Silinmeden okuyun…
14/04/2026
Hüseyin Ekmekci
SİLİNMEDEN OKUYUN…
“ODUR O….” BİRİLERİ KENDİNİ YARGININ YERİNE KOYMUŞ, YÜKSEK BÜTÇELİ MÜDAHALEYLE ARŞİV SİLİYOR, EDİTÖRLERİN HESAPLARINI ASKIYA ALIYOR, SAYFA KAPATIYOR… ADINA DA SİBER SALDIRI DEMEYE KALKTILAR… YOK, DEVLET İÇİNDE DEVLETTİR O…
ŞIMARIKLIĞIN VE GÜÇ ZEHİRLENMESİNİN SINIRI OLMADIĞINI GÖRDÜK. BUGÜNLER GEÇER… KAMU İMKANI VE İKTİDAR GÜCÜYLE SEMİRENLER ELBET YARGILANIR, TARİH BUNU DA YAZAR
Demokrasi şakaya gelmez. Demokrasi, sadece sandık değildir. Demokrasi; eleştiridir, denetimdir, hesap sormadır. Ve demokrasinin en güçlü sigortalarından biri de hiç kuşkusuz basın özgürlüğüdür. Basın sustuğu an, toplumun nefesi kesilir. Basın korktuğu an, demokrasi zayıflar.
Basın hedef alındığında ise aslında hedef alınan gazeteciler değil, doğrudan halkın kendisidir. Yaklaşık 35 yıldır Kıbrıs Türk medyasının içindeyim. Bu mesleğin her aşamasını gördüm. Yasakları da gördüm, baskıları da… Tehditleri de gördüm, yıldırma girişimlerini de…
Ama bir şeyi çok net gördüm: Basını susturmaya çalışanlar hiçbir zaman kalıcı olmadı. Bu ülke diktatör heveslileri gördü. Gücü eline alıp medyayı susturmaya çalışanları gördü. Ama sonunda giden hep onlar oldu. Siyasetin konfor alanında hak etmediği paralarla hak etmediği makamları görenler yok olmaya mahkumdur
Bugün yaşananların nedeni aslında çok açık. Sahte belgeler… Yandaş istihdamı… Partizan yönetim anlayışı… Gücü elinde tutanların eleştiriye tahammülsüzlüğü… Kolay yoldan kazanılan büyük paralar… Paranın yarattığı konfor. Parlayla yaratılan yalaka goygoyu…
Gazeteciliğe yapılan saldırı, bir mesleğe yapılan saldırıdır. Bireysel ya da haber merkezi ile gazetecilik yapanların… Arşivler siliniyor, editörlerin hesapları kapanıyor, haber girişleri imkansız hale getiriliyor. Yaşananlar kitap yakmakla eş… Neden? Birileri böyle istiyor diye…
Birileri makamların gücünü kendi gücü sanabilir… Ve ardından gelen baskı girişimleri… Çünkü gerçeklerden rahatsız olanlar, gerçeği söyleyenleri susturmaya çalışır. Tarih boyunca bu böyle olmuştur. Değişen sadece yöntemlerdir. İktidarla var olanlar hep iktidarla yok olmuştur…
Bugün Kıbrıs Türk medyası da değişiyor. Basılı gazeteye ilgi azalıyor. TV izlenmeleri düşüyor. Sosyal medya üzerinden habercilik ise giderek güçleniyor. Zamana ayak uyduran kazanıyor. Zamana direnen kaybediyor. Facebook canlı yayın butonu ile yeni bir dönem başlamıştı
Facebook üzerinden sabah programlarına başlayalı 10 seneyi geçti. Radyo programını Facebook’a canlı olarak aktarmıştık… O gün bize gülenler bugün sosyal medyayı tepe tepe kullanıyor… Önce ses ve görüntü, şimdi haber ve canlı yayınlar hep sosyal medya üzerinden… YouTube, Instagram, Twitter…
O gün eleştirenlerin birçoğu bugün aynı platformlarda yayın yapıyor. Çünkü gerçek değişmez. Teknoloji ile birlikte gelişmek ve zamana ayak uydurmak zorundayız. Gazetecilik elbette bir ruh, duruş, fedakarlık meseledir ama, çağa ayak uydurmak gazetecinin görevidir
Birileri bundan rahatsız olabilir. Birileri bu sesi kısmak isteyebilir. Yazılar kaldırılabilir. Yayınlar engellenebilir. Hesaplar kapatılabilir. Ama yürek susmaz. Bugün sosyal medya, yarın başka bir mecra. Olmadı, megafon olur. Köy köy dolaşırız. Kahve kahve gezeriz. Ama gerçekleri anlatırız.
Yüksek bütçelerle, yabancı şirketlere servet ödeyerek, baskılarla, korkutmalarla basını susturacağını sananlar yanılıyor. Mahkemelerin tanıdığı özgürlüğü yok sayanlar, kendisini hukukun üstünde görenler, tarihin her döneminde kaybetmiştir.
Şimdi de farklı olmayacak. Çünkü adalet geç gelir ama mutlaka gelir. Bugün arşivleri silerek, sayfalar kapatıp, editörlere savaş açanlar kendini unutturduğunu sanabilir. Oysa tam aksine, bugüne kadar neyi neden yaptıklarını çok daha iyi anlıyoruz ve sadece adalete, yargıya güveniyoruz
Gerçek gazeteciler susmaz. Bu mesleği hayatının merkezine koymuş insanlar geri adım atmaz. Bugün zor olabilir. Bugün baskı olabilir. Ama bugünler geçer. İktidar kimseye kalmaz. Güç kimseye kalmaz. Şımarıklık, pespayelik iktidarın ömrüyle sınırlıdır… Ama onurlu duruş kalır. Ve biz o duruşu korumaya devam edeceğiz.
- Bu ülkede en büyük eksiklik yasa değil, denetimdir
- Bu ülkenin yeniden ayağa kalkabilmesi için önce karakterini toparlaması gerekiyor
- Lefkoşa'nın nefes alacağı güzelim park pisliğe teslim edildi...
- Siyaset kendi sorunlarını çözmekten aciz...
- Siyaset kurumu hiç bu kadar kötü olmamıştı
- UBP'de krizler bitmedi, vatandaşın da iki yakası bir araya gelmedi
- Vatandaş kaderine terk edildi
- Döviz aldı başını gidiyor...
- Vicdanlı, kendini düşünmeyen siyaset insanlarına ihtiyacımız var
- Hiç kimse, hukukun üstünde olmamalı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































