Advertisement

Advertisement

Kim gazetecilik yapıyor, kim yalaka ve iş takipçisi bu halk ayırt ediyor

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
11/05/2026


Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


GAZETECİLİĞE EN ÇOK İHTİYAÇ DUYULAN DÖNEMDEYİZ. YALAN VE TALANIN, ADAM KAYIRMANIN, YANDAŞ BESLEMENİN EN ÇOK OLDUĞU DÖNEMDEYİZ. KİM GAZETECİLİK YAPIYOR, KİM YALAKA VE İŞ TAKİPÇİSİ, BU HALK AYIRT EDİYOR.

GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR. ANLAMSIZ BİR ŞEKİLDE GAZETECİLİĞE YÖNELİK BASKILAR ARTMAKTADIR. BUNUNLA MÜCADELE ETMEK, FARKLI DÜŞÜNSE DE HER GAZETECİNİN VE MESLEK ÖRGÜTLERİNİN GÖREVİDİR…

Gazetecilere yönelik anlamsız baskılar artıyor. Her yazılan haber, her sorulan soru suç gibi gösteriliyor. Oysa gazetecilik, kamu adına yapılan kutsal bir görev. Bu ülkede gazeteciliğe hiç olmadığı kadar ihtiyaç var. Çünkü yalan ve şiddet büyüdükçe, gerçeği yazmak daha da elzem hale geldi.

Kamu kaynaklarının hoyratça çalındığı bir dönemden geçiyoruz. Kurumlar ihalelerle soyuluyor ve bu normal, sıradan bir kamu işlemi haline geldi. Ama halk adına hesap sormak, sorgulamak gazetecinin görevi. Bu ortamda gazetecilik yapılmayacaksa ne zaman?

Korkmadan, yılmadan gazetecilik yapmaya devam etmeliyiz. Sokaklar çetelere teslim. Kara para aklamak, uyuşturucu satmak olağan bir hal aldı. Çok rahat suç işleniyor. Adada suç işlemenin cezasız olduğunu düşünen anlamsız bir topluluk her gün artarak geliyor…

Adalete siyaset üzerinden müdahale edilmesini isteyenler var. Özellikle polis ve savcılık içerisine yönelik dış müdahaleler derinleşiyor. Bu da yargıyı bir bütün olarak olumsuz etkiliyor. Yargıya müdahale sistematik bir hal aldı. Adalet her aşamada engellenmeye çalışılıyor

Sokaklarımız suç örgütlerine terk edildi. Çeteler arası hesaplaşmalar gündelik hayatın bir parçası oldu. Kara para aklama, tetikçilik, tehdit, şiddet artık sıradanlaştı. Yetkililer ya sessiz ya da suç odakları ile iç içe geçmiş durumda. Bu karanlık düzen nasıl aydınlanacak?

Kıbrıslı Türkler tarihinin en büyük dışlanmasını yaşıyor. Rum liderliği baskılarını artırıyor, sesi çıkan yok. Yerli yatırımcılar ciddi bir dışlama ve ayrımcılıkla yüz yüze… Özel sektör ciddi derecede sahipsiz. Gazeteciler bu anlamda da çok ciddi ve toplumsal bir görev üstleniyor.

Kıbrıs Türkünün yaşam tarzı hedefte. Laik düzen adım adım aşındırılıyor, sosyal yapımız değiştiriliyor. Gençlerin sesi kısılıyor, kadınlar ve çocuklara yönelik istismar, şiddet, tecavüz artıyor. Kayıt dışı yaşam, haksız kazanç devlet eliyle teşvik ediliyor. Görmezden mi gelelim?

Evet, mesleğin içinde suistimal edenler olabilir.

Kimileri gazeteci değil de, tetikçi gibi davranabilir. Kolay paraya bu yolla ulaşabilir… Ama bunu ayıklamak devletin görevi. Sarı basın kartı ya da kurum kartı bu mesleğin kimliği. Bu kimliği kullanan her gazeteci korunmalı, ifade özgürlüğüne sahip çıkılmalı.

Gazetecilik suç değil! Halk adına görev yapan gazeteciye sahip çıkmak gerekir. Gerçeği yazan, adalet için haber kovalayan her gazeteci bu ülkenin vicdanı. Bu karanlığı delmek gazetecinin görevi. Zaman zaman, birbirimizden ayrı düşünebiliriz, zenginliktir.

Bizler de, mesleğe sızıp, bunu kötü kullananlardan rahatsızız, mücadele ediyoruz. Güç odaklarına yaslanan, mafyayla iş tutan, bilerek yargıyı etki altına almaya çalışan, haklının değil, çıkarcının yanında olan yok mu? var… Mücadele ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz…

En büyük gerçek ise, halk… Bu ülkede okuduğunu anlayan, yorumlayan ve hakikate, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne sahip çıkan insan sayısı hayli fazladır. Bu nedenle kimi okuyacağını, izleyeceğini bilir. Hangi gazetecinin ne yaptığını bilir. Birçoğumuzun en büyük motivasyonu budur

Diyorlar ki, “aman ha dikkat, sesinizi kısın, çoluk çocuğunuz var, hapse atabilirler…” Her adımda daha çok gazetecinin hapisle yargılanacak bir döneme doğru gidiyoruz. Sapla saman iyice karıştı. Ben de diyorum ki, “Yatarız ne olacak? Bu baskılar başka türlü son bulmayacak…”

Bir çok avukatın ortak şikayeti, müvekkillerinden haber karşılığında ya da haber yapmama karşılığında para talep edildiği… Bunun yolu, haberi tamamen yasaklamak değil. Tam aksine, vermeyin, verilmesine aracı olmayın, varsa böyle bir gazeteci, deşifre edin… genelleme yapmaya gerek yok

Ve son söz: Kamu gücünü kullanarak birileri çalacak, zenginleşecek, biz de haber yapmayacağız öyle mi? Hele bir polis dosyası daha tamamlansın, hele bir mahkeme koridorlarında yürüsünler de, bak bakalım haber yapmaktan korkuyor muyuz?

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.