Advertisement

Advertisement

Kimse bu yolsuzluk düzeninde yaşamak istemiyor

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
17/04/2026


Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


SİLİNMEDEN OKUYUN…

KAÇAK OLANA AF, KURALA UYANA CEZA… BU MU ADALET? ADALETİN OLMADIĞI YERDE, NE EKONOMİ DÜZELİR… NE DEVLET AYAKTA KALIR… NE DE TOPLUM GELECEĞE İNANIR

DAHA DA KÖTÜSÜ MEMLEKETİ BU HALE GETİRENLER; HESAP VERMESİ GEREKENLER, HESAP SORAR HALE GELİR… ARTIK ÖNCELİK EKONOMİ DE DEĞİL… KİMSE BU YOLSUZLUK DÜZENİNDE YAŞAMAK İSTEMİYOR

Memlekette yeni düzen çok net. Kurallara uygun yaşayanlar enayi yerine konuyor. Kaçak yaşa, bir asgari ücret öde, yoluna devam et. Seyrüsefersiz araç kullan, sonra gel affa gir. Vergini ödeme, parayı işlet, günü gelince “faizinden biraz ver” kurtul. Kurallara uyan ise sadece izler… ve öder.

Devlete karşı sorumluluğunu yerine getirenler bu ülkenin en “saf” insanları haline getirildi. Vergisini gününde ödeyen cezalandırılıyor. Ruhsatını zamanında yenileyen cezalandırılıyor. Yasalara saygı duyan cezalandırılıyor. Çünkü sistem artık dürüstü değil, kural delenleri ödüllendiriyor.

Adına “af” deniliyor ama bu bir maliye politikası değil, açıkça bir adalet sorunudur. Devlet, tahsil edemediği paranın peşine düşmek yerine,

kuralları delenlere “gel, küçük bir bedelle temizlen” diyor. Bu yaklaşımın topluma verdiği mesajı, “Kurallara uyma, nasıl olsa af gelecek.”

Evet, kamu maliyesinin kaynağa ihtiyacı var.

Evet, bütçede her ay 3 milyar TL açık var. Ama bu açığın faturası neden hep aynı kesime kesiliyor?

Neden hep kurallara uyanlar ödüyor, uymayanlar kurtuluyor? Ne demek memlekette kaçak yaşayana “bir asgari ücret getir, temizlen” demek

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı durumun farkında… bütçe açık veriyor. Kötü yönetime bağlamıyor bu açığı… Diyor ki; “Gelecek hükümet bu açığı nasıl kapatacak?” Doğru bir soru… ama eksik. Asıl sorulması gereken şu:

Bu açık nasıl oluştu? Nasıl bu duruma geldik?

Kendince Erhan Arıklı neden bu duruma düştüğümüzü özetliyor:  2022 yılında kamu maaşları için bütçede yaklaşık 4 milyar TL ayrıldığını, ancak bunun zamanla 52 milyar TL seviyesine kadar yükseldiğini söylüyor.

Aynı dönemde dövizdeki artışın bu kadar yüksek olmadığını, yani giderlerin gelirlerin çok üzerinde büyüdüğünü kabul ediyor. Ayrıca aylık yaklaşık 10,5 milyar TL maaş ödemesine karşılık, devletin gelirlerinin 9,2 milyar TL civarında kaldığını ve gelirlerin de düşme eğiliminde olduğunu ifade ediyor.

Yıllardır süren savurganlık, denetimsizlik, yandaş istihdamı, plansız harcamalar, ihale yolsuzlukları, devlet kaynaklarını har vurup harman savurma… Bunlara hiç atıf yok… Bunların hesabı sorulmadan, bugün halka dönüp “Bu açığı siz kapatacaksınız” demek ne kadar adil?

Daha da vahimi şu: Hesap sorması gerekenler, hesap soran rolüne bürünüyor. Sistemi bu noktaya getirenler, şimdi çözüm arıyormuş gibi konuşuyor. Ama ortada ne bir özeleştiri var, ne de gerçek bir plan. Hükümette kalmak, kamu kaynaklarını kullanmaya devam etmek, tek plan

Hükümet günlerdir sessiz. Ekonomi yangın yeri, kamu maliyesi alarm veriyor, ama ortada ne güçlü bir irade var ne de bir yol haritası. Ülke sorunları büyürken, çözüm üretmesi gerekenler susuyor. Bürokrasi ise resmen çökmüş durumda. En basit soruna dahi çözüm üretilemiyor

Bu arada toplum ağır bir bedel ödüyor. Bütçe açıkları büyüyor, borçlanma devam ediyor.  Bu ülke daha adil olabilirdi. Daha şeffaf, daha hesap verebilir bir düzen kurulabilirdi. Ama bugün gelinen noktada, dürüst olanın cezalandırıldığı, kural tanımayanın ödüllendirildiği bir sistem var.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.