UBP'de krizler bitmedi, vatandaşın da iki yakası bir araya gelmedi
20/05/2026
Hüseyin Ekmekci
ZAMANINDA DERViŞ EROĞLU “FORMÜL CEBİMDE” DEMİŞTİ… O FORMÜLÜ HİÇ ÖĞRENEMEDİK… 2010’DAN BU YANA UBP’DE KRİZLER BİTMEDİ, VATANDAŞIN DA İKİ YAKASI BİR ARAYA GELMEDİ
ŞİMDİ DE CTP BENZER BİR CÜMLEYLE GÜNDEMDE… HEPİMİZİ ACI REÇETELER BEKLİYOR… FORMÜL NEDİR BİLMEM AMA, ARTIK BORÇLA MAAŞ, BORÇLA BORÇ ÖDENEMEYECEĞİ KESİN… KALDIRILMASI GEREKEN BİR ENKAZ VAR…
Bugün ülkede sadece iktidarın ne yaptığı değil, muhalefetin ne yapacağı da sorgulanıyor. Çünkü artık kimsenin “yanlışları anlatan” siyasetçiye değil, çözümü açıkça ortaya koyan siyaset anlayışına ihtiyacı var. Ülkenin içine düştüğü durum, “acı reçete” de gerektiriyor… Gerçek bu
CTP Lefkoşa Milletvekili Devrim Barçın önceki gün Meclis kürsüsünden Maliye Bakanı’nın “Sizin öneriniz nedir?” sorusuna, “Formülü sana anlatacak değilim” yaklaşımıyla cevap verdi. Bu cümle bana yıllar öncesini hatırlattı. 2009 seçimleri öncesini…
O dönem de ekonomik kriz vardı. O dönem de kamu maliyesi alarm veriyordu. O dönem de sendikalarla hükümet arasında büyük gerilim yaşanıyordu. CTP, Ferdi Sabit Soyer başbakanlığında iktidardaydı ve erken seçim kararı almıştı. Sendika başkanları iktidara öfkeliydi
Üstelik, o dönem maliye bakanlığı yapan Ahmet Uzun, kamu çalışanına hayat pahalılığın üzerince artış vermiş, adına da “refahı paylaştık” demişti. Hatta o abartılı zam olmasa, bugün kamu maaşları en az yüzde 10 daha az olacaktı. Düşünün… Şu anın gerçeği ayda 1.2 milyar TL
Dr. Derviş Eroğlu, sokağın nabzını iyi akmış, sendikaları taahhütler vererek yanına çekmiş, “ben düzeltirim” diyordu. “Nasıl?” sorusuna da hep aynı cevabı veriyordu: Derviş Eroğlu ekranlara çıkıp “Formül cebimde” diyordu. “Formül cebimde…”
Toplum umutlandı. “Bir bildiği vardır” denildi.
UBP tek başına iktidara geldi. Yüzde 44 oy alarak, 26 milletvekili ile UBP’yi 1990’lı yılların ardından tek başına iktidara taşımıştı. Toplum bu formülü hiç öğrenemedi ama; Eroğlu’na bir yılda Cumhurbaşkanlığı yolu açıldı.
Peki sonra ne oldu? O “formül” hiçbir zaman uygulanmadı. Ülke yapısal reformlarla buluşmadı. Ekonomi ayağa kaldırılmadı. Kamu maliyesi disipline edilmedi. Ve Derviş Eroğlu sonrasındaki UBP yönetimleri de bu ülkeye istikrar değil, daha fazla borç, daha fazla popülizm ve daha fazla kaos bıraktı.
Bugün geldiğimiz noktada artık kimsenin cebinde gizli formül olduğuna toplum inanmıyor. Çünkü bu ülke yıllardır “seçimden sonra anlatacağız” siyasetinin bedelini ödüyor. Ben de diyorum ki, CTP ya da diğer partiler fark etmez. Topluma gerçekleri anlatmak zorunda…
25 milyar TL borcumuz var. İktidar çok kötü yönetti. Kamu kaynakları hoyratça harcandı. Tasarruf yerine savurganlık büyüdü. Liyakatsizlik sıradanlaştı. Borçla maaş ödeyen bir düzen kuruldu. Devletin bütün enerjisi ay sonunu getirmeye sıkıştı. Borçla maaş ödemek başarı olarak sunuluyor
Ama bütün bunları söylemek artık tek başına yeterli değil. Çünkü bu ülkenin önünde çok ağır bir dönem var. Ve bunu herkes biliyor. Yeni dönemde sadece hükümet değişikliği yetmeyecek. Acı reçeteler gündeme gelecek. Bu gerçeği bilmeyen kaldı mı ülkede?
Hayat pahalılığı sistemi yeniden tartışılacak. Kamu maaş politikaları yeniden şekillenecek.
Taşımacılıktan teşvik sistemine kadar birçok alanda radikal kararlar alınacak. Tasarruf kaçınılmaz olacak. İşte tam da bu yüzden toplum artık siyasi partilerden dürüstlük bekliyor.
Elbette her detayı bugün açıklamak zorunda değil siyasi partiler. Propaganda da yapacaklar. Elbette seçim kaygısı yaşanacak. Ama en azından topluma şunu açıkça söylemek zorundasınız:
“Evet, zor kararlar alacağız. Önce bedel ödeyeceğiz, hep birlikte düzlüğe çıkacağız”
Diğer taraftan hükümetin de kendi başarısızlığını gizlemek için sürekli muhalefeti hedef göstermesi, sorumluluğu paylaşmaya çalışması ayrı bir siyasi kolaycılıktır. Maliye Bakanı’nın ya da Bayındırlık Bakanı’nın çıkıp ülkenin geldiği noktayı muhalefetin omzuna yüklemeye çalışması, yıllardır ülkeyi yöneten iradenin kendi sorumluluğunu inkar etmesidir.
Meydan siyasetin… Karar halkın… Ama bizim de gazeteciler olarak bir görevimiz var: Şeffaflık istemek. Gerçeği hatırlatmak. Ve kimsenin “gizli formül” masalına sığınmasına izin vermemek. Zor bir dönemden geçiyoruz ve henüz daha kötü günler de gelmedi. Gerçekçi olmak hepimizin önceliği.
- Bu ülkenin yeniden ayağa kalkabilmesi için önce karakterini toparlaması gerekiyor
- Lefkoşa'nın nefes alacağı güzelim park pisliğe teslim edildi...
- Siyaset kendi sorunlarını çözmekten aciz...
- Siyaset kurumu hiç bu kadar kötü olmamıştı
- Vatandaş kaderine terk edildi
- Döviz aldı başını gidiyor...
- Vicdanlı, kendini düşünmeyen siyaset insanlarına ihtiyacımız var
- Hiç kimse, hukukun üstünde olmamalı
- Bu ülkeye iyi bakalım, ama ülke de bize iyi baksın
- Kim gazetecilik yapıyor, kim yalaka ve iş takipçisi bu halk ayırt ediyor
- TÜM YAZILARI için tıklayınız













































































































































