Advertisement

Advertisement

Çocuklarımız sizin maskaranız değil… Basit bir sorunu çözemediniz

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
15/09/2026


Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


ÇOCUKLARIMIZ SİZİN MASKARANIZ DEĞİL… BASİT BİR SORUNU ÇÖZEMEDİNİZ. BİRİLERİ PARA KAZANIYOR, BİRİLERİ PARA ÖDÜYOR… ÖĞRENCİLER DE BU SİSTEMSİZLİK İÇERİSİNDE PİNPON TOPU GİBİ BİR ORAYA, BİR BURAYA SAVRULUYOR.

ÖĞRENCİ TAŞIMACILIĞI SİSTEMİ, BİRİLERİ PARA KAZANSIN DİYE KURULAN BİR SİSTEM DEĞİLDİR. OLMAMALIDIR. BAKAN DİYOR Kİ: “BİRİLERİ DE BUNUN İÇİN EYLEM YAPSIN…” HAYIR, ARTIK YETER! BİRİLERİ DE EYLEM PLANI HAZIRLASIN.

Öğrenci taşımacılığında yine kaos var. Dün ilkokullarda birçok öğrenci okula taşınamadı. Bugün orta eğitimde aynı sorunlar… Taşımacılar tepkili. Geçen yıldan alacakları olduğunu söylüyorlar. Bu yıl kaç para alacaklarını bilmiyorlar.

Eğitim Bakanlığı ile kapsamlı bir sözleşmenin hâlâ ortaya çıkmadığını söylüyorlar. “Bu şartlarda öğrenci taşımayacağız” diyorlar. Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ise başka bir yerden bakıyor.

“Her şey için eylem yapılıyor, öğrenci taşımacılığı için eylem yapanı görmedik” diyor. Sayın Bakan… Bizim eyleme ihtiyacımız yok. EYLEM PLANINA İHTİYACIMIZ VAR. Hem de yıllardır. Çünkü öğrenci taşımacılığı basmakalıp yapılacak bir iş değil.

Taşıdığınız patates değil. Çimento değil. Demir değil. Çocuk taşıyorsunuz. Bu ülkenin çocuklarını… Peki hangi otobüslerle? Kaç yaşındaki araçlarla? Hangi güvenlik standartlarıyla? Klima var mı? Emniyet kemeri var mı?

Araçların bakımı hangi sıklıkta yapılıyor? Lastikleri hangi durumda? Şoförlerin çalışma koşulları nasıl? Denetimi kim yapıyor? Bir aracın öğrenci taşıyabilmesi için bizim koyduğumuz gerçek standart ne? Önce bunları konuşalım.

Yeni okul yaptık diye övünüyoruz. Sınıflara klima koyuyoruz. Laboratuvar yapıyoruz. Akıllı tahta koyuyoruz. Çocuğun okulda hangi şartlarda eğitim aldığını konuşuyoruz. Peki o çocuk okula nasıl geliyor? Kimse dönüp buna bakmıyor.

Çocuk modern okula, yıllanmış ve standardı belirsiz bir otobüsle gidiyorsa ortada büyük bir çelişki var. Taşımacının da haklı olduğu yer var. Adam diyor ki: Geçen yıldan paramı alamadım. Bu yıl kaç para alacağımı bilmiyorum. Ne zaman ödeme alacağımı bilmiyorum. Sözleşmem belli değil. Ben otobüsümü nasıl yenileyeyim?

Haklı. Milyonlarca liralık yeni araç alacak. Kredi kullanacak. Personel çalıştıracak. Yakıt koyacak. Bakım yapacak. Ama karşısındaki devlet ona gelecek üç yılın değil, üç ayın hesabını bile gösteremiyor.

Sonra biz bu işletmeden Avrupa standardında öğrenci taşımacılığı bekliyoruz. Olmaz. Ama işin diğer tarafını da unutmayalım. Her yıl aynı filmi izliyoruz. Taşımacılar para istiyor. Devlet biraz artırıyor. Pazarlık yapılıyor. Taraflar birbirine kızıyor.

Çocuklar birkaç gün taşınmıyor. Veliler perişan oluyor. Sonra siyasetçiyle taşımacı bir rakamda anlaşıyor. Kriz bitiyor! Gerçekten bitiyor mu? Hayır. Taşımacının aldığı para artıyor.

Ama otobüsün standardı artıyor mu? Araç filosu gençleşiyor mu? Güvenlik standardı yükseliyor mu? Denetim sıklaşıyor mu? Çocuğun aldığı hizmet iyileşiyor mu? Çoğu zaman bunların hiçbirini konuşmuyoruz. İşte sistemin en büyük ayıbı burada.

Çıkar çevreleri bir şekilde uzlaşıyor. Faturayı yine öğrenci ödüyor. Siyasetçi krizi çözdüğünü açıklıyor. Taşımacı parasını alıyor. Hükümet rahatlıyor. Eylem bitiyor. Herkes evine gidiyor. Çocuk yine aynı otobüse biniyor. İşte buna itiraz ediyorum.

Bu yıl yapılacak anlaşma sadece “öğrenci başına kaç para ödenecek?” anlaşması olmamalı. Devlet bir ÖĞRENCİ TAŞIMACILIĞI EYLEM PLANI açıklamalı. Araç yaşı standardı koymalı. Teknik kriterleri belirlemeli. Güvenlik donanımlarını zorunlu hale getirmeli.

Başka? Periyodik denetim sistemi kurmalı. Şoför kriterlerini belirlemeli. Araçların kayıtlarını dijital ortamda tutmalı. Velinin çocuğunu hangi aracın taşıdığını bilmesini sağlamalı. Ve en önemlisi… Taşımacıya da önünü gösterecek bir finans modeli yaratmalı.

“Yarın bütün eski otobüsleri değiştirin” demek kolay. Adam hangi parayla değiştirecek? Devlet üç veya beş yıllık bir dönüşüm programı açıklasın. Standarda uygun yeni araç alacak işletmeye uygun finansman sağlansın. Vergi kolaylığı düşünülsün. Kredi mekanizması yaratılsın.

Karşılığında da net şart konulsun: Devletten öğrenci taşımacılığı parası alacaksan, benim koyduğum güvenlik standardına uyacaksın. Bu kadar açık. Devlet parasını zamanında ödeyecek. Taşımacı yükümlülüğünü zamanında yerine getirecek.

Ve çocuk güvenli şekilde okula gidecek. Bunu yapmazsak ne olacağını şimdiden söyleyeyim. Birkaç gün bağıracağız. Taşımacılarla Bakanlık masaya oturacak. Bir rakam bulunacak. El sıkışılacak. Otobüsler yeniden çalışacak. Herkes “kriz çözüldü” diyecek. Ama hiçbir şey çözülmeyecek.

Seneye eylül ayında yine aynı haberi yapacağız. Yine para konuşacağız. Yine eylem konuşacağız. Yine çocuklarımızı unutacağız. Çünkü bizim sorunumuz öğrenci taşımacılığındaki ücret değil. SORUN SİSTEM.

Eylem yapıp birkaç kuruş daha vermek kolay. Zor olan standart koymak. Denetlemek. Finansman yaratmak. Filoyu yenilemek. Çocuğu sistemin merkezine koymak. Sayın Bakan… Eylem aramayın. EYLEM PLANI YAPIN.

Çünkü siyasetçiyle taşımacı sonunda mutlaka anlaşır. Bugüne kadar hep anlaştılar. Bundan sonra da anlaşırlar. Benim merak ettiğim onlar değil. Çocuklar ne zaman hak ettikleri düzeyde çağdaş bir taşımacılık sistemine kavuşacak?

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.