Gözümüzün içine baka baka affettiler hepsini
20/01/2026
Hüseyin Ekmekci
ZANGOÇUN ADALETE İSYAN ETTİĞİ HİKÂYEDEKİ GİBİ DURMADAN ÇALSIN ÇANLAR… BÜYÜK PUNTOLARLA HAYKIRALIM; “ADIYAMAN’DA ADALETİ BİR KEZ DAHA ÖLDÜRDÜLER…”
GÖZÜMÜZÜN İÇİNE BAKA BAKA AFFETTİLER HEPSİNİ… DİNLEMEDİLER, UMURSAMADILAR, EVLAT, EŞ KAYBEDENLERİN DUYGULARINI DAHİ ANLAMADILAR… ADINA ADALET SARAYI DEDİKLERİ BİNADA, SARAYI GÖRDÜK AMA ADALETİ BULAMADIK
Buz kestik… 6 saat mahkeme dinleyen hâkim, 20 dakika ara verdi. Ne için? Karar için. Önünde inci gibi dizilmiş, İSİAS Otel’e izin verenleri yargılarken… 20 dakika ara vermiş; 15 dakikada geri gelmiş; 5 dakikada kararı okumuş… 3 kişi beraat, 2 kişi hapis ama serbest…
Dışarısı -2 dereceydi. Klimaların gürül gürül çalıştığı salon bir anda -20 oldu. Buz kestik. İsyan eden aileleri “salondan çıkarın” dedi hâkim. Öyle ya… Ne işimiz vardı o salonda? Adaletin olmadığı bir salonda, adalet için mücadele edenlerin ne işi vardı?
Sabah sabah savcıyı dinledik. Dakikalarca teknik raporlardan ve otelin ne kadar kötü olduğundan bahsetti. Teknik raporlardan kopyala-yapıştır yapmış, belli… En sonunda da dedi ki, “Olası kasta gerek yok, alt sınırdan uzaklaşarak ceza verilsin. Süreç bitene kadar kimse tutuklu kalmasın…”
Öyle de oldu. Savcı ve hâkim, salondaki aileleri önemsemedi. Aileler saatlerce tek tek söz alarak ne yaşadıklarını anlattı. Neden olası kast üzerinden ceza verilmesi gerektiğini… Baktılar, dinler gibi yaptılar… Ama zerre umurlarında olmadı… Önceden tasarladıkları tiyatroyu oynattılar.
Sahilciğimizin annesi Esra Özberkman, hâkimin yüzüne baka baka dedi ki; “Söz hakkı veriyorsunuz ama bizi duyuyor musunuz bilmiyorum. Adalet olası kastla gelir ve o adalet bir gün herkese lazım olur…” Filmin sonunu bilir gibi özetledi Esra öğretmen…
En son konuşanlardan biriydi Selinciğimizin babası Enver Karakaya… “Ne söylesek boşuna” dedi… “Bizi duymadığınızı biliyorum” dedi mahkeme heyetine… “Buradan adalet çıkmayacak, bu nedenle de söyleyecek bir şeyim yok…” dedi. Haklı da çıktı.
Özetle dostlar, karar için geldiğimiz Adıyaman’dan hüsranla döndük. Adıyaman Kıbrıslılardan 35 can aldı, 35 kuruşluk adalet sağlamadı. Acılı aileleri dinlemeyen, teknik raporları umursamayan, İSİAS katillerini koruyan bir mahkeme heyeti izledik.
“Deprem oldu bitti. Zaten Türkiye’de kimsenin şikâyeti de kalmadı. Kavga eden de kalmadı, 3-5 kişi hariç. Siz ne yapıyorsunuz elimizin ayağımızın içinde… Haydi memleketinize…” der gibiydi savcı; okuduğu kararla da buna uygun davrandı hâkim… Aslında işin özeti buydu…
Havadan daha soğuk yüzlü savcı ve hâkim, 16 saniyede yerle bir olan hayatları, 5 dakikada okuduğu gerekçesiz kararıyla bir kez daha kararttı. Çok üzgün, gergin ve mutsuzuz. Türkiye’de adalet arayan her bir birey adına endişeliyiz…
Kum yığını bir bina… Bile bile apartmanı otele çeviren kamu görevlileri… Denetim yapmamış, yıkım kararı aldıkları inşaatı daha sonra affetmiş insanlar topluluğu… Yazıklar olsun. Şimdi düştüğümüz yerden bir daha kalkarak yeniden bir hukuk mücadelesi verme zamanı… Nereye kadar giderse…
- Bu ülkede en büyük eksiklik yasa değil, denetimdir
- Bu ülkenin yeniden ayağa kalkabilmesi için önce karakterini toparlaması gerekiyor
- Lefkoşa'nın nefes alacağı güzelim park pisliğe teslim edildi...
- Siyaset kendi sorunlarını çözmekten aciz...
- Siyaset kurumu hiç bu kadar kötü olmamıştı
- UBP'de krizler bitmedi, vatandaşın da iki yakası bir araya gelmedi
- Vatandaş kaderine terk edildi
- Döviz aldı başını gidiyor...
- Vicdanlı, kendini düşünmeyen siyaset insanlarına ihtiyacımız var
- Hiç kimse, hukukun üstünde olmamalı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































