BM metninde rahatsızlık veren eksilik ne?
19/12/2025
Levent Kutay
18 Ekim’de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi ile birlikte elbette çok sevdiğimiz değer verdiğimiz bir arkadaşımız iyi bir siyasetçi dürüst kendisini iyi ifade edebilen hukuki bilgisini liyakat noktasında teslim edebileceğimiz çok değerli bir ismi cumhurbaşkanı seçtik
Elbette bu başarı ve ona yüklenen anlam onun omuzlarında ağır bir sorumluluk bırakıyor o da bunun bayağı farkında.
Bu sorumlulukta en önemli yer tutan noktalardan birisi de kuşkusuz Kıbrıs sorunu…
Tufan hocanın geçmiş müzakere ve Talat döneminde elde ettiği deneyim, ana muhalefet Partisi dönemindeki ciddi diplomatik misyon başbakanlık döneminde Türkiye ile ilişkiler bağlamında gözlemleri onun bu görevdeki en önemli hareket noktalarından biri kuşkusuz
Seçimi kazanmasıyla birlikte Ankara ziyareti, orada görüş farklılığı muğlak bırakılan bizim de adına yapıcı muğlaklık dediğimiz ziyaretin sonrasında elbette döner dönmez Kıbrıs sonuyla ilgili mesaiye başladı
Tabi Tufan Hoca’nın Kıbrıs sorunu çözme gibi ana sorumluluğu olduğunu hiçbir zaman söylemedim
Bununla birlikte bir cumhurbaşkanının elbette ajandasında ilk başlıkta yer tutuyor
Tufan hoca Türkiye ile tam aynı düşünmese de, Rum Başkanla ikinci görüşmesinde bir metin ortaya çıkardı.
Bu metinde güvenlik konseyi kararları ve geçmiş BM anlaşmalarına atıf ile birlikte federasyon ifadesi gizlenmiş bir manevra gördük.
Sonrasında bu manevranın yapıcı muğlaklık değil bir noksanlıktan ibaret olduğunu vurgulamaya çalıştı HP Genel Başkanı ve bu işlerin uzmanı Kudret Özersay.
Kudret hoca ana fikirle de şunu ortaya koydu:
Türkiye’ye rağmen federasyon temelinde masaya dönüyorsak biz bunun karşılığında ne aldık ?
Bu soruya Tufan hoca henüz somut bir yanıt vermedi.
Türkiye’yle bu konuda küçük bir görüş farklılığı yaşıyoruz ama sözü edilen metinde Rumların sevincini not etmek gerekir
Burada şunu belirtmekte fayda var.
“ Bugüne kadar BM güvenlik konseyi kararlarına atıf yapıldığı zaman her iki tarafın da kendi yorumunu koruyabilmesi için genelde ilgili (relevant) kavramı da mutlaka oraya konuluyordu.
Şimdi görünen o ki bu kez bu konuda o hassasiyet göz ardı edildi.
Ama böyle bir atıf yapılmış olsaydı dahi neredeyse bütün güvenlik konseyi kararlarında siyasi eşitlikten bahsedildiği zaman hep federal çözüm çerçevesi açıkça vurgulandığı için, şu anki görüntü federal zemine döndüğümüz yönünde”.
Umarım ileriki süreçte bunun noksanlığı çok hissetmeyiz
Tufan Hoca’nın cumhurbaşkanlığı seçiminen bir hafta kala Eziç de düzenlediği basın toplantısında “ ben hiçbir görüşmeye not tutucu olmadan girmeyeceğim” sözü de şimdilik uygulanamadı sanırım.
Liderle yapılan baş başa ya da Holguin’le görüşmelerde bir not tutucu sanırım yanlış görmemişsek görüşmede yer almamış.
Relevant ifadesi; Tufan hoca gayet iyi bilir, İngilizcesi diplomatik düzeyde olan herkes, zaten bu ifadenin orada yer alması gerektiğini bilir.
Bu açıdan metin diplomasisine sanırım biraz daha çalışma ihtiyacı gerekiyor
Benim bunları söylerken kimseyi kırmak gibi bir derdim hele hele Tufan hocayı kırmak gibi bir derdim asla yok
Takdir ettiğimiz gibi tespit ettiğimiz bir noksanlık varsa da usulünce onu paylaşmaya devam edeceğiz
- Güney Kıbrıs seçimleri… Meclis Başkanlığı DİKO’ya doğru…
- Anita artık Niko’ya rakip…
- Sadece Arda’ya değil, Kıbrıslı Türklere ayıp edilmiştir…
- “Keşke başbakan kalsaydım” sözünün arkasındaki büyük kırılma
- Paradoks… 22 yıl önce bize Hayır dediler, bugün bize inat AB Zirvesi yapıyorlar…
- Türk Devletlerine burun kıvırma lüksümüz yok
- Türkiye’nin “merkez aklına” doğrudan hitap…
- Bugün dikilen fidanlar, yarın bu ülkenin gölgesi olacak
- Neden durduk yere yeniden Erenköy’ü istiyor?
- Adalet enkazın altında kaldı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız
















































































































































