“Kötülük İktidarı” ve “Üçüncü Yol”!

ads ads ads ads
12/04/2022

ads

Mehmet Hasgüler Mehmet Hasgüler


Ülkemiz son yılların en yoğun sokak eylemlerini yaşıyor desek sanırım abartmış olmayız. Önce genel grevi gördük, ardından koalisyon hükümetinin “Yerel Yönetimler Reformu” adlı yeni belediyeler yasasına tepki eylemleri geldi. Günlük hayatımızı etkileyen onca ekonomik, kültürel ve siyasal sorun arasından bir liste yapmaya kalksak “belediyeler” konusu öncelikli sorunlarımız arasına girer mi, doğrusu pek emin değilim.

Bence bu konuda yanıtlanması gereken ilk soru şudur: Hükümetin birleştirme yoluyla sayılarını azaltmayı hedeflediği 28 belediye, gerçek anlamda bir belediyenin sahip olması gereken tüm vasıflara sahip midir? Konuyu tarihsel olarak, kentleşme ve kent dinamikleri çerçevesinde değerlendirdiğinizde buna verilecek yanıt koca bir “Hayır”dır. Benim kanaatimce beş kent (ve belki Gönyeli, Dikmen) haricinde hiçbiri yerel yönetim niteliklerine sahip değildir ve belediye gibi çalışmamaktadır. Zaten bu belediyelerin kahiri ekseriyeti hiçbir planlama yapılmadan ve gerekli altyapı desteği vermeden kurulmuştur. Üstüne üstlük, geçmiş hükümetler öylesine “hükm-i karakuşi” (akla mantığa aykırı) kararlar almışlar ki bu küçük belediyelerin yapısıyla oynanmış ve fiilen hizmet veremez duruma gelmişlerdir. Bu konuda çok misal var ama en çarpıcı ve yakın zamanlı olanı sokak lambalarının idaresini belediyelerin onca istihdam ve yatırımla kendilerine verilip ardından tekrar Kıb-Tek’e iadesi gibi! Yine bu belediyelerin büyük çoğunluğu reel olarak batmış durumdadır ve bu durum Gazi Mağusa gibi büyük belediyeler için bile geçerlidir.

Ancak koalisyon hükümetinin yapmaya çalıştığı gibi belediyelerin sayısını düşürmek tek başına fayda sağlamaz. Sayısı azalan belediyeler eski tas eski hamam devam ederse bunun adı reform olamaz. Mesela Dipkarpaz ve Yeni Erenköy Belediyesini birleştiğinde birisi bana söylesin ne değişecek? İki belediyeye ait köyler tek belediyeden hizmet almaya başlayacak. Sonra?

Gerçek reform belediyelerin statüsünü net biçimde ortaya koyarak, evrenselleşmelerini ve üzerine oturdukları tarihi-kültürel mirasa sahiplenmelerini sağlayacak yasal düzenlemeyle olur. Ancak iktidarın da muhalefetin de böyle bir çaba içinde olmadığı görülüyor. Hükümetin asıl amacının reform yapmak değil, belediye emekçilerinin kazanılmış sosyal haklarını tırpanlamak olduğunu söyleyenler bence tamamen haksız değil. Muhalefet zaten ayrı bir alem. İktidarın belediye reformuna karşı somut ve evrensel bir belediye vizyonu çıkarmak yerine, kendilerine ait belediyelerin araçlarından korna çaldırmakla meşgul bir muhalefetle karşı karşıyayız. Meclis’in dışında korna çaldırmanın, iktidarın Meclis’in içinde nutuk sallaması arasında hiçbir fark yoktur. İktidarla muhalefetin asıl mücadelesi kimin daha çok “belediyecik” kapacağı mücadelesidir. Bu yüzden, kimse sözgelimi Gazi Mağusa gibi antik kentin üzerinde oturduğu medeniyetle, belediyenin bu medeniyete dair yapabilecekleriyle ilgilenmez. Gerçek reformun öncülüğünü yapmaz.

Neden böyle olmadığını aslında hepimiz biliyoruz. Bu küçük ülkede her konuda “kötülük iktidarı” hücrelerimize kadar işlemiş durumdadır. Hükümetiyle muhalefetiyle “tam teşekküllü kötülük”, beceriksizlik koalisyonu kurmak en çok becerdiğimiz işlerin başında geliyor. En önemli amacı fikir söyleyeni, herhangi bir konuda çözüm önerisi yapanı safdışı etmek olan bu “büyük koalisyon” yıllarca tıkır tıkır çalıştı ve siyaset alanını bugünkü tıkanmış, tükenmiş noktaya getirdi. Yerel yönetim reformu üzerine yapılan sözde ideolojik tartışmalar, bu tıkanmışlık ve tükenmişliğin belediyelere yansımasından başka bir şey değildir.  

Ülkeyi bu büyük beceriksizlik-kötülük koalisyonundan kurtaracak, herkesi kucaklayacak bir üçüncü yol bulunursa hem siyasetimiz hem ülkemiz kötürüm halinden çıkacaktır. Ülkenin bitik vaziyetinden şikayet edip söylenmekten başka bir şey yapmayanlar bu tavırlarını bırakıp harekete geçerse ancak o zaman umut yeşerebilir. Siyaseti tıkanıp tükenen birçok ülkede gördüğümüz üçüncü yol çabalarının ve yeni siyaset anlayışının halkımızda karşılığı var mıdır, bunu da hep birlikte görmüş oluruz.

12/04/2022 09:52
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: mehmet hasgüler
MANŞETLER

HK Mehmet Hasgüler

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.