Sanayide üretim payı giderek azalıyor…
05/11/2026
Hüseyin Ekmekci
SANAYİDE ÜRETİM PAYI GİDEREK AZALIYOR… SANAYİ BÖLGELERİ, SANAYİ BÖLGESİ DEĞİL… İHRACAT RAKAMLARI İSE İTHALATA ORANLA GERİLİYOR… TABLO İÇ AÇICI DEĞİL
100 DOLARLIK MAL İTHAL EDERKEN, 4.95 DOLARLIK MAL SATIYORUZ… DÜNYADA ÖRNEĞİ YOK… ÜRETMEDEN TÜKETİYORUZ… YARATILAN KAYNAK DIŞARIYA AKIYOR…
Londra’da olduğum için Kıbrıs Türk Sanayi Odasının bugünkü açıklamasına katılamadım. Ancak sanayinin geleceğine ilişkin hazırlanan raporu büyük bir hassasiyetle inceledim. Rakamları severiz. Çünkü rakamlar, tartışmayı temennilerden çıkarıp gerçeğin önüne koyar.
Ölçmezsek yönetemeyiz. Nerede olduğumuzu bilmeden nereye gideceğimizi de belirleyemeyiz.
KTSO’nun çalışmasında iki rakam özellikle dikkat çekiyor. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025’te yüzde 4,95’e gerilemiş.
Başka bir ifadeyle, ülkeye giren her 100 dolarlık ithalata karşılık yalnızca 4,95 dolarlık ihracat yapabiliyoruz. Sanayinin milli gelir içindeki payı ise 2017’de yüzde 9,7 iken 2024’te yüzde 6,7’ye düşmüş. Bu tablo, üretimin ekonomideki ağırlığının azaldığını gösteriyor.
Tüketen, ithal eden, dışarıdan gelen paraya ve hizmet sektörlerinin dönemsel performansına yaslanan bir yapı kalıcı refah üretemez. Üretim kapasitesi güçlenmeden, ihracat artmadan ve sanayi istihdamı büyümeden ekonomik dayanıklılıktan söz edemeyiz.
Sanayi Odası raporu sorunu tarif etmekle yetinmedi. Öneriler de yaptı. Üretici Fiyat Endeksi oluşturulması, ilk altı ay içinde sanayi envanteri çıkarılması, kamu alımlarında yerli ürün payının artırılması ve hedeflerin her yıl ölçülmesi öneriliyor. Emek verilen bir çalışma…
Enerji maliyetleri, finansmana erişim, sanayi bölgelerinin altyapısı, ihracat desteği ve nitelikli işgücü de aynı programın parçaları. Yeni hükümetin önünde bu raporu çalışma masasına koyup uygulamaya dönüştürme sorumluluğu var. Sorunları bilen ve yalayanların ortak çalışması…
Ne öneriliyor? İlk 100 günde Sanayi Koordinasyon Kurulu kurulmalı; sanayi elektriği için sürdürülebilir bir tarife çalışması başlatılmalı; Üretici Fiyat Endeksi ve sanayi envanterinin takvimi açıklanmalı. İlk yıl içinde envanter tamamlanmalı, endeks yayımlanmaya başlamalı
En önemlisi ise kamu alımlarında yerli ürün tercihinin nasıl uygulanacağı netleşmeli. Bunlar birbirinden kopuk başlıklar değil. Elektriğin pahalı olduğu, yatırımcının uzun vadeli ve uygun maliyetli finansmana ulaşamadığı, izin süreçlerinin uzadığı bir yerde üretim yatırımı zorlaşır.
Üretim yatırımı azalınca istihdam da daralır. Gençlere “adada kalın” demek yetmez; burada çalışabilecekleri, meslek öğrenebilecekleri ve gelecek kurabilecekleri üretim alanları açmak gerekir. İstihdamı büyütmek için mesleki eğitimle sanayinin ihtiyacı buluşmalı.
Başka: Teknik personel, usta ve operatör yetiştirecek programlar kurulmalı; yerli işgücünün üretime yönelmesi teşvik edilmeli. İhtiyaç duyulan nitelikli çalışanlar için çalışma izinleri hızlı ve denetlenebilir biçimde düzenlenmeli. İşletmelerin enerji ve finansman yükü hafifletilmeli;
Devamla; makine yenileme, otomasyon ve verimlilik yatırımlarının önü açılmalı. İhracat da yalnızca “daha çok satış” cümlesiyle büyümez. Kalite belgeleri, laboratuvar ve test altyapısı, marka çalışmaları, lojistik desteği ve hedef pazar planlaması gerekir.
Yeşil Hat kapsamı bize en önemli rehber… Hellimden zivaniyaya, gıdadan yapı malzemelerine kadar yerli üretimin dış pazarlarda tanınması için süreklilik taşıyan bir politika izlenmeli. Destekler, üretimde verimlilik ve ihracat kapasitesini artıracak sonuçlara bağlanmalı.
Kamudaki alım gücünü üretim lehine kullanabilir. Devlet büyük bir alıcı. Yerli ürünün mevcut olduğu alanlarda kamu ihaleleri, otellerin ve restoranların tedarik zinciri, yeni altyapı yatırımları yerli sanayiye pazar açabilir. Bir çok ülke de sanayisini bu modelle geliştirdi..
Bunun ölçüsü de açık olmalı: Kamu ne kadar yerli ürün aldı, turizmde yerli tedarikin payı ne kadar arttı, kaç işletme ihracata başladı, sanayi kaç kişiye yeni iş sağladı? Kıbrıs Türk Sanayi Odasının bu çalışması, rakamla konuşmanın ve hedef koymanın önemini ortaya koyuyor
.Yeni hükümet bu önerileri dikkate almalı; her hedef için sorumlu kurumu, takvimi ve bütçeyi açıklamalı. Sonra da sonuçları kamuoyuyla paylaşmalı. Üretimi büyütmek, ihracatı artırmak ve istihdam yaratmak için artık söz değil, ölçülebilir adımlar gerekiyor.
- Rakamlar, tanıtım ve pazarlamanın yetersizliğini ortaya koyuyor
- Borçlar da faiz yükü de gelişme ve istihdamı engelliyor
- Seçim vaatleri başka, hayatın gerçekleri başka
- Umarım oy veren her seçmen neye oy verdiğinin farkındadır...
- Sahte diplomanın merkezi okul ödüllendiriliyor
- Bazı vekillerin bu tabloda adaylıktan çekilmesi gündemde…
- UBP'de yaşananlara şaşırmıyorum
- Kıbrıslı Türklerin eşitliği gözetilmeli; iki toplumun ortak çıkarları büyütülmeli...
- KKTC makanları tüp bebek merkezlerini uzaktan seyretmemeli
- Kıbrıslı Türklerin dünyayala kurmak istediği her bağ pazarlık konusu yapılıyor
- TÜM YAZILARI için tıklayınız
















































































































































