Ne Kadar Ekmek O Kadar Köfte

ads ads ads ads
05/08/2022

ads

Mehmet Hasgüler Mehmet Hasgüler


Kıbrıs’ı birçok boyutuyla yazıyoruz, yaşıyoruz. Siyasi tutarsızlıklar, vizyonsuz siyasal partiler, ortak hedeften yoksun federalistler, daha devlet olamamışken iki devlet isteyen taksimciler…

Peki başımıza gelen her kötülüğün müsebbibi, gelecek kuşaklara tarumar edilmiş bir vatan bırakmanın tek sorumlusu siyasiler mi? Hayır, değil. Adanın kuzeyinde oluşmuş çürük düzenin en büyük sorumlusu ahalinin kendisidir.

Bir kere insanımız sabahtan akşam mesai bitimine kadar belki beşinci çocuğunu, akrabasını devlette işe sokmak için siyasilerin kapısını arşınlayıp torpil arıyor. Yapılmadık yalakalık kalmıyor. Kıbrıs evet küçük bir yerdir ve ekonomik potansiyeli sınırlı bir devlettir. İnsan çoluk çocuğunun ülkesinde yaşamasını ister ve bunun için de siyasi torpil mekanizması dahil her türlü aracı meşru sayar. İnsanların devlet kapısı dışında iş umudu yok derecesinde olduğu için bu çabayı anlayabilirim. Benim anlamadığım aynı vatandaşımızın kahvede, yolculukta veya akşam meyhanede saatlerce ülkesinin torpil mekanizmasıyla ilgili bir sürü eleştiri yağdırması.

Ahalinin ölçü ve standartlarındaki çelişkinin tek örneği bu da değil. Geçmişte de birçok vatandaşımız Rumlardan kalan arsa, arazi ve ganimetleri söğüşlemek için çevirmedik dolap bırakmamıştı. Şimdi, “kendine Müslüman” bu ahalinin 48 yıl önce kurulmuş bir ülkede saat başı elektrik kesintisi altında yaşamasının mesuliyetini yalnızca siyasilere bırakmak büyük haksızlık olmaz mı?

Siz rica ile yalakalık yoluyla hak etmeden devlet kapısına çoluk çocuğunuzu yerleştirdiğinizde o devletin memurları ahalinin işlerini yapmakta ne kadar mahir olur? Anadolu’da güzel bir söz vardır, ne kadar ekmek o kadar köfte. Devlette işe alım kıstasları objektif olmadığında, liyakat yerine siyasi yakınlık gibi gayrı bilimsel ölçütlere bakıldığında doğru düzgün kamu hizmeti almak isteyen ancak avcunu yalar.

Bu sistem, yani “patronaj sistemi” bir bakıma siyasi hedefleri yetersiz ve geçersiz siyasetçilerin kendi ayıplarını örttükleri bir şaldır. Yalnız unutmayalım, patronaj sisteminin bir ayağı siyasetçi ise ötekisi de ondan torpil isteyen yurttaştır. Dolayısıyla tencere kapak hikayesi gibi bir şey bu. Bizde siyasetçilerin halka yakın olması cenazeden cenazeye koşmak, düğünden düğüne atlamak, açılış gibi etkinliklerde kendisini göstermek olarak algılanır. Bunları yapanlara “halk adamı”, yapmayanlara nobran derler. Allah aşkına halkın içinde yaşamak, halk adamı olmak düğünlere, cenaze merasimlerine eksiksiz katılmak mı sanılır? Yani siyasetçinin fikri kapasitesi, ülkesinin sorunlarına global düzeyde çözüm bulup bulmamasından çok daha önemli olan şey kaç cenazeye gittiği ise o zaman siyasetçiden vizyon ve proje beklemenin hiçbir anlamı yok demektir.

Halkımızın aynaya bakmasının zamanı çoktan geldi. Bugün Lefkoşa-Ankara ilişkilerinde buranın hakikatlerini anlatmıyor diye bazı siyasilere neden kızıyorsunuz? Önce gidip bir aynaya bakın, torpil için siyasilere yaptığınız yalakalıkları bir düşünün.

Kamudaki torpil düzeni ezelden beri böyle değildi. Ufak tefek partizan kayırmalarla başlayan durum günümüzde öyle bir durumda ki sadece yandaşlarına ve onların yakınlarına ayrıcalık isteyen siyasi partiler düzeni, akrabacılık, partizanlık, ayrımcılık kural, tersi istisna haline geldi.

Öylesine yozlaşmış bir düzenin içindeyiz ki, şu vaziyette federasyon ve/veya iki devletlilik tezlerinin hayat bulması da nafile bir çabadan, boş konuşmalardan öteye gitmez. Yazının başında dediğim gibi önce devlet olmamız lazım. Üzerinde yaşayanların gurur duyacağı bir devlet olmak için atılacak adımlardan bir tanesi de kamuda torpile son vermek, liyakat sistemini getirmektir. Bunun için de vatandaşlarımızın siyasi partileri “Acaba bana ne çıkar sağlar?” diye değerlendirmekten vazgeçmesi gerekiyor. Siyasi partiler gerçek vizyonlar ortaya koyduğunda, ahalimiz de kendisine torpil yapacak siyasiyi değil KKTC’yi gerçekten devlet yapacak siyasileri seçmeye yöneldiğinde gerçek devlet oluruz.

Elektrik kesintilerini de ondan sonra konuşabiliriz.

05/08/2022 11:50
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: mehmet hasgüler
MANŞETLER

HK Mehmet Hasgüler

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.