Advertisement

Advertisement

Türk Devletlerine burun kıvırma lüksümüz yok

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
03/04/2026


Levent Kutay Levent Kutay


Bakü’deyim. Bir zirve için buradayım. Ama aslında mesele bir zirvenin çok ötesinde.

Hayat pahalılığı tartışmasının hemen ardından gelen bu ziyaret, iç kamuoyunda istenen etkiyi yaratmamış olabilir. Ama gerçek şu ki, bu ziyaret kendi içinde ciddi bir potansiyel barındırıyor.

Türk Devletleri Teşkilatı süreci zaten adım adım ilerliyordu. Sayın Ersin Tatar’ın temaslarıyla bu süreç daha da görünür hale geldi. İslam İşbirliği Teşkilatı’nda bir türlü sağlanamayan o sıcak temas zemini, burada oluşturulmaya çalışılıyor. Ve belli bir noktaya da gelindi.

Bu denklemde Macaristan önemli bir yerde duruyor. Hem Avrupa Birliği üyesi hem Türk Devletleri Teşkilatı üyesi. Orban’ın Türkiye ile ilişkileri önceleyen tavrı bu süreci farklı bir noktaya taşıdı. Ama diğer ülkelerin Güney Kıbrıs’la olan ticari ilişkileri ve Avrupa Birliği faktörü de bu tablonun içinde.

Bakü’de gördüğüm en net şey şu: Azerbaycan bu sürece güçlü bir itici güç koyuyor.

Bugün KKTC bayrağı Bakü sokaklarında. Başbakanı taşıyan araçta bizim bayrağımız var. Azerbaycan devlet televizyonu bu ziyaretleri kesintisiz yayınlıyor. Sayın Aliyev’in kabulü, konuşmalar, verilen mesajlar… Bunlar geçmişle kıyaslandığında küçümsenecek gelişmeler değil.

Ama bu yetmez.

Bu temasların somut karşılık üretmesi gerekir. Ticaret hacminin artması gerekir. Turizmin gelişmesi gerekir. Azerbaycan bu noktada önemli bir destinasyon olabilir.

Burada insanların yaklaşımı dikkat çekici. Kıbrıs dendiğinde oluşan olumlu algıyı net şekilde hissediyorsunuz. Bu, değerlendirilmesi gereken bir fırsat.

Ama biz ne yapıyoruz?

Bu sürece burun kıvırıyoruz. Kendimizi fazla yukarıda konumlandırıyoruz. Oysa burada bize açılan bir pencere var. Bu pencereden bakmamız gerekir.

Pazartesi günü yaşanan eylem…

Hayat pahalılığıyla ilgili sendikaların tepki göstermesi doğal. Ben de bir kamu çalışanıyım, ben de etkileniyorum.

Ama bir noktayı gözden kaçırıyoruz.

Geçen yıl bu ödeme üç kez yapıldı. Bu yıl bir kez yapılıyor. Bu gerçek neredeyse hiç hatırlatılmadı. Bu noktada ciddi bir iletişim eksikliği var.

Başbakanın söylediği bir şey var: “Kaynağı bulduğum anda ikinci ödemeyi yaparım.” Ama bu da kamuoyuna doğru şekilde anlatılamadı.

Eylem sadece ekonomik değil. Siyasi bir tepkinin de yansıması. Dört, dört buçuk yıllık sürecin bir sonucu.

Ama şunu net söylemek gerekir:

Krizin kimseye faydası yok.

Taş, su, müdahale… Bunlar alışık olduğumuz görüntüler değil. Tepkinin ötesine geçen bir tablo var. Bu ülkeye bir şey kazandırmaz.

Seçim olur. Halk kararını verir. Demokrasi işler.

Ve biz yine birbirimizin yüzüne bakarız.

Seçim atmosferine girdik.

Talepler olabilir. Tepkiler olabilir. Ama ekonomik zeminde kalmak gerekir, siyasi gerilim üzerinden değil.

Sendikalar elbette tepki koyacak. Bu onların görevi. Ama dengeyi kaybetmemek gerekir.

Bu ülke seçimle yoluna devam eder.

Siyasette tartışmalar olur.

Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında da olur. Daha önce de oldu.

Bu tartışmalar kalıcı değildir. Bir süre sonra geçer.

Ama geride bıraktığı etki önemlidir.

Bakü’den bakınca görünen tablo net:

Dışarıda bir fırsat var.

İçeride bir gerilim var.

Mesele şu:

Biz hangisine odaklanacağız?

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Levent Kutay

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.