Daha nasıl anlatılabilirdi ki? Federal çözüm gerekli, ama bu tabloda imkansız
07/08/2025
Levent Kutay
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Colin Stewart, son açıklamalarında, aslında adanın geleceğine dair en yalın gerçeği dile getirmeye çalıştı:
Kıbrıs’ta federal çözüm gerekli, ama yakın vadede olmayacak.
Sözlerinin satır aralarında hem diplomatik soğukkanlılık hem de umutsuz bir realizm göze çarpıyor.
Stewart, yıllardır tekrarlanan “çözüm umutları” klişesinden sıyrılıp, taraflar arasındaki derin güven bunalımına, siyasi irade eksikliğine ve uluslararası gündemin Kıbrıs’ı ikinci plana itmesine dikkat çekti kanımca.
Bu, alışıldık iyimser diplomatik dilden farklıydı; neredeyse “Artık kendinizi kandırmayın” diyen bir anlam taşıyor…
Ne yazık ki bu tespit, sadece bugünün değil, son on yılların gerçeği.
1977’den bu yana masaya oturan her lider, kendi seçmenine “haklı” görünmek adına ortak paydadan uzak durdu.
Müzakereler, iyi niyet fotoğraflarının ötesine geçemedi.
Stewart’ın sözleri, bu döngünün kırılmadığı sürece ne federasyonun ne de başka bir modelin hayata geçemeyeceğini gösteriyor.
Asıl soru şu: Çözümün gerekli olduğunu herkes biliyor ama kim bedelini ödemeye hazır?
Karşılıklı tavizler olmadan “herkes kazansın” formülü, bir masal olmaktan öteye gitmiyor.
Stewart’ın bu kadar açık konuşması, belki de sürecin artık daha dürüst bir zeminde tartışılması gerektiğini işaret ediyor.
Kıbrıs’ta gerçek çözüm, diplomatik metinlerde değil, halkın zihninde ve kalbinde başlar.
Fakat bugün görünen o ki, ne Lefkoşa’nın kuzeyinde ne de güneyinde bu değişimi yaratacak sosyolojik bir ortam var.
Stewart’ın sözleri tam da bu yüzden değerli…
Gerçek, bazen umut etmekten daha öğretici olabiliyor.
- Güney Kıbrıs seçimleri… Meclis Başkanlığı DİKO’ya doğru…
- Anita artık Niko’ya rakip…
- Sadece Arda’ya değil, Kıbrıslı Türklere ayıp edilmiştir…
- “Keşke başbakan kalsaydım” sözünün arkasındaki büyük kırılma
- Paradoks… 22 yıl önce bize Hayır dediler, bugün bize inat AB Zirvesi yapıyorlar…
- Türk Devletlerine burun kıvırma lüksümüz yok
- Türkiye’nin “merkez aklına” doğrudan hitap…
- Bugün dikilen fidanlar, yarın bu ülkenin gölgesi olacak
- Neden durduk yere yeniden Erenköy’ü istiyor?
- Adalet enkazın altında kaldı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































