2 anı ve bir başarı…
01/12/2025
Levent Kutay
7 Ocak 2018 seçimleri geride kalmış, milletvekilleriyle canlı yayınlara başlamıştım…
Günler geçiyor, meclisin damına çıkma, dörtlü koalisyonun kurulması gibi ciddi siyasi süreçler birbirini izliyordu…
TIP-İŞ Başkanı iken hararetli yayınlarda kendisini misafir etmiş, ancak bu kez milletvekili olarak üstelik kadınlar günü vesilesiyle stüdyomuzda ağırlıyorduk Sayın Başkan’ı…
Kendisi evrensel kadın hakları üzerine enine boyuna konuşuyordu ama
bendeki merak daha özel, insani ve duygusal bir boyut halindeydi.
Yayının sonunda, aklımdaki kelimeyi dilime dökmeyi başarmış ve sorumu yöneltmiştim:
“Babanız hayatta olsaydı, meclise girmenizi nasıl karşılardı?”
Hiç beklemediği soru karşısında bir süre sessiz kalmış, arından gözleri dolmuş, boğazında kelimeler düğümlenmiş ve “ Eminim beni izliyor ve gurur duyuyordur” deyivermişti.
Partiçi dengeleri gözetmiş olsa gerek, Tufan Erhürman,hasta potansiyeli yüksek, Tıp-İŞ Başkanlığı tecrübesi hatta CTP’nin efsanevi genel sekreterinin kızı olmasına rağmen Filiz Besim’i tercih etmişti.
Stüdyodan sonra, Meclis yayınlarında sıra CTP Lefkoşa Milletvekili Sıla Usar İncirli’ye gelmişti.
Eski Genel Kurulun arkasındaki küçük stüdyoda, sağlık üzerine konuşmalar yapıyor, tespit ve önerilerini sıralıyordu…
Ankara’dan öğrencilik yıllarına dayanan, mesleki ortamda daha da ilerleyen dostluğumuza güvenerek, çok merak ettiğim bir soruyu bu kez sona saklamıştım…
Çok iyi hatırlıyorum…
“ Sıla hanım! CTP için önemli bir neslin temsilcisi olarak, günü gelince daha üst görevleri hedefliyormusunuz?
Babası gibi siyasi literatüre geçme arzusunu saklamayacak kadar dürüst, ama siyasi olgunluğu da içinde barındıran bir cümleyle geçiştirmişti:
“Daha erken, günü gelince, şartlara göre konuşuruz..”
O günden siyasi hedefini ilk soranlardan birisi olduğumu iddia edebilirim…
Çünkü, yayın biter bitmez, beni şok eden bir telefonla karşı karşıya idim…
Bir CTP’li vekil, sorumu çok öfkelenmiş, başımıza iş açacaksın türünde sitemler ediyordu…
Gel zaman git zaman…
Dün korkulan gerçekleşti…
“Belediye Başkanı adayı yapalım da siyaseten bitsin” planı yapanlar kaybetti..
İnatla, sabırla Sıla kazandı…
Dün kurultaya gitmesem de, konuşmasını izlerken, sevincini görürken, aklımda hep ilk röportajlarımız vardı…
Başkan adaylığını ilk günden hiç reddetmedi
Kavgasını verirken, ittifaklarını güçlendirdi…
Partinin tarihi isimlerini hiç yalnız bırakmadı….
Radikalleşmeden kaçındı…
Sonuçta başardı…
Yolu açık olsun…
- Güney Kıbrıs seçimleri… Meclis Başkanlığı DİKO’ya doğru…
- Anita artık Niko’ya rakip…
- Sadece Arda’ya değil, Kıbrıslı Türklere ayıp edilmiştir…
- “Keşke başbakan kalsaydım” sözünün arkasındaki büyük kırılma
- Paradoks… 22 yıl önce bize Hayır dediler, bugün bize inat AB Zirvesi yapıyorlar…
- Türk Devletlerine burun kıvırma lüksümüz yok
- Türkiye’nin “merkez aklına” doğrudan hitap…
- Bugün dikilen fidanlar, yarın bu ülkenin gölgesi olacak
- Neden durduk yere yeniden Erenköy’ü istiyor?
- Adalet enkazın altında kaldı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































