Ödenmeyen kredi kartı borçları bir yılda 26 milyon TL arttı
05/02/2026
Hüseyin Ekmekci
ÖDENMEYEN KREDİ KARTI BORÇLARI BİR YILDA 26 MİLYON TL ARTTI. 2024 ARALIKTA 44 MİLYON TL OLAN BORÇ, 2025 ARALIKTA 70 MİLYON TL’YE ULAŞTI. TOPLAM KREDİ KARTI BORCU İSE 5 MİLYAR 696 BİN TL
ŞİDDET TETİKÇİ UYUŞTURUCU SİYASETTEKİ KAVGALAR FALAN DİYORUZ AMA; ÜLKEDE BİR KESİM GERÇEKTEN GEÇİNEMİYOR. MALI UÇURUM BÜYÜYOR. FAKİR DAHA FAKİR… BESLENME VE BARINMA SORUNU ARTIYOR
2024 Aralık’ta KKTC vatandaşlarının kredi kartı borcu 3 milyar 508 milyon TL. Bir yıl sonra, 2025 Aralık’ta 5 milyar 696 milyon TL. Yani 2 milyar 188 milyon TL ek borç. Bu bir “yavaş artış” değil, sert bir tırmanış. Ama asıl mesele, ne zaman hızlandığı.
2025’in ilk iki ayına bakalım. Ocak’ta borç 3,55 milyar TL. Şubat’ta birden 3,81 milyar TL. Sadece bir ayda yaklaşık 260 milyon TL artış. Bu artış, “harcama arttı” diye açıklanamaz. Bu, geçinilemediğinin ilk işareti. Asıl kırılma Nisan–Haziran arasında.
Nisan’da borç 4,05 milyar TL. Mayıs’ta 4,32 milyar TL. Haziran’da 4,67 milyar TL. Üç ayda artış: yaklaşık 620 milyon TL. Bu dönem neyin dönemi? Elektrik zamları, gıda fiyatlarındaki sıçrama, okul masrafları, yaz öncesi harcamalar…
Yani vatandaşın “kartı mecburen masaya sürdüğü” dönem.
Yaz aylarına geliyoruz. Temmuz 4,78 milyar TL, Ağustos 4,97 milyar TL, Eylül 5,27 milyar TL. Üç ayda yine yarım milyara yakın artış. Demek ki ne olmuş? Yaz rahatlatmamış. Turizm rahatlatmamış. Ekonomi canlanmış ama vatandaşın cebine uğramamış.
Şimdi gelelim en can yakıcı rakama. Tahsili gecikmiş alacaklar… Yani ödenemeyen kart borçları. 2024 Aralık: 44 milyon TL. 2025 Haziran: 51,6 milyon TL. 2025 Eylül: 60 milyon TL 2025 Aralık: 70 milyon TL. Bir yılda artış: 26 milyon TL…. Oran olarak yüzde 59.
Neyse rakamlarla kafanız şişti. Kusura bakmayın ama bu şu demek: İnsanlar sadece daha çok borçlanmıyor, aynı zamanda da borcunu kapatamaz hale geliyor. Kredi kartlarını kullanan vatandaşların önemli bir bölümü iş geri ödemeye gelince ortadan kayboluyor
Borç artışı Mart’ta yavaşlıyor ama ödenemeyen borçlar durmuyor, hep artıyor. Bu çok net bir sinyal: Kart artık “destek” değil, bataklık. Özetle tablo şunu söylüyor: 2025’in ilkbaharı ve yazı, vatandaş için kırılma noktası. Gelir artmıyor ama borç katlanıyor. Kart limiti doluyor, geri ödeme yok.
Bu bir ahlak meselesi belki ama bunu genele yayamayız. Bu bir tercih meselesi hiç değil.
Ama geçim meselesi. Rakamlar bağırarak anlatıyor: Bu ülkede insanlar borçlanarak yaşamaya başladı. Ve artık o borç, geri ödönemiyor.
Kredi kartı eskiden “ihtiyaç anında” kullanılırdı.
Bugün kredi kartı, maaşın yerine geçti. Market alışverişi kartla, elektrik kartla, okul masrafı kartla… Sonra o kart, başka bir kartla kapatılıyor.
Borç, borçla çevriliyor. Ama hayat matematik dinlemez. Bir noktadan sonra o denklemin sonucu hep aynıdır: Çöküş.
Daha tehlikelisi ne? Bu gidiş alışkanlık haline geliyor. İnsanlar borçlu yaşamayı normalleştiriyor. Bu da sosyal çöküşün sessiz başlangıcı. Bu tabloyu görmezden gelen siyaset, “her şey yolunda” diyen ekonomi yönetimi, aslında bir toplumu böyle böyle yok ediyor.
Kredi kartı borçları ya da ödenmeyen kredi kartı borçları küçük bir detay gibi görünse de, gidişatı gayet güzel özetleyen bir tablo. Borç artıyor, vatandaş borcu borçla kapatmaya devam ediyor. Bu bir gelenek artık. Nereye kadar? Bir noktada vatandaş borç içinde boğulana kadar
Nitekim, ödenmeyen borçlar, iflaslar, kapanan işyerleri, dağılan yuvalar, artan umutsuzluk. Beslenmekte zorlanan, barınmak için ev sahibi olabilme hayali dahi kuramayan insan sayısında o kadar çok artış var ki? Kime neyi anlatacaksın. Gidişat her alanda daha da kötüye doğru…
- Bu ülkede en büyük eksiklik yasa değil, denetimdir
- Bu ülkenin yeniden ayağa kalkabilmesi için önce karakterini toparlaması gerekiyor
- Lefkoşa'nın nefes alacağı güzelim park pisliğe teslim edildi...
- Siyaset kendi sorunlarını çözmekten aciz...
- Siyaset kurumu hiç bu kadar kötü olmamıştı
- UBP'de krizler bitmedi, vatandaşın da iki yakası bir araya gelmedi
- Vatandaş kaderine terk edildi
- Döviz aldı başını gidiyor...
- Vicdanlı, kendini düşünmeyen siyaset insanlarına ihtiyacımız var
- Hiç kimse, hukukun üstünde olmamalı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































