Adım adım korktuklarımızı yaşıyoruz...
02/03/2026
Hüseyin Ekmekci
EÇMİŞTEN DERS ÇIKARARAK GELECEĞİ KURTARMAMIZ GEREKİYOR… DÜNYADA YAŞANALARA BAKINCA, BASİT SORUNLARI ÇÖZEREK HUZUR İÇİNDE BİR GELECEK KURMAK MÜMKÜN
İran- İsrail arasında ekseninde devam eden, ABD’nin yanladığı savaş, aslında büyük bir bölgesel kriz. Elbette uluslararası ilişkiler uzmanı değilim. Ama yıllardır ülkem, ülkemin geleceği için süreçleri yakından talep ediyorum. Adım adım korktuklarımızı yaşıyoruz
Bölgede uzun süredir kabaran bir öfke var… Bu süreçte Türkiye tavrını doğru noktada yoğunlaştırdı. Yangını söndürmeye yönelik bir tavır sergiledi. Gördüğüm en hassas nokta ise, olası bir krizde yangının Türkiye’ye sıçramaması için oldukça hassas bir siyaset güdülüyor.
Ancak, uzun süredir Tüm liderliğinin izlediği tavır, aslında kaynayan kazandan talan tehlikeli sıcaklığın ülkemize taşınmasına neden oldu. Zaten adadaki İngiliz üslerinin varlığı, İngilizlerin de her bölgesel krizde ABD- İsrail ile birlikte hareket etmesi var ya… Üsler hep gündemde…
Dün sabah saatlerinden itibaren İran’ın dini liderinin öldürülmesi… Üst komuta yöneticilerine düzenlenen suikastler… İran’ın da bölgedeki bir çok hedefe yönelmesine neden oldu. Başımızın üzerinde bombaların biri gidip, biri geçiyor. Başımıza düşmüyor ama, görünür mesafede hedefine gidiyor…
Yine dün sabah, önce Kıbrıs’taki İngiliz üslerine bomba gönderildiği haberi geldi, ardından bu yalanlandı. “Hedef Kıbrıs adası değil…” dendi. Rum liderliği de bunu defa defa tekrarladı. Hedef olsa olsa İngiliz üsleriydi, onlar da bombaları havada imha edecek kadar donanımlı…
İran’a şaşıyor insan… Persia nasıl bu hale geldi? Kısa tarihe bakınca… Tarih bazen uzak gibi görünür ama aslında bugünü anlatır. Pers İmparatorluğu, farklı halkları bastırmadan yönettiği için büyüdü. Gücünü ideolojik dayatmadan değil, düzen ve adaletten aldı.
Çıkarmamız gereken dersler var mı? Hem de nasıl? Üstelik, sadece bizim değil, Kıbrıslı Rumların da, liderliklerin de alması gereken dersler var. Esas başarı, ad ahlakını 1974 öncesinin çatışmalı, karanlık günlerine döndürmemek… Esas başarı budur…
Uzunca bir süredir Rum lider, bölgesel güç Türkiye’ye karşı, küresel güçleri adaya çekme stratejisi izledi. ABD, İsrail ve Hindistan artık adada. Ne bekliyor Rum lider? Olası bir çatışmada güçlü olmak mı? Güce yaslanmak mı? Ne?
İsrail hava savunma sistemleri kuruldu bu adada… Baf bölgesinde ABD için havaalanı ayarlandı. Bunların Rum halkının güvenliği için olduğunu düşünmek bile istemem. Tam aksine, adayı böylesi bölgesel krizlerde hedef haline getirir.
Rumlar, “işgal” diyerek, Türkiye karşıtlığı üzerinden uluslararası kazanım peşinde? Nasıl bir işgal bu? 5 milyon turist, AB üyesi, AB içerisinde refahı en yüksek ülke, suç oranı Avrupa ülkeleri içerisinde en düşük ülke… Bu mu işgal? Siyasi sorun vardır ama, “işgal” demek, bu tabloda haksızlık
Peki örneğin İsrail’den alınan hava savunma sistemi? Kimin için? Kıbrıslı Türkler için, büyük… Türkiye korkusu içinse, küçük… Ama en temelde, saçma. Durumu germek ve adada silahlanmayı sağlamak, Rumların lehine değil… Tam aksine bu alanda Türkiye ile aşık atmaları olanaksız
Ne yaparsak yapalım, ada halkını bilinmese sürüklemek en kötüsü. Geçmişte ağır bedeller ödendi. Bunu en iyi ada halkı bilir. Maalesef bu hassas ortamda kaş yapalım derken, göz çıkarılıyor. Bugün atılan adımlar yarın başımıza çorap örmez… Umarım…
- Bu ülkede en büyük eksiklik yasa değil, denetimdir
- Bu ülkenin yeniden ayağa kalkabilmesi için önce karakterini toparlaması gerekiyor
- Lefkoşa'nın nefes alacağı güzelim park pisliğe teslim edildi...
- Siyaset kendi sorunlarını çözmekten aciz...
- Siyaset kurumu hiç bu kadar kötü olmamıştı
- UBP'de krizler bitmedi, vatandaşın da iki yakası bir araya gelmedi
- Vatandaş kaderine terk edildi
- Döviz aldı başını gidiyor...
- Vicdanlı, kendini düşünmeyen siyaset insanlarına ihtiyacımız var
- Hiç kimse, hukukun üstünde olmamalı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız
















































































































































