Gücünüzü nasıl kullanırsınız?
30/08/2025
Ayla Kahraman
Belki de bu soruyu tartışmadan önce “güç” kavramından ne anladığımızı düşünmemiz gerek. “Güç” kavramını düşünürken, aklıma “güçsüzlük” kavramı da geliyor. Gelin ikisini birlikte düşünelim.
Güç sahibi olmak veya güçlü olmak; çağımızda sanırım hoş bir içerik taşımamaktadır. Güçlü olanın, başkaları üzerinde hakimiyet kurduğu bir dünyadayız. Üstelik, gücün gölgesinde korunak arayan modern kölelerle dolu etrafımız.
Gerçekten güç, yukarıdaki içeriğin bir toplamı mıdır? Yıkıcı, öfkeli ve cezalandırıcı, karar mekanizmasının her anına egemen, bencil ve arsız…
O zaman sevginin gücü, tabiat ananın gücü, inancın gücü nereye saklandı? Yoksa bunlar artık geçerli akçe değil mi?
Dünya coğrafyasında, 21nci yüzyılın gelgitleri oldukça şiddetli dalgalara dönüşeli epey oldu.
Yerkürenin pek çok bölgesinde insanın insana, doğaya, hayvanlara uyguladığı şiddet; “güç” kavramının bilimde ve felsefede yeniden anlamlandırılmasını gerektirmektedir. Güç kavramına yüklenen anlamlardaki farklılık, insani değerlerden giderek uzaklaşmaktadır ve bu ciddi bir çıkmazdır.
Günümüzde gücün kötüye kullanımının tavan yapması ve “güçlü” olma olgusunun tek bu yönü ile yorumlanması yeterli değildir, üstelik yok edicidir.
Güç kavramının insani, yapıcı ve geliştirici yönünü anlamak için insanın varoluşundan bugüne kadar aldığı yola kısa bir göz atmak bile yetecektir. Zorluklarla başa çıkma becerisi, güçlü bir irade ve kişilik sahibi olma arasındaki muhteşem ilişkide güç; “var” edicidir, kucaklayıcıdır, korumacıdır. İnsanlık tarihi, kara sayfalarındaki insanlık dışı uygulamalardan, böyle kurtulabilmiş ve bu çağa ulaşabilmiştir. İncinen, hakları elinden alınan, doğal gereksinimlerine bile ulaşamayan insanın varlığını sürdürmek için bu “iyi” gücü büyütmesi gerekmektedir. Ancak, “kötücül güç” kavramının yok ediciliğine sığınmak ve bunun için kabul edilebilir gerekçeler bulmak artık o kadar kolay ki!
Güncel yaşama uyum konusunda, yüzyılımıza doğan “Z” ve “Alfa” kuşakları; bize aşırı, bozulma veya çürüme gibi gelen olay ve olguları; gelişme, değişim olarak algılamakta ve oldukça doğal karşılayabilme eğiliminde görünmektedir. İster istemez, “güç” kavramının daraltılmış kötücül içeriğinde; kitlelere hakimiyeti ve karar mekanizmasının tek elden uygulandığı kabusunu gözler açık izliyoruz.
Düşünün ki, toplu bir katliam, “ulvi bir amaç için” yapılıyor ve terörist eylem olarak kabul edilmiyor. Bu, geldiğimiz son noktadır ve evet haklılar, değişim devam etmektedir. Sonrasında olacaklardan tedirgin olmak bile “güç” kavramının karanlık yönünün arttığını göstermektedir.
Sahi siz gücünüzü nasıl kullanırsınız?
- ÇOCUKLARI ANLAMAK, KATEGORİLEŞTİRMELERİNİ ENGELLEYEBİLİR
- ÇOCUKLARDA ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜN PEK ÇOK NEDENİ OLABİLİR
- DÜŞSEL BİR DÜNYA KURMAK MÜMKÜNDÜR
- GÜNÜMÜZ İNSANI
- TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI VE YİTİRİLEN İNSANİ DEĞERLER
- ÇOCUK VE ŞİDDET
- AKIP GİDEN ZAMAN VE ÖNCELİKLERİMİZ
- ÖLÜMÜN KARŞISINDAKİ ÇARESİZLİK
- MÜKEMMEL EBEVEYNLİK BİR HAYAL MI?
- Gençlerde Şiddet İçeren Davranışlar Arttı
- TÜM YAZILARI için tıklayınız















































































































































