Bu düzenleme toplumu korumaktan çok siyaseti koruma altına almayı amaçlıyor
26/03/2026
Hüseyin Ekmekci
DÜŞÜNCE SUÇLUSU YARATMAK DEMOKRASİYE ZARAR VERİR. BU DÜZENLEME, TOPLUMU KORUMAKTAN ÇOK SİYASETİ KORUMA ALTINA ALMAYI AMAÇLIYOR. DEMOKRASİYE İNANAN HERKES BU ADIMIN KARŞISINDA DURMALIDIR
MECLİSTEKİ KOMİTEDEN AYRILAN HASAN TAÇOY VE HASAN KÜÇÜK YASAYA HAYIR DİYECEK. BU KOMİTEYE ATANAN YENİ VEKİLLER İÇİN UTANÇ VERİCİ… İKİ YENİ ATAMA VEKİL RESMEN TETİKÇİ KONUMUNDA… TERCİH ONLARIN
Durup dururken, ülke yeni bir krizle karşı karşıya bırakıldı. KKTC Cumhuriyet Meclisi gündeminde bulunan Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarıs ve Bilişim Suçları Yasa Tasarısı, en basit haliyle “düşünce suçlusu” yaratabilecek bir adım olarak karşımızda duruyor.
Dahası bu girişim, siyaseti koruma altına alırken, başta gazeteciler olmak üzere düşüncesini açıklayan herkesi potansiyel bir suçlu haline getirme riski var. Bu nedenle mesele yalnızca bir yasa tartışması değil, demokrasinin sınırlarının yeniden çizilmesi meselesidir. Mücadeleye değer
Elbette son dönemde sosyal medyada artan hakaret, küfür ve itibarsızlaştırma dili hepimizi rahatsız ediyor. Kimse bu çirkinliğin sürmesini savunamaz. Ancak unutulmamalıdır ki mevcut Ceza Yasası zaten bu tür durumlarda mağdur olanlara dava açma hakkı tanıyor.
Üstelik bu konuda verilmiş sayısız mahkeme kararı var. Gazeteciler de, sosyal medya kullanıcıları da bugün yargılanabiliyor. Yani hukuki boşluk yok. Yargılama süreçleri uzun, mahkemelerde işler ağır aksak ilerliyor olabilir ama, bu yargı yolunun açık olduğu gerçeğini değiştirmez
Sorun, hakaretle mücadele etmek adına ifade özgürlüğünü daraltacak yeni bir alan yaratılması. Bu yaklaşım, eleştiriden rahatsız olan yönetimlerin refleksi. Böylesi bir düzenleme, siyaseti koruma altına alırken, gazetecileri ve eleştiren herkesi baskı altına alma riskini barındırıyor.
Bu ülkede medyanın hataları yok mu? Elbette var. Sosyal medya üzerinden yalan haberlerle güç devşirenler, medya gücünü kullanarak tetikçiliğe soyunanlar da var. Medya sahipliğinin düzenlenmesi gerektiğini yıllardır söylüyoruz. Bu durumdan en çok rahatsız olan gazetecilerdir
Ancak mesele bu ise çözüm, ifade özgürlüğünü daraltmak değil; medya düzenini şeffaf ve adil bir zemine oturtmaktır. Üstelik mevcut hükümetin uygulamalarına bakıldığında tablo daha da çarpıcı hale geliyor. Maşallah kamuda ortalık basın danışmanından geçilmiyor
Tarihte hiç olmadığı kadar bakanlıklarda “basın danışmanı” dolu. Kamudan maaş alan birçok isim, sosyal medyada gazeteci gibi davranarak iktidarı yalakası içerikler üretiyor. Mesai saatlerinde kamu görevi yapması gerekenler ekranlarda boy gösteriyor
Devlet, Medyada bir düzenleme istiyorsa, işe sapla samanı ayırmaktan başlamalı. Ancak görünen o ki, atılmak istenen adım medyayı düzenlemekten çok siyaseti koruma altına almak amacı taşıyor. Bu yaklaşım, demokratik toplumlarda kabul edilebilir değildir.
Kendi adıma bu yasa geçse de geçmese de gazetecilik yapmaktan vazgeçmeyeceğim. Gazetecilik yaptığım için hakaretlere uğradım, iftiralara maruz kaldım, mahkemelerde hesap verdim… Gerekirse gene veririm, ne olacak? Korkmak, yılmak, geri adım atmak yok…
Birisi başkasının özgürlüğüne müdahale ediyorsa, yalan ve iftira ile saldırıyorsa, mevcut yasalar bunun hesabını sorar. Mahkemeler orada ve yüzlerce emsal karar var. Bu girişim siyasetin dokunulmazlık alanını genişletme, gazetecilerin meslek alanını daraltma anlamı taşıyor
Gerçekten bir düzenleme yapılacaksa, işe kamu kaynakları kullanarak hükümet yalakalığı için propaganda yapan, medya düzenini bozan, mesai saatleri içinde kamudan maaş alıp, ekranları parselleyenlerden başlanmalı. Vekillerin yeteri kadar koruma kalkanı zaten var…
- Bu ülkede en büyük eksiklik yasa değil, denetimdir
- Bu ülkenin yeniden ayağa kalkabilmesi için önce karakterini toparlaması gerekiyor
- Lefkoşa'nın nefes alacağı güzelim park pisliğe teslim edildi...
- Siyaset kendi sorunlarını çözmekten aciz...
- Siyaset kurumu hiç bu kadar kötü olmamıştı
- UBP'de krizler bitmedi, vatandaşın da iki yakası bir araya gelmedi
- Vatandaş kaderine terk edildi
- Döviz aldı başını gidiyor...
- Vicdanlı, kendini düşünmeyen siyaset insanlarına ihtiyacımız var
- Hiç kimse, hukukun üstünde olmamalı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































