Durum kötü, hem de çok kötü
30/03/2026
Hüseyin Ekmekci
EYLEM DE YAPACAĞIZ, GREV DE… HAK DA ARAYACAĞIZ, FEDAKARLIK DA YAPACAĞIZ… BU ÜLKEDE BİZİM… ANCAK BİRİLERİNİN DE HİÇ VAKİT KAYBETMEDEN ÜLKEYİ BU GİRDAPTAN NASIL ÇIKARACAĞIZ, ONA KAFA YORMASI LAZIM… DURUM KÖTÜ, HEM DE ÇOK KÖTÜ
HİÇ KİMSE BU AŞAMADA HÜKÜMETİN ALDIĞI TEDBİRLERİ SAMİMİ BULMUYOR, UYGULAMAK İSTEMİYOR. BUNUN NEDENİ ELBETTE HÜKÜMETİN BUGÜNE KADAR YAPMIŞ OLDUĞU UYGULAMALAR… AMA GERÇEK ORTADA… BATTIK…
NOT: “NEDEN RAKAMLARDA ISRARLISIN” DİYORLAR… BİRİ DİYOR, “HÜKÜMETE DESTEK İÇİN…” OBİRİ DİYOR, “CTP’Yİ İKTİDARA HAZIRLAR…” İKİSİ DE DEĞİL, İKİSİ DE DERDİM DEĞİL… DERDİM HERKESİN GERÇEKLERİ BİLMESİ, KENDİNİ ONA GÖRE HAZIRLAMASI. YARIN, BUGÜNDEN RAHAT OLMAYACAK
Elbette gelinen aşamada suçun büyüğü hükümette. Har vurup harman savurma, ihale oyunları, haksız istihdamlar, adaletsizce artan partizanlık… Ama bir gerçeğimiz var artık. Geldiğimiz nokta, iflas… Rakamlar ortada, seçim kapıda. Peki gerçeğe uygun ne yapmak gerek?
Rakamları anlatıyorum, millet zannediyor ki, memur maaşlarında gözüm var. Hiç alakası yok. Bu cendereden çıkılacak. Öyle ya da böyle. Herkesin bu cendereden nasıl çıkılacağına dair yol haritasını bilmesi, ona uygun davranması, bu ülkenin geleceği açısından son derece önemli
Söylediğim net. Seçim kapıda. Bugün değilse yarın… Kamu çalışanı, işadamı, sanayici, üretici elbette kendi gerçeğinden yola çıkacak. Ama iktidara olan ya da talip olan, gerçekçi olmak, ortaya bir yol haritası koymak zorunda. Siyasetçi popülizme kapılmamalı. Vatandaş sandıkta kararını ona göre vermeli
Halkın önemli bir bölümü, mevcut iktidarın yaşanan sorunlara çözüm üretebileceğine inancını kaybetmiş durumda. Bu yüzden ortaya konan her öneri, daha dinlenmeden “siz bu noktaya getirdiniz” refleksiyle karşılanıyor. Kötü yönetimin faturası sandıkta sorulur…
Tam da bu noktada muhalefetin sorumluluğu başlar. Özellikle Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin… Ufukta “acı reçete” varsa, bunu seçimden önce açık açık halkın önüne koymak gerek. Popülizmle değil, gerçekçilikle konuşulmalı.. Ülkenin süslü cümlelere değil, uygulanabilir politikalara ihtiyacı var.
Ama gelin görün ki, CTP’nin söylemlerine baktığımızda sürekli aynı ifade: “Paydaşlarla görüşüyoruz…” Peki kim bu paydaşlar? Sanayici mi? Zaten ayakta kalma mücadelesi veriyor. Turizmci mi? Borçla dönüyor. Sendikalar mı? Ek mesaiyi, maaş artışını savunuyor.
Bir tarafta vergi yükü altında ezilen, artık istihdam yapamaz hale gelmiş özel sektör… Diğer tarafta kötü yöneten iktidara hakkını kaptırmak istemeyen kamu çalışanı… Bu denklemde “paydaş uzlaşısı” diye bir şey yok. Siyasetçi net, gerçekçi ve radikal olmalı. Hele şimdi… O kadar…
Siyasetçiyseniz, risk almak zorundasınız. Karar almak zorundasınız. Ve en önemlisi, ne yapacaksanız halka açık açık anlatmak zorundasınız. Bu iş, süslü cümlelerle olmaz. Bu iş, “görüşüyoruz, çalışıyoruz” diyerek hiç olmaz. Gelir belli, gider belli.
Rakamları bir daha hatırlatayım: KKTC’de sadece maaş gideri bugün 10,5 milyar TL civarında. Nisan sonu itibarıyla bu rakam yüzde 10 artışla 12 milyar TL’ye dayanacak. Şubat ayı geliri 9 milyar TL bile değil. 12 milyar maaş… 9 milyar gelir… Hazır mısınız?
Son borçlanma rakamı 4,64 milyar TL. Toplam kısa vadeli iç borç stoku 18,13 milyar TL’ye çıktı. Kur ve faiz etkisini de koyun üzerine… 20 milyar TL kapıda. Geri ödeme takvimi ise daha da sert. Nisan: 6,93 milyar TL Mayıs: 4,27 milyar TL Haziran: 5,47 milyar TL
Sadece üç ayda ödenecek para, 16,7 milyar TL. Yani üç ayda, neredeyse iki aylık gelirin tamamı kadar borç ödenecek. Şubat ayı geliri 8,47 milyar TL. Sadece Nisan’daki ödeme bile bir aylık gelire eşit. Döviz borcu 50,6 milyon dolar… 103,1 milyon sterlin… 35,5 milyon euro borç… Kur riskine de cabası
Cumhuriyetçi Türk Partisi çıkıp toplumun önüne net bir program koymalı. Ayrıntılı bir takvim. Öyle ki, insanlar o programa bakıp şunu diyebilmeli: “Bunlar gelirse maaşıma da dokunacaklar, vergi de artacak…” Ya da tam tersi… Ama halk da görecek, ona göre oy verecek.
Evet, belki oy kaybedilir. Ama en azından dürüst olunur. Çünkü bu toplumun artık en çok ihtiyaç duyduğu şey tam da bu: Dürüstlük. “Paydaşlarla bir araya gelerek…” siyaseti bitmiştir. Bu ülke artık gerçeklerle yüzleşmek zorundadır. Siyasetçi riski alacak, anlatacak, halk bilecek… Uygulayacak…
Ve evet, biraz da acı bir gerçek: Artık kimseyi kandıracak ekonomik alan kalmadı. Kaynak yok. Alan yok. Zaman yok. Şimdi mesele çok basit. Siyasetçi, seçimi mi düşünecek, yoksa bu ülkenin geleceğini mi? Karar vermek zorundalar. Halk, var olanı koruma derdinde, ama yönetecek olan da siyaset
- Bu ülkede en büyük eksiklik yasa değil, denetimdir
- Bu ülkenin yeniden ayağa kalkabilmesi için önce karakterini toparlaması gerekiyor
- Lefkoşa'nın nefes alacağı güzelim park pisliğe teslim edildi...
- Siyaset kendi sorunlarını çözmekten aciz...
- Siyaset kurumu hiç bu kadar kötü olmamıştı
- UBP'de krizler bitmedi, vatandaşın da iki yakası bir araya gelmedi
- Vatandaş kaderine terk edildi
- Döviz aldı başını gidiyor...
- Vicdanlı, kendini düşünmeyen siyaset insanlarına ihtiyacımız var
- Hiç kimse, hukukun üstünde olmamalı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































