Advertisement

Advertisement

BORÇLANMA SADECE MAAŞ İÇİN

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
25/09/2026


Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


2025 SONUNDA 16,3 MİLYAR TL CİVARINDA OLAN İÇ BORÇ… DOKUZ AY GEÇMEDEN YAKLAŞIK 33 MİLYAR TL’YE DOĞRU GİDİYOR. NEREDEYSE İKİ KAT

ÜRETİCİ ÜRÜNÜN; ÇALIŞAN EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALDIĞI İÇİN MEMNUN… YATIRIM İÇİN DEĞİL BU BORÇLANMA… SADECE MAAŞ İÇİN…

Rakamları yan yana koyunca insanın canı sıkılıyor, ürküyor, hatta gelecek açısından korkuyor. Çoluk çocuk emanet ettiğimiz bu memlekette, mali tablo içler acısı… Aralık sonrası ister aynı hükümet, ister yenisi, fal ermez… Gerçekten ülkeyi yönetmek çok zor hale gelecek

2025 yılı sonunda devletin toplam iç borç stoku 16 milyar 281 milyon TL seviyesindeydi. 2026'nın ilk üç ayında 22 milyar 414 milyon TL'ye çıktı. Şimdi geldiğimiz noktada yaklaşık 31 milyar TL.

29 Eylül'de çıkılacak 2 milyar TL'lik yeni ihale de sonuçlanırsa borç stoku yaklaşık 33 milyar TL seviyesine ulaşacak. Dokuz ay. Borç neredeyse ikiye katlandı. Mesele sadece rakamın büyümesi de değil.

3 Eylül'e dönelim. Maliye, 3 milyar 450 milyon TL hedefle ihaleye çıktı. 6 milyar 120 milyon TL teklif geldi. Sonuçta 4 milyar 80 milyon TL borçlandı. 98 günlük borç. Yani bugün aldığınız parayı aralık ayında geri ödeyeceksiniz. Üstelik bu tek başına değil.

Cypfruvex için 1 Eylül'de 439 milyon 391 bin TL borçlanıldı. 4 Eylül'de 87 milyon 579 bin TL daha. 16 Eylül'de bu kez 2 milyon 20 bin dolar civarında yeni borç alındı. Eylül ayında yalnızca Cypfruvex için yapılan bu borçlanmaların toplamı 625 milyon TL'yi geçti.

Bir kısmı üreticiden alınan ürünlerin ödenmesi için. Bir kısmı vadesi gelen eski borcun çevrilmesi için. Yani devlet artık üreticiden ürün alırken de borçlanıyor. Kurumunun eski borcunu öderken de borçlanıyor.

17 Eylül'de yeniden bir borç alındı. 20 milyon 250 bin dolar. 11 milyon 400 bin Euro. 28 milyon 900 bin sterlin. Üç ayrı döviz borçlanması. Üstelik üçü de 112 günlük. 8 Ocak 2027'de geri ödenecek.

İşin kötü yani, eski borçlanmalara oranla borç faizleri de yükseldi. Dolar borçlanmasının ortalama faizi yüzde 4,30. Euro yüzde 3,53. Sterlin yüzde 4,70. Yani borç sadece büyümüyor. Vade de kısalıyor. Önümüzde sürekli çevrilmesi gereken devasa bir borç yığını oluşuyor.

Şimdi geldik 29 Eylül'e. Maliye Bakanlığı 2 milyar TL için yeniden ihaleye çıkıyor. Burada çok önemli bir fark var. Edindiğim bilgiye göre bu para vadesi gelen eski bir borcun ödenmesi için alınmıyor. Bir kurumun borcunu kapatmak için de değil. Sadece maaş…

Eğer bu bilgi doğruysa kamu maliyesi açısından yeni bir eşiği geçmiş durumdayız. Çünkü borcu çevirmek başka bir şey. Cari gideri borçla finanse etmek başka. Maaş her ay var. Borçlanarak ödediğiniz maaş ise gelecek ay ortadan kaybolmuyor.

Ekim maaşı geliyor. Kasım geliyor. Aralık geliyor. Arkasından 13'üncü maaş geliyor. Eylül maaşını tamamlamak için 2 milyar TL borçlanmaya ihtiyaç varsa… 13'üncü maaş nasıl ödenecek? Kaç milyar TL daha borçlanacağız? Üstelik 2027 kapıda.

Meclis kapanmadan hemen önce BRT'den polise, kamu çalışanlarından başka alanlara kadar mali sonuç doğuracak düzenlemeler geçirildi. Polisle ilgili mali hakların önemli bir bölümü 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecek. Bunların faturası 2027 bütçesine gelecek.

Bir başka mesele daha var. Şeffaflık. Maliye Bakanlığı'nın kamuya açık aylık raporlarında hâlâ Ağustos 2026 gelir-gider gerçekleşmelerini göremiyoruz. Borçlanma bu hızla devam ederken devletin aylık gelirini, giderini, açığını ve nakit ihtiyacını zamanında bilmemiz gerekiyor.

Çünkü artık birkaç yüz milyon TL'den söz etmiyoruz. Milyarlar dönüyor. Ve bu milyarlar 90 gün, 100 gün, 112 gün sonra yeniden Maliye'nin kapısına geliyor. Asıl tehlike burada. Bir dönem borç alıyorduk. Sonra borcu ödemek için borç almaya başladık.

Şimdi kamu kurumlarının yükümlülüklerini yerine getirmek için borçlanıyoruz. Üreticinin ürün parasını ödemek için borçlanıyoruz. Ve şimdi, edindiğim bilgi doğruysa, maaş ödemesini tamamlamak için ayrıca borçlanıyoruz.

Bu artık finansman tercihi değil. Bu, devletin günlük nakit ihtiyacının borçla karşılanmaya başlaması demek. 2025 sonunda 16,3 milyar TL civarında olan iç borç… Dokuz ay geçmeden yaklaşık 33 milyar TL'ye doğru gidiyor. Neredeyse iki kat.

Bu hız devam ederse bir sonraki ikiye katlanma için dokuz ay bile gerekecek mi? Çünkü önümüzde 13'üncü maaş var. 2027'de devreye girecek yeni mali haklar var. Faiz var. Vadesi gelecek mevcut borçlar var. Kurumların yükümlülükleri var. Ya seçim ekonomisinin yükü?

Devlet borçlanabilir. Dünyadaki bütün devletler borçlanıyor. Mesele borçlanmanın kendisi değil. Ne için borçlanıyoruz? Yatırım için mi? Üretim kapasitesini artırmak için mi? Gelecekte gelir yaratacak bir proje için mi?

Yoksa geçen ay aldığınız borcu ödemek, kurumunuzun borcunu kapatmak, üreticinin parasını vermek ve ay sonunda maaşı tamamlamak için mi? İşte aradaki fark bu. Bugün tartışmamız gereken rakam yalnızca 33 milyar TL değil.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.