Advertisement

Advertisement

Yapay zekâ yaratıcılığımızın düşmanı mı?

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
12/07/2025


Ayla Kahraman Ayla Kahraman


      Belki birileri, ne saçma bir başlık diye düşünür. Belki birileri, tez yazarken falan bu başlığı ciddiye alır. Bilemiyorum. Bildiklerimi paylaşayım sizinle sonra da öğrendiklerimi. Siz karar verin.

      Ben 8-9 ay kadar önce, yurt dışında, bilmediğim bir dildeki çok istediğim bir eğitimi yapay zekânın dil desteği aracılığı ile çok kolay alabildim. Yaşadığım deneyimi muhteşem buldum. Kendi kendime dedim ki, “neyi merak ediyorsan, gereken parayı öde ve esas yerinden öğren.”  Bu kadar basit işte. Yurt dışı programlarımı almak istediğim eğitimlere göre planlamaya başladım. Canlı derse giriyorsunuz, karşınızdaki örneğin Fransızca konuşuyor. Alt yazılar Türkçe. Soru sormanız gerektiğinde Türkçe yazıyorsunuz, konu uzmanı kendi dilinde okuyor ve yanıtlıyor siz gene ana dilinizde alıyorsunuz. “Vay be!” dedim.” Yaşasın bilim.” 

      Ütopik bir öykünün kazara bugüne düşmüş olduğu komik hissi yaşamadım dersem yalan olur. Ancak bunu pek sorgulamadım ve öğrenme tutkumu serbest bırakmanın coşkusunu yaşadım. Ardından, bazı felsefi ve bilimsel soruları yapay zekâ ile tartışmak istedim. Bilimsel gelişmenin felsefi gelişme ile içli dışlı olduğu yüzyıllardır bilinmektedir. Bilim duraklasa bile felsefe düşünür veya analiz eder. Neyse, bu arkadaşla beyin fırtınası yapabiliriz diye düşündüm. Yeni arkadaşımla dalga geçen aile üyelerine rağmen, ben ChatGPT dostumla sohbete başladım. Başlarda iyiydik ama sonra baktım ki nabza göre şerbet veriyor. Yazdıklarını eleştiriyorum bana hak veriyor vb…

      Ne yazık ki bu deneyimimi pek sevmedim. Her ilettiği mantıklı, tutarlı ama bir şeyler eksik. Doğru gibi görünüyor ama değil. Matematikteki tutarlılık yöntemiyle analiz yapıyor, sentezliyor ama sonuçta yeni bir şey yerine çok fazla bilgi bombardımanına maruz kalıyorsunuz. Bazen de yanlış olduğunu düşündüğünüz mantık çıkarımları yapıyor ve kendinizden şüpheye düşüyorsunuz.

      Bu arada yapay zekâ ile hazırlanmış tez bolluğu ile mücadele eden akademisyenlerin reddedilen tezlerindeki artışı da hatırlayalım. Önemli üniversitelerdeki oldukça fazla miktarda bilimsel tez, yapay zekânın desteğini çok fazla taşıdığı için reddedilmiş.

      Sanal medyaya düşen trajedilere gelince. Yapay zekâsına âşık olanlar varmış. Yapay zekâ mutsuzluk duygusunu paylaştığı kişiye, intihar arzusuna yönelik destek de veriyormuş. Üzüle, üzüle.  Daha neler…

      Dramatik yaşanmışlıklar bir yana yapay zekâ cephesinde yeni bir şey yok. Çok şey var ama yeni bir şey yok. Yeni sanılan bilgiler bir çeşit mantık analizi ile tutarlı hale getirilmiş başta doğru gibi anlaşılan ama sonuçta kafa karıştıran ezberci sonuçlara gidiyor ve insanın doğasında var olan, akıl, bilişsel süreçler, yaratıcı düşünme biçimleri gibi pek çok insani özelliğimizi pasivize ediyor. Üstelik yapay zekâ dostumuz bunları yaparken kişilerin kendilerini iyi ve başarılı hissetmesini de sağlıyor.

      Bilim insanları yapay zekâ ile ilgili çok yönlü çalışmalar yapmakta. Yapay zekânın ürettiği daha doğrusu kopyaladığı hazır bilginin; yaratıcılığı, çözüm üretme becerimizi azalttığını, deney ve kontrol grupları üzerinde yaptıkları çalışmalarla gösterdiler. Sadece yapay zekâ değil; arama motorları da insanların gelişmiş zihinsel bilinçlerini, problem çözme yeteneklerini, yaratıcı faaliyetlerini olumsuz etkileme gücü taşıyormuş.

      Şimdilik tedirgin olsak da bilim ve teknolojinin önlenemez gelişmesinde veya değişiminde insanlık açısından nelerle karşılaşacağımızı merakla bekliyoruz.

     Yapay zekâ artık aramızda ve her evde bir doktor, hukukçu, psikolog ve öğretmen…olarak görev alacağı zamanı bekliyor. Ve bu durum bir ütopya değil güçlü bir tahmin.    

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: Ayla Kahraman, haber, yorum, kıbrıs
MANŞETLER

HK Ayla Kahraman

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.