Bu düzende doğru olan kaybediyor
20/04/2026
Hüseyin Ekmekci
BU DÜZENDE DOĞRU OLAN KAYBEDİYOR… SEÇİM SÜRECİ YAKLAŞTIKÇA AFLAR DA BAŞLADI… BU ÜLKEYE SAYGISI OLANLAR, BU ÜLKEYİ SEVENLER DÜZENİN KÖLESİ Mİ? HEY; KÖLE MİYİZ?
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde mesele artık sadece bozulan ekonomi değil. Mesele, kimin nasıl yaşadığı. Mesele, kimin bedel ödediği, kimin ödemediği bedelle zenginleştiği. Çünkü bu ülkede kriz eşit dağılmıyor… yük hep aynı insanların omzuna biniyor.
Bu ülkede düzenli vergi veren, yatırım yapan, istihdam yaratan insanlar var. Sabah iş açan, akşam hesap kapatan, her kuruşunu devlete beyan eden bir kesim… Ve tam da bu insanlar, bugün sistemin en büyük mağduru haline gelmiş durumda.
Çünkü bu ülkede vergi veren cezalandırılıyor.
Evet, yanlış duymadınız… Vergisini düzgün ödeyen, kurallara uyan, devlete sadakat gösteren kesim; artan maliyetlerle, denetimlerle, cezalarla boğuluyor. Vergi listelerinde hep aynı şirketler, aynı insanlar…
Peki ya diğerleri? Siyasete yaslanan, ihale kovalayan, ayrıcalık peşinde koşan bir düzen büyütüldü bu ülkede. Vergiyle değil, ilişkiyle büyüyen bir yapı… Emekle değil, adaletle hiç değiş; siyasete yakın olanın kazandığı bir sistem… Ve en acısı, bu sistem artık normal.
Bir tarafta alın teriyle ayakta kalmaya çalışan işletmeler… Diğer tarafta devletin imkanlarıyla şatafat kuranlar… Bir tarafta borçla dönen çark…
Diğer tarafta hesap vermeden büyüyen servet… İş dünyası için durum bu… Sadakatle sisteme, işine, ülkesine bağlı olan herkes cezada…
Peki ya gençler? Siyasete yakın olan, kamuda baş köşede… Sistem hızla çökerken istihdam da kamuda haksız ilerleme de hep siyasete yakın olanda… Kamuda çok sayıda genç kendini geliştirmek, vatandaşa hizmet için canını yerken, mutlu bir azınlık, kalem oynatmadan sadece maaş alıyor
Devlet dediğiniz yapı, adalet üretmek zorunda. Herkese adaletli davranmak zorunda. Vergi adaleti, bu işin temeli. Ama siz vergi verenin sırtına yük bindirip, vergi vermeyeni affederseniz… Siz yatırım yapana zorluk çıkarıp, siyasete yakın olana kapı açarsanız… O ülke bitmiş, bitmiş…
Bakın açık konuşalım… Bu ülkede insanlar artık daha fazla çalışarak değil, doğru kişiyi tanıyarak kazanıldığına inanıyor. Bu algı oluştuysa, bu en büyük çöküş. Çünkü bu, sistemin iflası. Sistemi çözen, yüzsüzlüğü de kendine yakıştıran, kısa vadede kazanıyor, ülke ise kaybediyor
Bir ülkede girişimci korkuyorsa, bir ülkede yatırımcı geri çekiliyorsa, bir ülkede genç “ben burada başaramam” diyorsa… orada sorun döviz değildir, faiz değildir… orada sorun doğrudan düzendir. “Ekonomi bozuk” düzelir; çöken ahlaki düzen ne olacak?
Birileri fakirleşirken birileri şatafat içinde yaşıyorsa, bu kriz değildir. Bu, bilinçli kurulmuş çarpık bir düzen. Bu, paylaşımın adil olmadığı bir düzen. Çünkü hiçbir toplum, sürekli aynı kesimin fedakarlık yaptığı, aynı kesimin kazandığı bir yapıyı sonsuza kadar taşıyamaz.
Vergisini veren mi suçlu, yoksa sistemden beslenen mi ödüllü? Kendini geliştiren eğitimli gençler mi suçlu, siyasete yaslanan gençler mi ödüllü? Eğer bu soruya dürüstçe cevap veremiyorsak, ne ekonomi düzelir, ne devlet ayağa kalkar… Yazık bu topluma; çok yazık…
- Kamu, borçlanmadan yaşayamayacak hale geldi
- Bakalım Üstel bu cendereden nasıl çıkacak...
- Seçmenin öfkesinin arkasına saklanmak kimseye bir şey kazandırmaz
- 20 Temmuz'u doğru okumak zorundayız
- Çocukları koruyan bir sistem maalesef kurulamadı
- Çocuk İzlem Merkezi Yasası on dört yıldır rafta bekliyor
- Polise Giden Birçok Yabancı Hakkını Arayamıyor
- Suda yaptığımız hataları yapmayalım yeter
- Bu ülkede suç işlemek neden bu kadar kolay
- Küçük esnaf batarken sektörler de tehdit altında...
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































