Niko’nun paniği bizi geriyor, AB yine izliyor…
20/08/2024
Levent Kutay
Rum Komşumuzun şımartılmış çocuğu Niko, hatırlayacaksınız bir anda çıkıp “13 Ağustos’ta Genel Sekreter bizi görüşmeye davet etti” demişti.
Gel gelelim ortada böyle davet yoktu…
Yalan söylemişti…
Çünkü, başkanlık seçimine daha 4 yıl kalmasına rağmen, şu an en büyük rakibi Meclis Başkanı ve DİSİ’nin Başkanı Annita Dimitriu, her fırsatta Niko’yu köşeye sıkıştırıyor, hatta zaman zaman ters köşe yapıyor.
Bu iç siyasi baskı Nikou Hristodulidis üzerinde ciddi bir paniğe yol açmakta…
Panikle de sağa sola saldırmakta…
Çözüm istencini, Crasn Montana’da kaldığımız yerden devam edelim sözleriyle gündeme gelse de Niko’nun paniğinden, nedense de en çok Kıbrıs Sorunu zarar görüyor…
Onun yüzünden, iki halk birbirinden giderek uzaklaşıyor…
Son adım, turistlerin kuzeye geçişine engel olarak, Kıbrıs Türkü’nü ekonomik dengesini bozmaya çalışıyor.
Tam bir Abluka siyaseti uyguluyor…
Aslında 1963’le birlikte başlattıkları baskıcı siyasetin bir manzumesini gözlemiyoruz.
Ne kadar gariptir ki, BM Genel sekreteri’nin kişisel temsilciyi atamasından hemen sonra, ilk adımda taşınmaz mal Yatırımı yapanlara ve inşaat sektörüne darbe vurulmak istendi.
Ardından üniversitelerle ilgili geniş çaplı bir saldırı başlatıldı…
Şimdi de Larnaka’dan ülkemize geçmek isteyen önceden rezervasyonlu turistleri kısıtlamaya gidildi…
Hristodulidis’in bu adaya dair vizyonu bir kez daha ortaya çıktı
Hatta süreç başlarsa bunların normalleşme tehlikesi de çok muhtemeldir…
Hatırlayalım, İlk aksiyonları Annan Planı sonrası, mülkiyet davaları üzerinden, Talat döneminde olmuştu.
Şimdi bu zihniyet bir kez kendisini hatırlatıyor
Özgürlüklerle şekil bulmuş Avrupa Birliği’nin bu siyasete dur deme vakti çoktan geldi.
- Güney Kıbrıs seçimleri… Meclis Başkanlığı DİKO’ya doğru…
- Anita artık Niko’ya rakip…
- Sadece Arda’ya değil, Kıbrıslı Türklere ayıp edilmiştir…
- “Keşke başbakan kalsaydım” sözünün arkasındaki büyük kırılma
- Paradoks… 22 yıl önce bize Hayır dediler, bugün bize inat AB Zirvesi yapıyorlar…
- Türk Devletlerine burun kıvırma lüksümüz yok
- Türkiye’nin “merkez aklına” doğrudan hitap…
- Bugün dikilen fidanlar, yarın bu ülkenin gölgesi olacak
- Neden durduk yere yeniden Erenköy’ü istiyor?
- Adalet enkazın altında kaldı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































