Advertisement

Advertisement

Artık çocuklar da endişeli

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
19/07/2025


Ayla Kahraman Ayla Kahraman


Obsesyon; istem dışı tekrarlanan endişe verici düşünceler, dürtüler ve görüntülerdir. Sevdiklerini kaybedeceği korkusu, el sıkışırsa elinin kirleneceği düşüncesi gibi. Kişi saçma, yanlış, gereksiz olduğunu bildiği halde bu düşüncelerden kaçamaz.

      Zihni istila eden ve durdurulamayan bu rahatsız edici düşüncelerden kaçınmak isteyen kişi; rahatlamak için, bazı davranışları tekrarladığında buna da kompülsiyon denmektedir.

      Anlayacağınız genellikle kompülsif reaksiyonlar, obsesif düşüncelere yanıt niteliği taşır. Obsesif düşüncenin yarattığı stres, sıkıntı, endişe, çaresizlik ve korkuyu azaltmak gayreti ile tekrarlayan davranışlardır. Sıklıkla el yıkamak, içinden sayı saymak, söylenenleri tekrar etmek gibi pek çok davranışsal ve zihinsel eylemler yapılabilir. Kişi bu davranışları yapması gerektiğini hisseder.

     Obsesif-Kompülsif bozukluğu (OKB)    olan çocukların yaşadıkları; ergen ve yetişin OKBsine benzer. Yetişkinlerde obsesyon ve kompülsiyon ayrı ayrı görülebiliyorken, çocuklarda bu durum enderdir. Çocukluk çağı OKBsinde, obsesyonlar genellikle kompülsiyonlarla birlikte görülür.

     Yetişkinlerde olduğu gibi, OKB’li çocukların da yaşamsal kaliteleri düşüktür. Düşünceleri ve düşüncelere verilen eylemsel yanıtlar; yaşamları ile olan ilişkilerini olumsuz etkiler. OKB, yapabileceklerini ya da yapmak istemediklerini etkiler.

     Çocuklar saplantılı düşüncelerin etkisi ile tekrarlayıcı davranışlara (el yıkamak gibi) veya zihinden tekrarlara (içinden saymak gibi) baş vururlar. Böylece, saplantılı düşünce ve isteklerin ortaya çıkardığı kaygıdan uzaklaşmaya çalışırlar.

      Araştırmalara göre, çocukluk döneminde yaygın olarak görülen kompülsiyonların başında el yıkama ve temizlik geliyor. Bunları sayma, tekrar etme, kontrol etme, tertipleme ve düzenleme gibi sıklıkla tekrarlanan davranışlar takip ediyor.

      Mikrop bulaşma, yakınlarına veya kendisine bir şey olacağı gibi korkular da en sık görülen obsesyonların başında gelmektedir.

      Araştırmalara göre, çocuklarda OKB en çok 7 yaş civarında görülebiliyor ve erkek çocuklarda daha yaygın. OKB’li çocukların ailelerinde, bu rahatsızlığın görülme olasılığı daha yüksek.

      OKB’li çocukların depresyon, dikkat eksikliği, fobik korkular, ayrılık anksiyetesi gibi rahatsızlıkları, OKB ile yaşayabilirler.

      Tıbbi, gelişimsel, davranışsal, akademik değerlendirmenin yanında; aile öyküsü de alınarak, çocuğun bu sorunu yaşayıp yaşamadığı anlaşılır.

      Bu tetkikler gereklidir. Örneğin, bazı endokrin hastalıklarında, OKB gibi kaygı bozuklukları hastalığın belirtilerinden, semptomlarından olabilir. Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar, yan tesir olarak kaygı bozukluğuna neden olabilir.

      Ailenin, çocuğun korkularına, endişelerine yaklaşım biçimi, ailenin OKB geçmişi, OKB’li kişiler ile etkileşim de çocuğu anlamak açısından göz gezdirilmesi gereken ayrıntılardır. OKB’nin genetik yapı ile ilintisi hakkında güçlü kanıtlar vardır. OKB’nin öğrenme ile ilişkisini ortaya koyan araştırmalar da oldukça fazladır.

      Çocuğun okuldaki ilişkileri, akademik başarısını gözlemek de gereklidir. Okulda “mükemmel” görünen ama evde kaygı verici düşünceleri nedeniyle uyuyamayan çocuklar vardır. Mükemmeliyetçi, başarı odaklı çocuklar, öğretmen tarafından sevilen, onaylanan çocuklar; derin ruhsal acılar içinde olabilir. Okulda dikkat sorunu olduğu düşünülen bir çocuk, OKB’si yüzünden engelleniyor olabilir. OKB çocuğun derslerine ve gelişimsel ödevlerine uyum sağlamasını engelleyebilir.

      OKB’nin tedavisi vardır. Aileye ve çocuğa yönelik terapinin yanında, Ergen ve Çocuk Psikiyatristi olan tıp doktorun karar vereceği bir ilaç tedavisi, sorunun kontrolünü sağlayacak önemli adımlardır.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Ayla Kahraman

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.