgeden, hatta Müslüman ülkelerden yükselen tepkilerin büyük bölümü İran’a yöneliyor: “Komşu ülkelere saldırma.” İran’ın “savunma amaçlı hareket ediyorum” söylemi ise oldukça zayıf kalıyor. Buna karşılık İsrail ve ABD’ye verilen desteklerin arttığı da görülüyor.
Bu tabloda Rum yönetimi AB’den daha fazla yardım talep etti. İngiliz üsleri zaten adada bulunuyor. Fransa savaş gemisi gönderdi. İtalya ve hatta savaşa en sert eleştirileri yapan ülkelerden biri olan İspanya bile, AB üyesi “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin güvenliği için adaya fırkateynler gönderdi.
Bu normal mi? Evet. Kıbrıslı Rumların güvenliği için son derece normal. Peki Kıbrıslı Türkler ne olacak? Kıbrıslı Türkleri kim koruyacak? Türkiye. Kıbrıs sadece AB toprağı değil… Ve adada sadece Kıbrıslı Rumlar da yok… Buradayız ve yaşıyoruz…
Üstelik, Yunanistan Savunma Bakanı Dendias, topyekün AB ülkelerinin askeri olarak adaya gelişlerini, “Türkiye’yi askeri olarak adadan çıkarma fırsatı” olarak niteledi. Bu tahrik değil de nedir? Seyirci mi kalacak Türkiye… Kalmadı nitekim.
Bölgemizde yaşananlar bir film sahnesi değil. Yunanistan ile Kıbrıs Cumhuriyeti arasındaki ilişki normaldir. AB ülkelerinin güneyde askeri varlık göstermesi de onlar açısından bir dayanışma göstergesidir. Biz kimle dayanışma içerisinde olacağız? Bizim normalimiz kime göre “anormal?”
Türkiye de adaya 6 adet F-16 gönderdi. İnsansız hava araçları keşif uçuşları yapıyor. Çünkü Kıbrıslı Türkler hiçbir AB ülkesinin gündeminde değil. Çözümsüzlük bizim suçumuz değil. Güneyde tüm bunlar yaşanırken, “adanın bütününün garantörü” olan Türkiye’nin sessiz kalması beklenebilir mi?
Herkesin sadece öfkesiyle değil, aklı ve vicdanıyla da düşünmesi gereken bir dönemden geçiyoruz.
Bu güvenlik önlemleri sadece Kıbrıslı Rumlar için değil, eşgüdüm içinde Kıbrıslı Türklerin güvenliği için de düşünülmelidir. Ve bir kez daha görüyoruz ki: Kıbrıslı Türkler yalnız değildir.
- Bu ülkede en büyük eksiklik yasa değil, denetimdir
- Bu ülkenin yeniden ayağa kalkabilmesi için önce karakterini toparlaması gerekiyor
- Lefkoşa'nın nefes alacağı güzelim park pisliğe teslim edildi...
- Siyaset kendi sorunlarını çözmekten aciz...
- Siyaset kurumu hiç bu kadar kötü olmamıştı
- UBP'de krizler bitmedi, vatandaşın da iki yakası bir araya gelmedi
- Vatandaş kaderine terk edildi
- Döviz aldı başını gidiyor...
- Vicdanlı, kendini düşünmeyen siyaset insanlarına ihtiyacımız var
- Hiç kimse, hukukun üstünde olmamalı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız
















































































































































