Advertisement

Advertisement

Sahte diplomanın yaraladığı sektöre sahip çıkmak boynumuzun borcu

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
20/02/2026


Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


SUÇLA MÜCADELE EDERKEN “ÜNİVERSİTELER” GENELLEMESİ SON DERECE YANLIŞ… SUÇLU GÜMRÜKTEN GEÇTİĞİ ANDA YASALDIR… HATA NERDE BAŞLIYOR? SAHTE DİPLOMANIN YARALADIĞI SEKTÖRE SAHİP ÇIKMAK BOYNUMUZUN BORCU… DENETİM VE NİTELİK DEVLETİN SORUMLULUĞU

ÜNİVERSİTELER DEĞİL, SAÇ TIRNAK KURSU, BİLGİSAYAR SERTİFİKASI ADİ ALTINDA ÜLKEYE GELENLERİN HADDİ HESABI YOK… BU ALANDA DENETİM NE KADAR GÜÇLÜ? PARA KAPTIRIP ÖN İZİN ALAMAYAN GENÇLER ÜLKEDE KAÇAK YAŞIYOR

Ülkede son dönemde yaşanan bazı olaylar, yükseköğretim sistemi üzerinden büyük bir tartışmayı tetikledi. Üniversiteler hedef tahtasına oturtuldu. “Suçlular için güvenli liman mı?” sorusu yüksek sesle sorulmaya başlandı. Haklı sorular var mı? Var. Ama haksız genellemeler de var.

Bu meseleyi doğru yerden konuşmazsak, hem eğitime hem ülkeye zarar veririz. Öncelikle şunu kabul edelim: Bu ülkeye ön izinle sadece üniversiteler üzerinden insan girişi olmuyor. Saç, tırnak, makyaj, bilgisayar, yazılım, dil kursu, sertifika programı adı altında faaliyet gösteren çok sayıda akademi ve kurs merkezi var.

Denetim mekanizması üniversite kadar kurumsallaşmamış yapılar da mevcut. Kimi yerlerde öğrenci kaydı bir form ve bir ödeme ile tamamlanıyor. Asıl sorgulamamız gereken alan tam da burasıdır. 3 bin, 4 bin Euro kayıt parası verip ortadan kaybolan kaç öğrenci var?

Sorun üniversite mi, sistem mi? Eğer bir kişi hakkında adli ya da güvenlik riski varsa, bunu tespit edecek olan üniversitenin güvenlik birimi değildir. Bu işin sahibi devlettir. Liman, muhaceret, polis, veri paylaşımı ve kurumlar arası koordinasyon zinciri güçlü olmalı

Zaafiyet giriş kapısında başlarsa, kapıdan giren kişi zaten sistemden geçmiş demektir. Sonra faturayı sadece üniversiteye kesmek kolaycılıktır. Evet, üniversitelerin de sorumluluğu vardır.

Kayıt süreçleri daha sıkı olabilir. Yapılması gerekenler bellidir

Adli sicil teyidi, elektronik veri doğrulama, güvenlik birimleriyle entegrasyon güçlendirilebilir. Ama unutmayalım: Üniversiteler bu ülkenin en önemli ekonomik ve sosyal damarlarından biridir.

Onları töhmet altında bırakacak bir dil, ülkeye zarar verir. Zaten yeteri kadar yara aldık

Bir başka gerçek daha var. Bugün üniversite öğrencisi statüsü, ülkede bulunmak için bir enstrüman haline gelmişse, bu sadece üniversite politikası değildir. Bu, genel göç ve ikamet rejiminin meselesidir.

Sistem hızlı kayıt, kolay kabul ve ekonomik kazanç üzerinden şekillenmişse, güvenlik filtresi ikinci plana düşebilir. Bunu düzeltmek mümkündür. Ama hedef göstererek değil, aklı büyüterek. Bugün yılda 1 milyar dolar civarında üniversitelerin ekonomiye katkısı var

Gelelim esasa… Saç akademisi, tırnak kursu, makyaj stüdyosu, bilgisayar sertifika merkezi… Bu yapıların kaçı düzenli ve etkin denetime tabi?

Kaçının kayıtları gerçek zamanlı kamu veri tabanına entegre? Kaçında öğrenci statüsü ile ülkede kalış süresi gerçekten takip ediliyor?

Bu sorulara dürüst cevap vermeden, sadece üniversite başlığı atmak eksik olur. Maalesef bu sistemi kullanarak büyük paralar kazananlar, aslında bir umutla gelen öğrencileri de soyuyor… Parayı veren ama oturma izini alamayıp, kaçağa düşen yüzlerce genç var…

Güvenlik, zincirin en zayıf halkası kadar güçlüdür.

Bir yerde boşluk varsa, sistem oradan delinır.

Üniversiteyi günah keçisi ilan etmek meseleyi çözmez. Devletin tüm eğitim ve kurs yapıları için ortak, dijital, şeffaf ve anlık denetlenebilir bir sistem kurması gerekir.

Liman girişinden diploma teslimine kadar entegre bir takip zinciri şarttır. Bu ülke ekonomisi eğitimle büyüdü. Üniversiteler sayesinde ekonomik çark döndü. Şimdi yapılması gereken panik değil, reformdur. Korku değil, akıldır. Ve en önemlisi; suçla mücadele ederken eğitimi yaralamamaktır.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.