Advertisement

Advertisement

Mal gararını buldu; herkes söyleyeceğini söyledi…

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
23/02/2026


Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


MAL GARARINI BULDU; HERKES SÖYLEYECEĞİNİ SÖYLEDİ… SİYASETİN CİDDİ SORUMLULUK ALMASI GEREKEN GÜNLERDEN GEÇİYORUZ. TÜRK TELEKOM TARTIŞMASINDA MAL KARARINI BULDU. AYNI ŞEYLERİ TEKRAR TEKRAR YAŞAMAYA GEREK YOK.

HÜKÜMET BUGÜN OYLAMA İÇİN ZORLAMA YAPMAMALI… ONAY YASASI BUGÜN MECLİSE GELMEMELİ… ANAYASA ZORLANMAMALI… YARGI İLE YASAMA, HÜKÜMETLE CUMHURBAŞKANI KARŞI KARŞIYA GELMEMELİ… MADEM UZLAŞI MASASI KURULDU; ÖNCE SORUN ORADA ÇÖZÜLMELİ.

Bu meselede söylenmesi gerekenler söylendi. Sendika konuştu. İktidar konuştu. Muhalefet konuştu. Türkiye’den yetkililer konuştu. Herkes ne demek istediğini, hangi koşullarda toplumsal uzlaşının sağlanabileceğini dile getirdi. Söylenecek tek bir yeni cümle kalmadı.

Ortak nokta belli. Bu ülkenin internet altyapısı güçlenmeli. Fiber dönüşüm şart. Dijitalleşme artık lüks değil, zorunluluk. Türk Telekom’a karşı olan tek bir kişiye rastlamadım. Sorun hükümetin kullandığı yöntem. Sorun ihalesiz bir süreç. Sorun birçok mağdur yaratacak bir anlaşma.

Bu ülkenin gelişimi için elbette yabancı sermayeye karşı durmamak gerekiyor. Yabancı yatırımcıya kim karşı? Kim bu ülkeye sermaye gelsin istemez?

Ama burası bir şirket değil. Burası Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Anayasası var. Yargısı var. Yasaması var.

Devletlerarası anlaşma imzalanabilir. Ama o imza, bu ülkenin hukuk sistemini tartışmalı hale getiremez. Getirmemeli. İmzalanacak her uluslararası anlaşmada devletin anayasal kurumları korunmalı. İtibarı gözetilmeli. Süreç baştan yanlış başladı, kriz büyüdü.

Bir başka gerçeğimiz daha var. Hükümet attığı adımlarda yargıyı sürekli iptal kararı vermek zorunda bırakamaz. Bırakmamalı. Kuvvetler ayrılığı bir denetim mekanizmasıdır, itirazım yok. Ama Meclis’i, yürütmeyi mahkeme kapılarında yıpratamayız. Siyasetin görevi krizi büyütmek değil, çözmektir.

Bu tartışmada herkes hassasiyetini ortaya koydu. Muhalefet çekincesini anlattı. İş insanları rekabet vurgusu yaptı. Toplum hassasiyetini dile getirdi. Hatta Cumhurbaşkanı, yasa önüne gitmeden “anayasa” uygunluğuna dikkat çekti. Türkiye’ye de mesaj verildi: “Bu metin anayasadan döner.”

Şimdi aynı tartışmayı yeniden Meclis kürsüsüne taşımak, bu topluma ne kazandıracak? Bugün yine saatler sürecek konuşmalar… Yıpranacak demokrasi, artacak gerginlik. Herkes meramını anlatmadı mı? Yeniden aynı gerilime gerek var mı? Burada hükümet ciddi bir inisiyatif almalı.

Madem diyalog masası kuruldu, madem ek protokol arayışı var, madem Ankara da buradaki hassasiyeti anlamış görünüyor; o halde yapılması gereken belli: Bir adım geri atmak, toplumsal uzlaşıyı öne çıkarmak. Sonra ileriye yönelik güçlü bir adımın zeminini yaratmak.

Toplumda gerilimi tırmandıracak adımlara izin verilmemeli. Yargı, siyasetin hatasını düzeltmek zorunda bırakılmamalı. Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası’na aykırı bir metne imza attırılmamalı. Sanırım durum artık net olarak anlaşıldı.

Bu mesele artık bir inatlaşma meselesi değildir. Bu mesele devlet ciddiyeti meselesidir. Yetki iktidarda. Sorumluluk da iktidarda. Hızlı bir uzlaşı. Hızlı bir ek protokol. Şeffaf, hukuka uygun, rekabete açık bir model. Bu kadar zor değil sanırım. Herkes herkesi anladığına göre…

Bu sürecin sonunda; Hem altyapı güçlenecek.

Hem uluslararası alanda rekabet artacak.

Hem de devletin itibarı korunacak. Siyaset bugün cesaret gösterecekse, bu cesaret uzlaşıyı sağlama cesareti olmalı. Bu bir geri adım değil; tam aksine geleceği inşa etme yöntemidir.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.