Vicdanlı, kendini düşünmeyen siyaset insanlarına ihtiyacımız var
14/05/2026
Hüseyin Ekmekci
ÜLKENİN KADERİ YENİ YÜZLERLE DEĞİŞMEYECEK. DEĞİŞMEDİĞİNİ GÖRDÜK. BELKİ KAFALAR DEĞİŞİR… BİR DE VİCDANLI, KENDİSİNİ DÜŞÜNMEYEN SİYASET İNSANLARINA İHTİYACIMIZ VAR.
TÜM KURUMLARIYLA TEL TEL DÖKÜLEN BİR ÜLKE HALİNE GELDİK. GENÇLİĞE YÖNELİK TEK BİR VİZYON, YENİ BİR SPOR TESİSİ, GELECEĞE YÖNELİK TEK BİR ADIM YOK… GENÇLİĞİ İÇİN YAŞAYAN İNSANLARDAN, GENÇLİĞİ GÖZDEN ÇIKARAN BİR TOPLUMA DÖNÜŞTÜK.
KKTC’de saçma sapan gündemler tartışmaktan, bir türlü işin özünü konuşamadık. Son beş senemiz; siyasi kavgalarla, baskılarla, yolsuzluk adımlarıyla, adam kayırmayla, yandaş beslemeyle geçti. Yarım kalan her devlet işinde, her ihalede, olması gerekenden daha fazla bedel ödeyen yine toplum oldu.
24 milletvekili ile tek başına iktidarı kıl payı kaybeden UBP, kendi başkanına “sivil” darbe yapılırken sustu. Peşi sıra makam ve mevki kavgaları hiç bitmedi. Bir gecede “Faiz Sucuoğlu başkanlığında hükümet kurmayız” diyen YDP-DP, iki saat sonra yeni kabinede yer aldı.
UBP’lilerin hiç sesi çıkmadı. Kendisine “sivil darbe” yapılan Faiz Sucuoğlu, bir an bile sesini yükseltmedi. Hep bekledi ki, hakkını başkaları savunsun. Beklediği hiç olmadı tabi ki… Demokrasi rafa kalkınca artık hiçbir şey de eskisi gibi olmadı...
Hükümetin yolsuzlukla, ihale oyunlarıyla tek bir mücadelesi oldu mu? Başbakan, Allah var, her açıklamasında, “Polisin işine, savcılığın işine karışmam, beni de sorgulayabilirler” diyor. Peki hükümet hiç mücadele etti mi? Hükümetin yolsuzluğa karşı tek bir gerçek mücadelesi var mı?
Ekonomi yerlerde sürünürken biz ne tartışıyoruz? Turizm sektörü büyük sorunlarla boğuşuyor... Sanayi sektörü maliyetlerle, kaçak malla boğuşuyor... Kamuda verimliliği konuşan, tartışan kaldı mı? Hiç duymadım vallahi. Nasıl düzeleceğine dair kafa yoran da yok...
Kurumlarımız ise teker teker çöküyor... Bu ülkenin “eski beyefendileri- hanımefendileri” sıfırdan bir kamu yapısı kurdular. Tarımdan sanayiye... Turizmden spora kadar... Şimdi bana dökülmeyen bir devlet kurumu söyleyin. Kamuya hizmet veren bir kamu kurumu söyleyin...
Müzeler tartışılıyor. Allah aşkına sorunsuz çalışan bir tek müze var mı ülkede? Spor ve gençlik başlı başına bir sorun... Uyuşturucu inanılmaz boyutta bir sorun hâline geldi. Gençlere en son ne zaman bir tesis yaptı bu devlet? Bir salon, bir tesis, bir saha... Bir gençlik merkezi... Sıfır...
Devlet ciddiyeti yerini günlük siyasete bıraktı. Uzun vadeli plan yapan kalmadı. Herkes günü kurtarmanın, koltuğu korumanın, kendi çevresini memnun etmenin peşine düştü. Bu yüzden toplum devlete güvenini kaybediyor. Gençler geleceğini burada kurmak istemiyor.
Üreten insan cezalandırıldığını, yandaş olanın ise ödüllendirildiğini düşünüyor. Ve en acısı şu... Herkes yaşanan çöküşü görüyor ama kimse gerçekten durup aynaya bakmıyor. Çünkü bu düzen artık sadece siyasetin değil, toplumun bir kısmının da konfor alanına dönüştü.
Bu memleketin en büyük ihtiyacı yeni yüzler değil, yeni bir vicdandır. Adalet sadece mahkemelerde aranmaz. Adalet; ihalede, istihdamda, terfide, eğitimde ve fırsatta eşitliktir. İnsanlar hakkını bağlantıyla değil, emeğiyle alabildiği gün bu ülke yeniden ayağa kalkacak.
- Bu ülkede en büyük eksiklik yasa değil, denetimdir
- Bu ülkenin yeniden ayağa kalkabilmesi için önce karakterini toparlaması gerekiyor
- Lefkoşa'nın nefes alacağı güzelim park pisliğe teslim edildi...
- Siyaset kendi sorunlarını çözmekten aciz...
- Siyaset kurumu hiç bu kadar kötü olmamıştı
- UBP'de krizler bitmedi, vatandaşın da iki yakası bir araya gelmedi
- Vatandaş kaderine terk edildi
- Döviz aldı başını gidiyor...
- Hiç kimse, hukukun üstünde olmamalı
- Bu ülkeye iyi bakalım, ama ülke de bize iyi baksın
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































